Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2982

Karar No

2023/5414

Karar Tarihi

28 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/128 Esas, 2022/122 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/337 E., 2021/746 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat Yunus Yıldırım ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 19.06.2017 tarihli protokolün 3 üncü maddesinin ilk bendinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasındaki beyan dilekçesinde; davacının dayandığı protokolün şekil ve içerik açısından geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, anonim şirket hisse devrini içeren protokolün geçerli olabilmesi için yönetim kurulu kararı gerektiğini, dava konusu belgede sadece ...'nin imzası bulunduğunu, bu kişinin şirketleri temsile yetkili olmadığını, davacı şirketlerin üzerine düşen yükümlülükleri özenle yerine getirip getirmediğine dair dosyada delil bulunmadığını, rüzgar enerjisi santrali kurulmasına yönelik 2015 yılında başvuruları alınan yarışma kapsamında, müvekkili ... başvuru sahibi olan davacı şirketlerde pay sahibi ve temsilci olmadığından ilgili yönetmelik ve mevzuat uyarınca yarışmanın takibinin, ihale ve teklif sürecinin, yarışma toplantısına katılma sürecinin davacı tarafça takip edilmesi gerektiğini, yarışmanın kazanılamamasının davacı tarafın kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu protokol geçersiz olup davacıların bu protokole göre hak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu protokol altındaki imzanın davalı tarafça inkar edilmediği, ...'nin sözleşmenin imzalandığı 19.06.2017 tarihi itibari ile her iki şirketi de münferiden temsile yetkili olduğu, ... protokolün devir eden kısmına şirket isimlerini yazmadan kendi adını yazarak imza atmış ise de söz konusu protokolün 4 üncü maddesinde "İşbu protokol 19 Haziran 2017 tarihinde 2 nüsha olarak Elka Res Üretim A.Ş. ve Reka Enerji Üretim A.Ş. adına devir eden ile devir alan arasında imzalanmıştır." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, buna göre ...'nin protokolü davacı şirketler adına imzaladığı, davalı tarafça, protokole bağlı olarak hisse devri yapılmadığından alacağın doğmadığı iddia edilmiş ise de taraflar arasındaki protokolün 3 üncü maddesinin 1 inci paragrafında "Devir alan yarışma sonucuna bağlı olmaksızın işbu protokolün imzası ile beraber 45.000,00 euro bedeli devir edene ödeyecektir. Bu bedel devir alanın hisselerin devri hususuna bağlı olmaksızın, yarışma ve sonuçlarına menfi müspet ortak olması adına devir edene ödeyeceği bedeldir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, anılan düzenlemeden de anlaşılacağı gibi 45.000,00 euronun hisse devrine ya da devredilmemesine bağlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında sunulan beyan dilekçesindeki sebeplere dayanarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19.06.2017 tarihli protokolün protokolün 4 üncü maddesindeki kayda göre protokolün davacı şirketler adına ... tarafından imzalandığı, dosyada yer alan 14.07.2016 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi örneklerinden ...'nin davacı şirketleri münferiden temsile yetkili olduğunun anlaşıldığı, protokolün şeklen ve hukuken geçerli olduğu sonucuna ulaşıldığı, protokolün 3 üncü maddesinin 1 inci ve 3 üncü paragraflarında açıkça herhangi bir şarta tabi olmaksızın, protokolde belirtilen yarışma sonucunada bağlı bulunmaksızın, yarışma kazanılsın veya kazanılmasın, devralan sıfatıyla davalının devir bedeli olarak 45.000,00 avroyu ödemekle yükümlü tutulduğu, davalı her ne kadar istinaf aşamasında yanıltıldığını savunmuş ise de bu savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, gerçekte ortak olunma amacının bulunmadığını ispatlayamadığı, davalının dosyada bulunan Ticaret Sicil Gazetesi sayfalarına göre birçok güneş enerjisi üretim şirketinin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olup enerji sektöründe bilgili ve tecrübeli olduğundan enerji üretim alanında faaliyet gösteren davacı şirketlerden hisse devralınmasına ilişkin imzaladığı protokolle yanıltıldığı yönündeki savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; takibe konu belgenin anonim şirketlerde hisse devrini ihtiva eden hükümler içerdiğini, anonim şirketlerde hisse devrinin şarta bağlı bir işlem ile yapılıp yapılamayacağının hukuken mümkün olup olmadığının araştırılmadığını, protokole konu payların senede bağlanıp bağlanmadığının araştırılmadığını, payların senede bağlı olmaması halinde alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağını, alacağın temlikinin şarta bağla bir işlemle gerçekleştirilemeyeceği nazara alındığında anonim şirket hisse devrini içeren protokolün şeklen ve hukuken geçerli olduğundan bahsedilemeyeceğini, anonim şirket hisse devrini içeren protokolün geçerli olabilmesi için yönetim kurulu kararı gerektiğini, dava konusu belgede sadece ...'nin imzası bulunduğunu, Elka Res... A.Ş.'nin yönetim kurulunun üç kişiden, REKA Enerji A.Ş.'nin yönetim kurulunun iki kişiden oluştuğunu, hangi şirketin hangi ortağının payının devredileceği konusununda belirsiz olduğunu, ...'nin her iki şirketi de münferiden temsile yetkili yöneticisi olduğu kabul edilmiş ise de protokol tarihinde yönetim kurulu başkanı olmayıp protokolü de şirket unvanı altında değil de kendi adına imzaladığını, protokolün gerçek bir ortaklık amacı ile düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmadığını, protokolün tek tarafa borç yükleyici hükümler içerdiğini, ortaklığın konusundan birini teşkil eden ve aynı zamanda davacı şirketlerin ortaklığa sermaye koyma borcu olarak kararlaştırıldığı anlaşılan davacı şirketlerin paylarının devri hususunun şarta bağlı bir işlem olarak kaleme alındığı, şartın gerçekleşmemesi halinde pay devrinin yapılmayacağının açıkça düzenlendiği, şartın gerçekleşmemesi halinde ortaklığa sermaye koyma borcunun yerine getirilmeyeceğinin açıkça düzenlenerek ortaklık amacının daha işin başlangıcında ortadan kaldırıldığını, Mahkemece adi ortaklık zımnında ortaklık kurma amacı ile düzenlenmiş bir evrak bulunduğu kabul edildiğinde de davacı şirketlerin üzerine düşen yükümlülükleri özenle yerine getirip getirmediğinin, başvurulan lisans yarışmasında yarışmayı özenle ve yönetmeliğe uygun şekilde takip edip etmediklerinin, yönetmelikte belirtildiği üzere toplantılara iştirak edip etmediklerinin, davacı ortakların ortaklık adına söz konusu bedellerin ödenmesi için actio pro socio davası ikame edip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, rüzgar enerjisi santrali kurulmasına yönelik 2015 yılında başvuruları alınan yarışma kapsamında, müvekkili ... başvuru sahibi olan davacı şirketlerde pay sahibi ve temsilci olmadığından ilgili yönetmelik ve mevzuat uyarınca yarışmanın takibinin, ihale ve teklif sürecinin ve yarışma toplantısına katılma sürecinin davacı tarafça takip edilmesi gerektiğini, yarışmanın kazanılamamasının davacı tarafın kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılmadığını, cevap dilekçesinde söz konusu yarışmaya ilişkin evrak ve belgelerin Enerji Piyasası Kurulunda celbi talep edilmiş ve akabinde dosyanın bilirkişiye gönderilmesi talep edilmişse Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince bu konuda bir bir değerlendirme yapılmadığını, dava konusu belgenin dürüstlük kuralına riayet edilmeden düzenlendiğini ileri sürerek ve re'sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu protokolün geçerli olup olmadığı, davalının söz konusu bedeli ödemekle yükümlü olup olmadığı, davalının yanıltılıp yanıltılmadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim