Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5711
2023/555
26 Ocak 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Kabul
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin önde gelen et ve süt ürünleri üreticisi olduğunu, tanınmış markaları bulunduğunu, dava konusu 2016/89399 sayılı "İNAN DOĞANIN SAF LEZZETİ SOFRANIZDA AL BİTİR+şekil" marka başvurusuna yaptıkları itirazın Markalar Dairesince reddedildiğini, bu karara itirazlarının da dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, davalı şirketin başvurusunun müvekkilinin tanınmış markalarıyla benzer olduğunu, tüketici grubu aynı olup davalı şirketin PINAR tanınmış markasından haksız avantaj sağlayacağını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince reddedilmesi gerektiğini, markaların birebir aynı olmadığı düşünülse de aynı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince reddedilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin AÇ BİTİR ve AÇ PİŞİR marka başvurularının 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca reddedilmiş olduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, tescilli markaları bulunduğunu, uzun yıllardır faaliyette olduğunu, davacının belirttiği davaların henüz kesinleşmediğini, taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin markasının kendine özgü olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "DOĞANIN SAF LEZZETİ SOFRANIZDA İNAN AL BİTİR+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde davalının "DOĞANIN SAF LEZZETİ SOFRANIZDA İNAN AL BİTİR+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesiminin davacının "PINAR AÇ BİTİR" ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken davalının "DOĞANIN SAF LEZZETİ SOFRANIZDA İNAN AL BİTİR+şekil" ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesiminde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden iltibas bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediği gibi davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı, diğer yönden başvuru ibaresinin ayırtediciliği bulunduğu, tanımlayıcı olmadığı, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan adlar ve işaretler kapsamına da girmediği ve nihayetinde kapsamındaki mallar açısından niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak unsur içermediğinden 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (f) bentlerindeki koşulların da oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; rapora ilişkin itirazların Mahkemece değerlendirilmediğini, davalı tarafından tescili istenen marka ile davacıların markaları arasında benzerlik bulunduğunu, müvekkili şirketlerin “aç bitir” ibaresini uzun yıllardır kullandığını, ilgili ibarenin ayırt edici unsur haline gelmesini sağladığını, maruf ve meşhur hale getirerek büyük bir tüketici kitlesi oluşturduğunu, dava konusu markada, "al bitir" ibaresi esas unsur olup "doğanın saf lezzeti sofranızda" ibaresinin slogan niteliğinde olduğunu, "inan" ibaresinin ise çatı marka olduğunu, müvekkili şirketlerin seri marka oluşturma çabası, uzun yıllardır bu gaye ile marka oluşturması ve işbu markaların tüketici tarafından tercih edilmesi gibi nedenlerle, tüketicinin müvekkili şirketlere ait olduğunu düşünebileceği dava konusu markayı tercih etmesi durumunda davalı şirketin haksız yarar sağlayacağını, müvekkili şirketlere ait redde mesnet markaların tanınmış marka olduklarını, davalı başvurusunun bu haliyle tescili halinde davalının müvekkili şirketin toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız bir yarar sağlayacağı, markanın itibarına zarar vereceği ve markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğuracağını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "DOĞANIN SAF LEZZETİ SOFRANIZDA İNAN AL BİTİR+şekil" ibareli başvurusu ile davacıların itirazına mesnet "AÇ BİTİR" esas ibareli markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından, benzerlik olmasına rağmen mahkemece, tarafların ibareleri arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacıların markası ile iltibas oluşturacak benzerlikte olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporunun yok sayılarak karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlilikte olduğunu, davacıların markasının zayıf marka olduğunun Yargıtay kararlarında yer aldığını, emsal gösterilen kararın dikkate alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, bir bütün olarak değerlendirildiğinde birbirinden farklı markalar olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacıların itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali olup olmadığı, aynı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19