Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3146

Karar No

2023/5413

Karar Tarihi

28 Eylül 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/2595 Esas, 2021/1973 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/377 E., 2018/296 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av....ile davalı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taşıyan ZIM Integrated Shipping Sevices Ltd.'nin acentesi olduğunu, davalının ithalatçısı ve yük alıcısı olduğu 1 adet 40'lık flat konteyner muhteviyatı emtiayı ABD'den İstanbul Ambarlı Limanına denizyolu ile taşıttığını, konteyner muhteviyatı emtianın 23.01.2015 tarihinde gemiden tahliye edildiğini, tahliye limanı olan İstanbul Ambarlı Limanına ulaşmadan önce davalıya varış ihbarnamesi gönderildiğini, davalının 29.01.2015 tarihinde müvekkilinden teslimat ordinosu almış olmasına rağmen fiilen yükü teslim almadığını ve konteyneri işgal etmeye devam ettiğini, dava konusu yükün ithalatına ilişkin gerekli Gümrük prosedürlerinin de gerçekleşmediğini, konteyner muhteviyatı yükün 10.10.2016 tarihinde millileştiğini, konteynerin 30.01.2015 ile 10.10.2016 tarihleri arasında davalı tarafından fuzuli işgal edildiğinden bahisle müvekkili şirketin davalıya 15.11.2016 tarihli 54.516,00 USD bedelli demuraj faturası gönderdiğini, bu faturanın davalı tarafından tebliğ alındığını, itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, davalı tarafça ödeme yapılmayınca başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, navluna konu yükün asıl alıcısının ... olduğunu, müvekkilinin taşıma komisyoncusu sıfatında bulunduğunu, müvekkili şirket ile yük alıcısı ... arasında taşıma komisyonculuğu sözleşmesi akdedildiğini, yükün asıl alıcısı müvekkili olmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davalı gönderilen Ulusoy A.Ş.'nin eşyayı teslim hakkını dayandırdığı konişmento uyarınca eşyayı teslim hakkını kazandığında eşyaya ilişkin demuraj alacağının da borçlusu haline geldiği, konişmentonun "Konteynerlerin taşıyan tarafından temin edilmesi" başlıklı 10 uncu maddesinin (d) bendine göre konteynerin gönderilen tarafından boşaltılmadığı veya iade edilmediği hallerde bundan kaynaklanan her türlü kayıp, hasar, demuraj ve masraftan gönderilenin sorumlu olacağının kabul edildiği, emtianın 23.01.2015 tarihinde varma limanına ulaştığı anlaşıldığından anılan tarihten itibaren yükün boşaltıldığı 10.11.2016 tarihine kadar davacının demuraj tarifesinin uygulanması ile demuraj ücretinin 54.516,00 USD olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "taşıtan" sıfatında olup gönderilenin ve malın asıl alıcısının ... olduğunu, müvekkili ile ... arasında taşıma komisyonculuğu sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin demuraj bedelinden sorumlu olmadığını, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, bilirkişi heyeti tarafından satış bedeline hangi unsurların eklendiği konusunun incelenmediğini, dava konusu malın Bakırköy Tasfiye İşletme Müdürlüğünce 03.11.2016 tarihinde e ihale usulü ile 72.000,00 TL bedelle Serkan Koca adına satışının yapıldığı ve satış bedelinin 09.11.2016 tarihinde muhasebe işlem fişi ile tahsil edildiğinin cevap dilekçesinde belirtildiğini, Gümrük Müdürlüğü tarafından verilen cevaplarda da teslim fişinde teslim alan kişinin Serkan Koca olduğunun görüldüğünü, bu minvalde bilirkişi heyeti tarafından anılan hususun araştırılması ve demuraj bedelinin de satış bedeline yansıtılmış olabileceği ihtimalinin göz ardı edildiğini, bu hususa ilişkin itirazlarının Mahkemece incelenmediğini, bu yönü ile kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, demuraj bedelinin akıbeti konusunda inceleme yapılması için dosyanın içinde bir gümrükçü bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyetine tevdi edilmesine yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından düzenlenen konşimentoda gönderilen olarak