Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1638

Karar No

2023/5560

Karar Tarihi

4 Ekim 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yetkili mercilerden aldığı izinle zihinsel yetersizliği, işitme yetersizliği, görme engeli, otistik yaygın gelişimsel bozukluğu, gelişim geriliği, çoklu engelli, üstün zekalı ve yetenekli kişilere yönelik devamlı bakımevi, tedavi ve sağlık merkezi olarak hizmet verdiğini, müvekkili şirket ile Güngör Gürbüz ve Nevin Oduncugil arasında iş akdi imzalandığını, iş akdinin 30.11.2014 tarihinde Güngör Gürbüz'ün, 12.12.2014 tarihinde Nevin Oduncugil'in haksız istifası ile son bulduğunu, davalı ... Oduncugil'in iş sözleşmelerinin saklı tutulduğu klasörden kendisine ve Güngör Gürbüz'e ait iş sözleşmelerinin sadece ilk sayfalarını şirkette bırakarak geriye kalan özel şartlar, rekabet yasağı sözleşmesi ve imzaların bulunduğu sayfaları yanında götürdüğünü, davalıların bir araya gelerek müvekkili şirketin iş alanı içerisinde aynı hizmet amacıyla yeni bir şirket kurduklarını, rekabet yasağı sözleşmelerini ellerinde bulunduran davalıların bununla da kalmayarak müvekkilinden eğitim ve rehabilitasyon hizmeti alan çocukların ailelerini arayarak kendi şirketlerine gelmeleri konusunda ısrarlı uğraşlar sergilediklerini, davalıların müvekkili şirketi kötülediklerini, müşterilerini yavaş yavaş kaybetmeye başlayan müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılar arasında aktedilen iş sözleşmelerinde rekabet yasağına ilişkin düzenleme bulunduğu, davalıların iş aktinin sona ermesinden itibaren 2 yıl süreyle tabi oldukları rekabet yasağına aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar vekili asıl davada cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın üç yıldır müdür sıfatıyla çalışmakta iken 12.12.2014 tarihli istifa dilekçesini kuruma ibraz ettiğini, bu istifasının kabul edilerek Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden istifa olur yazısı aldığını, müvekkili Güngör Gürbüz'ün de üç yıldır öğretmen sıfatıyla çalışmakta iken 30.11.2014 tarihli istifa dilekçesini kuruma ibraz ettiğini, bu istifasının kabul edilerek Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 17.12.2014 tarihli istifa olur yazısı alındığını, iş akdinin müvekkilleri tarafından haksız olarak sonlandırıldığı iddiasının maddi gerçeklerden uzak olduğunu, müvekkilleri arasında kurumdan ayrılış iradeleri bakımından bir birlikteliğin söz konusu olmadığını, müvekkillerinin davacı ile iş akdi imzalarken rekabet yasağı ile ilgili herhangi bir düzenleme içeren sözleşme imzalamadıklarını, müvekkillerinin rekabet ihlali oluşturacak hiçbir eylemlerinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

  1. Birleşen davada davalılara tebligat çıkarılmadığından cevap verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haksız rekabetin özel hallerinden hiçbirisinin gerçekleşmediği, dürüstlük kuralına aykırılık neticesinde genel hüküm niteliğinde olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ncü maddesi uyarınca da haksız rekabetin oluşmadığı, davalıların, davacı ile aynı işi yapan merkez açmış olması, davacının bazı öğrencileriyle ve velileriyle iletişime geçmeleri ve davacı şirketin bazı öğrencilerine kendi açtıkları kurum bünyesinde davalılarca eğitim verilmiş olmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmeyeceği, bu eylemleri gerçekleştirmiş olmalarının davalıların kötüniyetle, dürüst ve bozulmamış rekabet ortamını bozmaya giriştiklerinden söz edilemeyeceği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada bulunan tüm delillerin ve beyanların davalıların söylem ve eylemlerinin haksız rekabet olduğunu ortaya koyduğunu, eksik incelemeye dayanan 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu, davalıların rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşmede düzenlemeye yer verildiğini inkar etmelerinin açıkça kötüniyete ve yine rekabet yasağını ihlale işaret ettiğini, herkesle aynı tip sözleşmelerin imzalandığını ve sözleşmelerin içerisinde rekabet yasağına ilişkin hüküm bulunduğunu, bunun tanıkların ifadeleri ile de ispatlandığını, davalı ...'in müdür olması nedeniyle müvekkili kurumun öğrencilerinin bilgilerine ulaşarak onları kendi açtığı kuruma yönlendirmesinin haksız rekabete yol açtığını, davalıların "kardeş kurum" ifadesi ve "dil ve konuşma eğitimi destek programı"nın varlığı hususunda aldatıcı reklamlar ile kendileri lehine maddi menfaat elde ederken müvekkil şirket aleyhine hareket ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların davacıyı kötülediği iddiasının ispatının olmadığı, davalıların davacı ile aynı işi yapan bir merkez açmış olmalarının bu yönde kısıtlayıcı bir hüküm olmaması nedeniyle hukuka aykırı bulunmadığı, davacının öğrencisi olan bir kısım öğrencinin daha sonra davalıların açtığı merkeze gitmelerinin bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere verilen eğitimin doğal bir sonucu olduğu, davalılara isnat edilen eylemlerin haksız rekabet yaratmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların söylem ve eylemlerinin haksız rekabet yarattığını, davalıların iş akdinde yer alan rekabet etmeme yasağına aykırı davrandıklarını, Mahkemece sözleşmenin varlığının kanıtlamadığı kanaatinin doğru olmadığını, sadece ceza yargılaması sonucuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'in davacı işyerindeki bilgileri ele geçirdiğini, iş sırlarına vakıf olduğunu, dosyada mübrez whatsapp konuşmalarından da anlaşılacağı üzere kimi zaman kardeş kurum olarak gösterilirken kimi zaman da müvekkilin öğrenci portföyündeki kişileri dil ve konuşma eğitimi verileceği yönündeki yanıltıcı beyanları ile kendilerine çekmeye çalıştıklarını, sonuç olarak davalıların dil ve konuşma eğitimi hususunda eğitim verdiği ve bu yönde ifadeler ile müvekkilin öğrenci profilindeki insanlara ulaşarak müvekkili kurum öğrencilerini aldatarak onları kendi bünyesinde topladığını, müvekkilini kötülediğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, haksız rekabetin meni ve tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun 54 ncü ve devamı maddeleri.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim