Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8554
2023/547
25 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM: Ret, kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece icra takipleri yönünden davanın usulden reddine, belgenin iptali talebi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili hakkında 10.02.2010 tarihli kefaletnamedeki imzaya dayanarak ilamsız takip başlattığını, söz konusu kefaletnamedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2010/3400 E. ve İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/11683 E. sayılı takiplerinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ayrıca davaya konu 10.02.2010 tarihli kefaletnamenin müvekkili yönünden iptal olunmasını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına ve haksız haciz uygulanması nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiş, 23.09.2014 tarihli dilekçesinde ve akabindeki açıklayıcı dilekçesinde 10.02.2010 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli kefaletnamenin takip konusu edilen miktarların toplamı olan 658.344,55 TL yönünden iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının itiraz ettiği kefaletnamaye karşı zamanında menfi tespit davası açmadığını, imzanın davacı tarafından atıldığını belirterek davanın reddine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
- Alaşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.07.2013 tarih, 2012/353 E. ve 2013/244 K. sayılı kararı ile dava konusu olan Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2010/3400 E. sayılı takip dosyasının iptaline yönelik olarak Alaşehir İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kesinleşmesi nedeniyle Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2010/3400 E. sayılı takip dosyasının dava konusu olmaktan çıktığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarının takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği, takibin İstanbul 6. icra Müdürlüğünde başlatılması ve davalı şirketin merkezinin İstanbul'da oluşu nazara alınarak yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret mahkemeleri olduğu gerekçeleriyle mahkemenin yetkisizliğine, süresi içinde talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 13.01.2014 tarih, 2013/18303 E. ve 2014/1057 K. sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2010/3400 E. sayılı ve İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/11683 E. sayılı icra takipleri yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair taleplerinin hukuki yarar yokluğundan ve usulden reddine, davacının dava ve ıslah dilekçesi karşısında, Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2010/3400 E. sayılı icra dosyasına konu olan 233.547,01 TL'ye ilişkin ve bu takibe esas 14.02.2010 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli ve "KEFALETNAME" başlıklı belge nedeniyle adı geçen bu belgenin 233.547,01 TL bedeli yönünden, yine İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/11683 E. sayılı icra dosyasına konu olan 424.797,54 TL'ye ilişkin ve bu takibe esas 14.02.2010 tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli ve "KEFALETNAME" başlıklı belge nedeniyle adı geçen bu belgenin 424.797,54 TL bedeli yönünden olmak üzere davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bu suretle bu miktarlar yönünden ve bu miktarlarla sınırlı olmak üzere ve dosya taraflarıyla sınırlı olmak üzere adı geçen "KEFALETNAMENİN" iptaline, yasal koşullar oluşmadığından davacının 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi hükmüne dayalı tazminat talebinin reddine, yasal koşullar oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötüniyet tazminatının reddi kararının hatalı olduğunu ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedeli belirli olan bir kefaletname için hakların saklı tutularak sonradan bedel arttırılması, açılmış olan diğer takibi de ıslah yolu ile dahil ederek dava değerinin yükseltilmesinin mümkün olmadığını, kefaletnamenin iptali için dava açıldığı varsayılsa dahi davacının tüm bedel için değil sadece takip başlatılan kısmın dahi bir kısmını davaya dahil etmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından imza sirkülerinin kendisine verildiğini, taraflar arasındaki ticari güven düşünüldüğünde müvekkili şirkete verilen imza sirkülerinin dahi sahte olabileceğine ihtimal verilmeden güvenilerek ticari ilişki kurulduğunu, ticari defter kayıtlarında davacının yetkilisi ve ortağı olduğu şirketten alacaklı olduğunu, bu hususta da herhangi bir inceleme yapılmadığını, zaten mağdur olan müvekkil aleyhine birde manevi tazminata karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi
3.Değerlendirme
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2010/3400 E. sayılı takip dosyasına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2 Mahkemece, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/11683E. sayılı icra takibi yönünden davacının takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu, bu durumda davalı alacaklının duran takibin devamı için dava açması gerekeceğinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair taleplerinin dava tarihi itibarıyla hukuka yararı yokluğundan usulden reddine dair karar verilmiş ise de borçlunun itirazı ile ilamsız icra takibinin durması üzerine, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadan önce de borçlu davacı tarafından menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu hususu nazara alınıp değerlendirilmeden İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/11683 E. sayılı icra takibi yönünden yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Dava 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesine göre icra takipleri ve bu takiplerin dayanağı olan "Kefaletname" başlıklı belge bakımından borçlu bulunmadığının tespiti davasıdır. Uyuşmazlığa ilişkin olayları anlatma taraflara, hukuki tasvif ile davanın niteliğinin tespiti mahkemeye aittir. Her ne kadar davacı davasını tespit ve iptal olarak nitelendirmiş ise de dava ve ıslah dilekçesinin talep kısmında Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2010/3400 E. sayılı, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/11683 E. sayılı icra takipleri bakımından ve bu takiplerin dayanağı olan "Kefaletname" başlıklı belge bakımından borçlu bulunmadığının tespiti isteminde bulunmakta olup, kefaletname yönünden de menfi tespit istemine konu davada, talebe konu belgedeki miktar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 28 inci maddesi uyarınca nispi harç alınması gerekmektedir. Islah dilekçesi ile icra takip taleplerindeki toplam miktar olan 658.344,55 TL bakımından harç yatırılmış olup her iki takibin dayanağı olan ve ayrıca borçlu olmadığının tespiti istenen "Kefaletname" başlıklı belge değerlendirildiğinde anılan belgede belirlenen değer olan 1.000.000.00 TL üzerinden Mahkemece 492 sayılı Kanun’un 30 ve 32 nci maddeleri uyarınca nispi harcın tamamlanması konusunda kesin mehil verilmesi ve yatırılmadığında ise bu madde hükümlerince işlem yapılması gerekirken eksik nispi karar harcı tamamlatılmadan yargılamaya devam olunması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Mahkeme kararının (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48