davalı şirketin kayıtlı olduğu, davalı taraf, gönderilenin ... olduğunu, kendisinin taşıtan olduğunu ileri sürmekte ise de gönderilenin eşyayı teslimden kaçınması halinde sadece taşıtanın konteynerin beklemesinden doğan giderden sorumlu olduğundan husumete yönelik itirazın yerinde görülmediği, Yrd. Doç. Dr. ...'un "Deniz Ticaret Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı" isimli makalesinde, "Konteyner taşımalarında yolculuk çarterinde olduğu gibi geminin fazladan beklemesi sözkonusu değildir. Konteynerin Limana tahliyesinin ardından gemi seferine devam eder. Ayrıca konteyner hızlı şekilde yeniden tedarik edilebilen bir taşıma kabıdır. Bir konteyner 3.500 USD'ye satın alınabilir, aylık 500 USD'ye kiralanabilir...; standart bir konteynerin Çin'den İzmir'e 30 günde geldiği, ortalama 1.600 USD navlun tahakkuk ettiği, gönderilenin konteyneri 6 ay sonra iade ettiği varsayımında taşıyanın bu sürede 10.000 USD zarar ettiği kabul edilecek midir." denildiği, öte yandan bir program dahilinde faaliyet sürdüren taşıyanın ticari faaliyeti bakımından konteynerin iadesinin elzem olduğu, konteyner demurajının, hem ithalatçıyı konteyneri iadeye zorlamak, hem de gecikme zararının tazminine yönelik hukuki bir müessese olduğu, taşıyanın gelir kaynağı olmadığının gözönünde bulundurulması gerektiği, Dr. ...in "Konterner Demurajı" isimli makalesinden alınan somut olay ile benzerlik taşıyan "Cottonex Anstalt" davasında İngiliz Temyiz Mahkemesinin "Sözleşmeyi ihlalde bulunmayan tarafın yükümlülüklerinin ifası konusunda ısrarda bulunarak sözleşmeyi ayakta tutmasının haklı bir menfaate dayanıp dayanmadığı önem taşır. Dava konusu olayda ise halihazırda doğmuş bulunan konteyner bekleme parası konteynerlerin değerini aşmıştır. Ayrıca Chittagon Limanında taşıyanın ikame konteyner tedarik etmesi mümkündür. Taşıyanın iadesini beklediği konteynerler için bekleme parasına hak kazanmaktan başka sözleşmeyi ayakta tutması konusunda haklı bir menfaati yoktur. Bu durumda taşıyanın sözleşmeyi ayakta tutması için ısrarda bulunması herhangi bir şekilde makul görülemez. Taşıtanın konteyneri satın almayı önerdiği ancak kabul edilmediği, söz konusu teklifin reddi ile beraber konteynerin taşıtan tarafından iade edilemeyeceği olgusu belirli hale gelmiştir." denilerek konteynerin artık iade edilemeyeceği anlaşıldığı andan itibaren taşıyanın ilerideki günler için konşimentodaki kayda dayanarak bekleme parası talep edemeyeceği ortaya konulmuştur." denildiği, davacının konteyner bekleme ücret tarifesine göre hesaplanan miktara hükmedilmiş ise de 3.000,00 3.500,00 USD bedelli taşıma kabı konteynerin davacı taşıyan tarafından kolaylıkla yerine ikame edileceği, gümrük işlemleri yük sahibi tarafından yapılmadığından tasfiyeye tabi tutulduğu, Gümrükte yapılacak satış işlemine kadar davacıya teslim edilmediği, 3.500,00 USD konteynerin iade edilmemesi nedeniyle davacının konteynerin değerini 10 mislini aşan bir zarara uğradığınının kabulünün mümkün görülmediği, davacı taşıyanın eşya hakkında tesbit ve tahakkuk belgesinin düzenlendiği 24.03.2015 tarihine kadar bekleme ücretinden sorumlu tutulması, bu tarihten sonra satış işlemleri tamamlanıncaya kadar konteynerin iadesinin artık mümkün olmayacağı, davacı taşıyanın bu tarihden sonra konşimentodaki kayda dayanarak bekleme ücreti isteyemeyeceği, aksinin kabulü halinde somut olaydaki gibi ikamesi hemen mümkün olan bir eşya için günlük olarak belirsiz bir zaman bakımından bekleme ücreti adı altında davacının haksız tahsilatına imkan verileceği, Gümrük tespit tahakkuk belgesi düzenlendiği tarihe kadar sözleşmenin ayakta tutulmasında davacının haklı menfaati olduğu kabul edilebilirse de bu tarihten sonra haklı menfaatten söz edilemeyeceği, 24.03.2015 tarihine kadar 7 günlük 60x7=420,00 USD, 7 günden sonra 24.03.2015 tarihine kadar davacının 48 gün 84,00 USD günlük hesap neticesi =4.032,00 USD olmak