Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1673
2023/5422
28 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1442 Esas, 2022/14 Karar
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI: 2020/42 E., 2021/162 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Bafra Balkaymak Dondurması işletmesinin müvekkillerinin, baba ve dedesi tarafından 1962 senesinde Bafra'da küçük bir işletme olarak kurulup günümüzde Türkiye çapında Bafra Balkaymak Dondurması ününün sahibi olduklarını, müvekkilinin sahip olduğu BBD Bafra Balkaymak Dondurması + şekil markası 2005 senesinden itibaren Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli bir marka olarak büyümeye devam ettiğini, dava konusu markaların Balkaymak kelimesinin ortasına sadece lı harfleri eklenerek tescil ettirildiğini, davada Balkaymak kelimesi dışında kalan tüm kelimelerin birebir aynı kullanıldığını, kelime markalarında görsel değerlendirme açısından kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik durumunun son kısmına göre daha büyük öneme sahip olduğundan kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının değil kelimenin harf sayısı, dizilimi vs. gözetilerek yapıldığını, görsel algının önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harfin kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla daha büyük etkiye sahip olduğunu, dava konusu markanın orta heceye eklenen harflerle, görsel, işitsel veya anlamsal olarak hiçbir değişikliğe uğramamış, müvekkilinin marka kullanımının birebir aynısı olduğunu, davalı tarafından kullanılan Bafra Balkaymak Dondurması ibaresini görüldüğünde, müvekkiline ait sanmaları olasılığı, müvekkile ait markanın ürününün satış noktası sanma yanılgısına düşme ihtimalinin çok yüksek olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 22016/44170 sayılı "Bafra Ballı Kaymak Dondurması" markasının ve 2017/42917 sayılı "Bafra Ballıkaymak" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mesnet markasının halen geçerli olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının davasını 5 yıllık makul süre geçtikten sonra açtığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, bir markanın salt tanınmış olmasının geniş çaplı korumadan yararlanacağı anlamına gelmeyeceğini, ayrıca davacının markasının tanınmışlığını ispat edemediğini, müvekkilinin 13/08/2013 tarihinde bafra elvan dondurma+şekil 43 numaralı mal ve hizmetler sınıfında marka adını tescil ettiğini, daha sonrasnıda 10/04/2017 tarihinde bafra ballıkaymak dondurması+şekil marka adı ile 30 numaralı mal ve hizmetler sınıfında markasını tescil edildiğini, markanın şuan yayın aşamasında olduğunu, müvekkilinin davacıdan daha önce üretime başladığını, müvekkili firmanın 1962 yılından beri bu sektörde olduğunu, davacının 2005 yılında müvekkilinin logo ve yazı fontunu örnek alarak markasını tescil ettirdiğini, davacının dava konusu markanın davacıya ait markanın birebir aynısı olduğu iddiasının yersiz olduğunu, davacı markası BBD Bafra Balkaymak Dondurması olduğunu, müvekkiline ait markanın ise Bafra Ballıkaymak olduğunu, davacının markasında elinde dondurma tutan bir aslan şekli olduğunu, müvekkiline ait marka adının sadece yazıdan oluştuğunu, yazı tiplerinin farklı ve davacının marka adında BBD kısaltması bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi verilen ilk kararda davalı adına kayıtlı 2017/42917 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, davacının dava dilekçesinde talep ettiği davalıya ait 2016/44170 tescil numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği, ilk karara karşı sadece davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurulduğu, her ne kadar davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı düşünülecek ise de 2016/44170 tescil numaralı marka yönünden mahkemenin ilk kararında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış olmasının usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı, somut olayda taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği benzerlik nedeniyle hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek davalı adına tescilli 2016/44170 tescil numaralı markanın 30. sınıftaki bütün emtialar açısından, 2017/42917 tescil numaralı markanın; 30. sınıftaki bütün emtialar açısından, 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri açısından hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait markalara bakıldığında Bafra Ballıkaymak ve Bafra Ballıkaymak Dondurması şeklinde bir bütün oluşturduğunu, marka içeriğinde herhangi bir figüratif unsur bulunmamakla beraber, davacı markasıyla da ilişkilendirilebilecek herhangi bir görsele yer verilmediğini, taraf markalarının bütünsel olarak ortalama tüketici algısında bırakacağı izlenimin farklı olacağını, ilk derece mahkemesince ilk kurulan hükme davacının itirazda bulunmaması nedeniyle usuli müktesep hak oluştuğunu, davacının dayanak markasını kullanmadığını, Bafra ilçesinin dondurması ile meşhur olduğunu ve bu markanın kimsenin tekeline verilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin ilk kararında davalı adına kayıtlı 2017/42917 tescil numaralı tüm markaların tescilinin hükümsüzlüğüne karar verildiği, ayrıca davacının dava dilekçesinde talep ettiği davalıya ait 2016/44170 tescil numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği, mahkemenin ilk kararına karşı sadece davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacı tarafından 2016/44170 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü yönünden mahkemenin ilk kararında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış olmasının usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı, benzerlik nedeniyle hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
-
Değerlendirme ve Sonuç
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen gerekçeli ve kısa kararda davanın kabulü ana başlığı altında kısmen kabul kararının kaleme alınması hususunun mahallinde düzeltilebilecek mahiyette olmasına ve temyiz nedenlerine göre bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:48