Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1837
2023/5518
3 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/47 Esas, 2022/73 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/541 E., 2021/653 K.
Taraflar arasındaki şirket ortaklığından çıkarılma ve şirkete kayyum atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... Dan. Sağlık Tur. San. Tic. A.Ş.'nin %45 hisse ile ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirkette %55 hisseye sahip olan davalı ile müvekkili arasında sorunlar ortaya çıktığını, davalının şirketi şahsı adına borçlandırıp bu borçları tahsil ettiğini ve şirketin mal varlığını kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını, şirketi zarara uğrattığını ve müvekkilini devre dışı bıraktığını, müvekkilinin şahsi hesaplarına bile davalının şirketi borçlandırdığı işlemler yüzünden haciz geldiğini, şirketin oluşan kâr ve zararından hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadığını, şirketin gerekli faaliyetlerini sürdürmesi için artık ortakların bir araya gelemediğini ve bir türlü anlaşma sağlanamadığını, şirketin şu an kötü yönetilmekte olduğunu ve idaresinin de sağlanamadığını ileri sürerek ... Danışmanlık Sağlık Tur. San. Tic. A.Ş.'nin %55 ortağı ...’ın şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalı ...'ın şirketteki hisselerinin müvekkili adına tesciline, şirketi tedbiren tek başına temsile davacı ...'ın yetkili kılınmasına, bu mümkün olmadığı takdirde şirketin hak ve menfaatlerini gözetmek için üçüncü bir kişinin dava sonuna kadar tedbiren şirketi temsil ve imzaya yetkili yönetim kayyumu olarak tedbiren atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen sicil kayıtlarından davacının ... Danışmanlık Sağlık Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu başkanı olduğunun ve aynı zamanda şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili bulunduğunun anlaşıldığı, davalı ...'ın şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 530 uncu maddesi kapsamında yönetim organının boşluğundan bahsedilemeyeceği, tüm bu tespitler karşısında davacının ... Danışmanlık Sağlık Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne tedbiren kayyım atanması ve davacının şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılınması talepleri bakımından hukuki yararının mevcut olmadığı, davacının, davalının dava dışı şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkarılması talebi bakımından yapılan değerlendirme neticesinde anonim şirketlerde pay sahibinin, diğer pay sahibinin haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasını talep etme hakkı bulunmadığı gibi, anonim şirketin kendisinin dahi 6102 sayılı Kanun'un 208 inci maddesindeki şirketler topluluğuna yönelik istisna ile aynı Kanun'un 483 inci maddesindeki iskat usulü dışında pay sahibinin haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması talep hakkının bulunmadığı, dava hakkının mevcudiyeti özel dava şartı mahiyetinde olduğu, dava dışı şirkette pay sahibi olan davacının, diğer pay sahibinin ortaklıktan çıkarılmasını dava etme hakkı bulunmadığından bu talebin 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının ... Danışmanlık Sağlık Turizm Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne tedbiren kayyım atanması ve davacının şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılınması taleplerinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, dava dışı şirkette pay sahibi olan davacının, diğer pay sahibinin ortaklıktan çıkarılmasını dava etme hakkı bulunmadığından bu talebin özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketin yalnızca %45 hisse ile ortağı olduğunu, davalının hem şirketi hem de müvekkilini zarara uğrattığını, Mahkemece davanın esasına girmeden ve taraf teşkilini sağlanmadan davanın reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının şirketin malvarlığını kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını, şirketi ve müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkiline bilgi vermediğini, şirketin şuan kötü yönetildiğini ve idaresinin de sağlanamadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %45, davalının da %55 oranda davadışı şirkette pay sahibi oldukları, davacının şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, davalının da temsil yetkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davacının münferit yetkili temsilci bulunduğu, başkaca temsile yetkili bulunmadığı, bu nedenle yönetim ve temsil yetkisini istifa ile sonlandırmasının mümkün olduğu, kendisi tarafından kullanılan temsil yetkisinin mahkeme tarafından kaldırılmasını talep etmesinde hukuki yararının olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesinin birinci fıkrasında haklı sebeblerin varlığında sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini teşkil eden pay sahiplerinin, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceği, Mahkemece fesih yerine, davacı pay sahiplerine payların değeri ödenerek davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun bir çözüme karar verebileceği, 6102 sayılı Kanun sistematiğinde anonim şirketlerde sadece şirketin haklı sebeple fesih talebine olanak tanındığı, bir ortağın diğer ortağı haklı sebep olsa dahi ortaklıktan çıkartılmasını talep hakkı bulunmadığı, limited şirkete özgü hükümlerin ise anonim şirkete uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, dava dilekçesi ve tensip zaptının davalıya tebliğ edildiği, ancak cevap verilmediği, bu hususa yönelik istinaf nedeninin de yerinde görülmediği, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının anonim şirketteki ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesi, 115 inci maddesi, 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:46