Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6224

Karar No

2023/558

Karar Tarihi

26 Ocak 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

HÜKÜM: Ret

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü resen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 08.11.2018 tarihli genel kurul kararına ilişkin talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin %25 hissedarı olduğu davalı şirketin 20.12.2018 tarihli genel kurul toplantısında Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 05.12.2018 tarihli ilanında 29.11.2018 tarihli karara istinaden 20.12.2018 tarihinde ortaklar genel kurul toplantısı gerçekleştirileceği, gündem maddelerinin "...şirket adres değişikliğinin görüşülmesi, şirket aktiflerinin satışı konusunda tasfiye memurura yetki verilmesi" şeklinde ilan edildiğini, 20.12.2018 tarihli ortaklar genel kurul toplantısında şirketle ilgili "tasfiye kararı" alınmadığı halde tutulan tutanakta şirketin "tasfiye halinde" olduğunun belirtildiğini, davacının şirket lehine olan tüm taleplerinin çoğunluk hissedarın oyuyla reddedildiğini, %75 hisse sahibinin RUKO GMBH olduğunu, davalı şirketin diğer hissedarınca Ruko Türkiye'nin faaliyetine son verilmek istenmesi nedeniyle yaklaşık 2 3 yıllık zaman zarfında davalıya mal sevkiyatı yapılmadığını veya birim fiyatların altında satış yapılması yönünde talimatlar gönderildiğini, davalı şirket kâr ettiği halde zarar ediyormuş gibi gösterildiğini, davalı şirketin usulsüz olarak tasfiyeye sokulduğunu ve davacının hisselerinin ödenmediğini ileri sürerek 08.11.2018 ve 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 08.11.2018 tarihli genel kurul kararı yönünden iptal davası açılabilmesi için zorunlu olan muhalefet şerhi bulunmadığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının tasfiye kararına vakıf olduğunu ve itiraz etmediğini dava dilekçesinde açıkça beyan ettiğini, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının kanuna ve anasözleşme hükümlerine uygun alındığını, 08.11.2018 tarihli genel kurul kararı ile şirketin tasfiyesine karar verildiğini, 07.12.2018 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığını, davacının gündeme madde ekleme taleplerinin kanun hükümlerine aykırı olduğunu ve genel kurul kararının iptali davası konusu yapılamayacağını, davacının bilgi alma ve inceleme hakkı engellenmediğinden genel kurul kararının iptali davası konusu yapılamayacağını, davacının 07.09.2018 tarihine kadar şirkette müdür olarak bulunduğunu ve usulsüz işlemleri ile şirketi zarara soktuğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirketlerde genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 622 maddesi atfıyla anonim ortaklıkların genel kurul kararlarının iptali ve butlanını düzenleyen aynı Kanun’un 445 vd. maddelerinin uygulanacağı, anılan kanun hükümlerinde genel kurul kararının iptalini, toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin talep edeceği belirtilmiş olup (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/09/2019 tarihli, 2018/3632 E. ve 2019/5154K. sayılı ilamı) davacının 08.11.2018 tarihli genel kurula katıldığı; ancak muhalefet şerhi bulunmadığından iptalini talep edemeyeceği, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararına ilişkin alınan bilirkişi raporunda genel kurul toplantısının çağrı ve usulüne uygun olarak belirlenen gündem maddeleri esas alınarak yapıldığı, alınan kararların toplantı ve karar nisabına uygun olduğu, davacının gündeme madde ekleme taleplerinin usul ve kanuna uygun olmadığı, söz konusu talebin reddinin ve 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının sonuçları itibari ile azlık haklarını bertaraf edici mahiyette olmadığının belirtildiği gerekçesiyle 08.11.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin mali durumu ile ilgili olarak bilgi verilmemesi, şirketin lehine olacak tüm tekliflerin reddedilmesi ve bilgi alma hakkının engellenmesinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, 13.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda bu yönde hiçbir değerlendirme yapılmadığını, kanunun emredici hükümleri tek tek sayılarak toplantı nisabı, karar nisabı, toplantıya çağrı vs. hususların irdelendiğini fakat iyi niyet kuralları açısından değerlendirme yapılmadığını, davacının tekliflerinin iyi niyet kurallarına uygun olduğu halde genel kurulda bu tekliflerin reddedilmesi bakımından bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmaması sebebiyle rapora itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen 08.11.2018 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacının olumsuz oy kullanmasına rağmen muhalefetini tutanağa geçirmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın bu genel kurul yönünden dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının genel kurula çağrı, toplantı ve karar nisaplarının tam olduğu, genel kurulun ertelenmesi talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararlarının iptal talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemes kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, 08.11.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 20.12.2018 tarihli genel kurul kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle ; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı şirket genel kurul kararlarının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim