Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5531
2023/5511
2 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Çankırı Un Sanayi Yem. Nak. Mak. Gıda İnş. Pet. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden kredi teminatı olarak Çankırı Un Sanayi Yem. Nak. Mak. Gıda İnş. Pet. Tic. Ltd.'ye ait tarım ürünlerini teslim alan Çankırı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk San. A.Ş. tarafından çıkartılan 2.154.720 adet elektronik ürün senedi rehin alındığını, söz konusu senetlerin davacı ile adı geçen şirket arasında yapılan rehin sözleşmesi gereğince bankaya rehinli olduğunu, senetlere konu ürünlerin depolandığı Çankırı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk San. A.Ş. (Çankırı LİDAŞ) silolarında fıziken mevcut olduğu tespit edilen 744.677.56 adet elektronik ürün senedinin, Konya Ticaret Borsası aracılığıyla satışı gerçekleştirilerek toplam 659.305,91 TL tahsilat sağlandığını, satış işlemi sonucunda banka teminatında yer alan bakiye 1.410.052.44 adet elektronik ürün senedine konu olan ancak silolarda bulunmayan buğdaya ilişkin olarak müvekkili bankanın zararının oluştuğunu, anılan şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin bankaya verdiği yetkiye istinaden kredi sözleşmesinin feshedilip hesabın kat edildiğini, oluşan banka zararının tazmininin Ziraat Sigorta A.Ş.’den ihtarname ile talep edilmesine rağmen sigorta tarafından banka zararının tazmininin mümkün olmadığının bildirildiğini, elektronik ürün senetlerine (ELÜS) konu ürünlerin ilgili depo işletmesinden izinsiz çıkarılması nedeniyle oluşan zararın tespit edilerek davacıya ödenmesinin davalıdan talep edildiğini, davalının cevabı yazısı ile talebin reddedildiğini, uğranılan zarardan davalının sorumlu olduğunu, ürünün izinsiz olarak depodan çıkarılması ve söz konusu elektronik ürün senetlerinin karşılıksız kalması nedeniyle banka tarafından ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/135 E. sayılı dosyasında ceza davası bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 709.755,56 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %30 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; somut olayın idare mahkemelerinin yargılama alanına girdiğini ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, rehin hakkı sahibi bankaların zararlarını karşılamakla yükümlü oldukları mudi tanımı kapsamında kalmadığını, davacının teminat alan sıfatıyla satış yaptığını ve böylelikle mudi olmadığını kabul ettiğini, mudi olan Çankırı Un Yem...Ltd. Şti. tarafından müvekkili fona zararın tazmini için başvurulmadığını, söz konusu şirketin aynı zamanda ürünleri depolayan Çankırı LİDAŞ'ın ortağı olup her iki şirketin de sahibi ve ürünlerin depolardan çıkarılması sürecindeki yönetim kurulu üyesi olan Selahattin Çulha'nın ürünleri depolardan kanuna aykırı şekilde çıkarmaktan dolayı dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından ceza yargılamasının Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/135 E. sayılı dosyasında devam ettiğini, davacı bankanın bu durumu bilmesi ve ürünlerin anılan şahıs tarafından depolardan çıkarılabileceğinin öngörülebilir olmasına rağmen söz konusu şirkete ELÜS rehni karşılığı kredi kullandırdığını, davacı bankanın basiretli tacir gibi davranmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5300 sayılı Lisanslı Depoculuk Kanunu (5300 sayılı Kanun), ... Yönetmeliği, Elektronik Ürün Senedi Yönetmeliği'ne göre lisanslı depo işletmecisinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davada davalı her ne kadar müvekkilinin idare olduğunu, davada idari yargı yolunun görevli olduğunu savunmuş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16 ncı maddesi gereği mahkemelerinin görevli olduğu, davacının depoda ürünü olmaması nedeniyle elinde bulundurduğu ELÜS nedeniyle uğradığı zararı talep edebileceği, alınan rapora göre ELÜS'lerin paraya çevrildiği tarih itibariyle rehin edilen malların değerinin tespit edilmesi ve zararın bu tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiği, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/135 E. ve 2019/242 K. sayılı dosyasında bu davanın kesinleşmesinin beklenmesinin davada verilecek kararın sonucunu etkilemeyeceğinden ceza davasının kesinleşmesinin beklenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 478.657,85 TL asıl alacak, 48.970,63 TL işlemiş avans faizi, 2.448,53 TL BSMV olmak üzere toplam 530.077,01 TL'nin dava tarihinden itibaren ana paraya işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka alacağının dava tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken rehnin paraya çevrildiği tarih olan 06.07.2017 tarihi itibarıyla hesaplanan alacak rakamı üzerinden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankaya uğradığı zarar sebebiyle herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, fonun kredi sözleşmesinin tarafı olmaması sebebiyle temerrüt faizi oranının kredi sözleşmesinden ayrılarak belirlenmesinin doğru olmadığını, zararın kredi sözleşmesinden doğduğunu, dolayısıyla zararın tazmininin de kredi sözleşmesine uygun olması gerektiğini, bilirkişi tarafından ortalama fiyat üzerinden hesaplama yapılması doğru olmayıp bakiye banka alacağının hesaplanmasında ilgili borsadan güncel fiyatın alınması gerektiğini, dava tarihi itibarıyla hüküm kurulması gerekirken, geçmişe dönük hüküm kurulduğunu ileri sürerek açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ürün senedini teminat olarak almak suretiyle karşılığında kredi vermenin kredi kuruluşunu mudi yapmayacağını, davacı bankanın da ürün senetlerinin bir kısmını borsada sattırdığını, teminat alan sıfatıyla ürün senetlerini borsada sattıran bankanın daha sonra da mudi olduğunu iddia ederek davalıdan talepte bulunmasının mümkün olmadığını, kredi açılması anında gerekli özeni göstermeyen davacı bankanın ağır kusurlu olduğunu, davacı bankanın icra dosyasında tahsilat yapıp yapmadığının araştırılmadığını, müvekkili tacir olmayıp yasal faiz yerine avans faizi ile temerrüt faizinden sorumlu tutulmasının da doğru olmadığını, müvekkilinin kredi sözleşmesinin tarafı olmadığını, yine müvekkilinin vergilerden de sorumlu tutulmasının doğru olmadığını ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5300 sayılı Kanunu'nun 3 üncü maddesinin (ı) ve (k) bentleri, 24 inci maddesi ve Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Yönetmeliği'ne göre fonun mudilerin zararını karşılamayı amaçladığı, ürün senedi üzerinde rehin sahibinin mudi sayılamayacağı zira mevzuatta bu senedin mülkiyet, rehin ve teminat fonksiyonlarının ayrı ayrı tanımlandığı, davalının ödemeye ilişkin bir taahhüdü de bulunmadığı, davacının sadece Yönetmeliğin 27 nci maddesi gereği ürün senedini elden çıkarma yetkisi bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ...'nun mudi ile birlikte zarar görenlerin zararının tazmininden sorumlu olduğunu, ürün senetlerini elinde bulunduran olarak müvekkilinin mudi sıfatına haiz olduğunu, lisanslı depo işletmesinin kanuni yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ortaya çıkan mudi ve mudi ile birlikte zarar görenlerin de zararını davalının karşılaması gerektiğini, ürün sahibi ile lisanslı depo arasındaki organik bağın kredi kullandırımında bir engel teşkil etmediğini, kredi kullandırım sürecinin somut olayla bağlantısının bulunmadığını, bu süreçte de gerekli özenin gösterildiğini ve kusurlarının bulunmadığını, müvekkilinin en azından kanundaki zarar gören sıfatına haiz olduğunu, zararın dava tarihi itibariyle hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5300 sayılı Lisanslı Depoculuk Kanunu ve Yönetmeliğine göre Elektronik Ürün Senedi üzerinde rehin hakkına sahip olan davacı bankanın işbu kanun hükümlerine göre mudi olarak kabul edililip edilemeyeceği, dolayısıyla kredi asıl borçlusu ve sigorta şirketi tarafından karşılanmayan zararının davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
5300 sayılı Kanun'un 3, 24, 25, 27 ve 33 üncü maddesi
-
Elektronik Ürün Senedi Yönetmeliği'nin 4 üncü maddesi
-
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Yönetmeliği'nin 4, 5 ve 27 nci maddeleri
-
... Yönetmeliği'nin 5 inci ve 26 ncı maddeleri
-
Değerlendirme ve Sonuç
Davacı banka, davalı ...'ndan 5300 sayılı Kanunu'nun 25 inci maddesi gereği zararının tazminini talep etmiştir. 5300 sayılı Kanunu'nun 3 üncü maddesinin k bendinde "Mudî: Depolama hizmetleri için ürününü lisanslı depoya teslim eden veya lisanslı depo işletmesince düzenlenen ürün senedini mevzuata uygun olarak elinde bulunduran gerçek veya tüzel kişiyi"; altıncı bölümün ... ve Zarar Görenlerin Müracaat Hakkı başlığı altındaki 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Lisanslı Depo İşleticisinin bu kanunda ve mudiler ile yapacağı sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı ortaya çıkan zararların tazmin edilebilmesi amacıyla tüzel kişiliğe haiz ... kurulur”; 25 inci maddesinde “zarar sigorta kapsamında ödenemezse Lisanslı Depo İşleticisinin bu kanunda öngörülen yükümlülüklerinin her hangi bir nedenle yerine getirilmemesinden dolayı ortaya çıkmışsa; aşağıda gösterilen usule göre gerekli müracaatlar yapılır ve zarar tazmin edilir." hükümleri, ... Yönetmeliğinin ikinci bölümünün 5 inci maddesinin g bendinde "lisanslı depo işletmesinin kanun ve mudilerle yapacağı sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı ortaya çıkan sigorta kapsamında karşılanamayan mudi zararlarını tazmin etmek ve bu amaçla lisanslı depo işletmesinin verdiği nakit ve nakde kolayca dönüştürülebilir teminatları paraya çevirmek, bu teminatların zararın tazminine yetmediği durumlarda kalan kısmı ile sigorta mevzuatından kaynaklanan zorunlu muafiyetler nedeniyle sigorta kapsamında karşılanamayan zararları fon kaynaklarından ödemek."; 26 ncı maddesinin a bendinde ise "zarar görenler noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla ya da lisanslı depo işleticisiyle mudi tarafından imzalı durumu gösterir bir tutanakla zararın tazmini için lisanslı depo işletmesine başvurulur." hükümlerine yer verilmiştir.
Yazılı hükümlere göre kanun koyucunun özellikle depo işleticisinin kanundan veya mudi ile sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal eden ve sigorta tarafından zararı karşılanmayan zarar gören kişiye fona başvuru hakkı tanıdığı, salt ürün sahibi veya ürünü depoya teslim eden mudiyi zarar gören olarak kabul etmediği izahtan varestedir. Bu durumdu 5300 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin amaçsal yorumu ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin (k) bendindeki mudi tanımının daraltılması ve davacı bankanın mudi sayılmaması neticesinde zarar gören olarak da görülemeyeceği kabulü doğru olmamakla birlikte davacı bankanın dava konusu ELÜS'leri ifa yerine değil teminat olarak aldığı kabulü üzerinden bakiye borç tutarının hesabı yapılmak üzere işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, mudi ve depocu şirketin ortaklık yapısına, mudi ve depocu şirketin el ve işbirliği içerisinde ürünlerin depodan çıkartılarak mudiye teslim edilmesi nedeniyle mudinin bir zararının bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:05