üzere toplam 4.452,00 USD talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının itirazının kısmen iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin müvekkilinin eşya hakkında tesbit ve tahakkuk belgesini düzenlendiği 24.03.2015 tarihine kadar demuraj talep edebileceği bu tarihten sonra demuraj isteyemeyeceğine dair gerekçesinin hatalı olduğunu, "aksinin kabulü halinde ikamesi hemen mümkün olan bir eşya için günlük olarak belirsiz bir zaman bekleme ücreti adı altında davacının haksız tahsilatına imkan verilecektir" şeklindeki gerekçenin Kanunda geçen demurajın (süraytarya) özüne aykırı olduğunu, konteynerin "ikamesi hemen mümkün olan bir eşya" olarak tanımlanmasının da günümüz ticari koşullarına uygun düşmediğini, konteyner muhteviyatı eşyanın gümrük mevzuatı çerçevesinde tasfiyeye tabi tutulmasının demuraj ücretinin durdurulması sonucunu doğurmayacağını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.05.2003 tarih, 2002/17721 E. ve 2003/5314 K. sayılı, 22.02.2018 tarih, 2016/8048 E. ve 2018/1475 K. sayılı, 17.06.2016 tarih, 2015/9072 E. ve 2016/6796 K. sayılı, 22.092014 tarih, 2014/7485 E. ve 2014/14205 K. sayılı emsal kararı bulunduğunu, somut olayda konteyner değil, içindeki eşyanın millileştirildiğini, millileşen emtianın konteynerden boşaltılması, gümrüğe tabi ambarlara veya tasfiye ambarlarına boşaltılmasının mümkün olduğunu, eşya millileşse dahi eşya üzerindeki hak sahipliğinin ithalatçı/yük alıcısı üzerinde olduğunu, ithalatçı/yük alıcısının her aşamada eşyanın konteynerden boşaltılmasını, gümrük denetimindeki bir depoya alınmasını isteyebileceğini, davalının istinaf sebebi yapmadığı hususlarda resen değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu almak yerine yabancı Mahkeme kararı ve uzman görüşleri değerlendirilmek suretiyle yerleşik uygulamalara aykırı ve hatalı karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince makalesine atıf yapılan öğretim görevlisinin emsal dosyalarda düzenlediği bilirkişi raporlarında millileşen yükler hakkında da demurajın devam edeceğine dair görüş bildirdiğini, kararda değinilen İngiliz Temyiz Mahkemesi kararının somut olaya emsal teşkil etmeyeceğini, anılan kararda taşıtanın konteyneri satın almayı önerdiğini, davalının böyle bir teklifi bulunmadığını ileri sürerek ve resen nazara alınması gereken sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, dava konusu yükün asıl alıcısının ... olduğunu, müvekkilinin taşıma komisyoncusu aracı konumunda bulunduğunu, malın taşınması ile müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, malın teslim alınmamasında müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline varış ihbarnamesi bildirilince müvekkili tarafından da ...'ya bildirim yapıldığını, bu bildirimler nazara alınmadan karar verildiğini, Mahkemece bilirkişi heyeti tarafından satış bedeline hangi unsurların eklendiği konusunun incelenmediğini, dava konusu malın Bakırköy Tasfiye İşletme Müdürlüğünce 03.11.2016 tarihinde e ihale usulü ile 72.000,00 TL bedelle Serkan Koca adına satışı yapıldığını ve satış bedelinin 09.11.2016 tarihinde tahsil edildiğinin cevap dilekçesinde belirtildiğini, bilirkişi heyeti tarafından bu hususun araştırılması gerektiğini, demuraj bedelinin de satış bedeline yansıtılmış olabileceği ihtimalinin göz ardı edildiğini, bu itirazları bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtilmesine karşın Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince nazara alınmadığını ileri sürerek ve resen nazara alınması gereken sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalıya husumet düşüp düşmeyeceği, zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği, demuraj ücretinin miktarı ve hesap şekline ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1170 ve devamı maddeleri, 1205 inci maddesi.

  4. Değerlendirme

  5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  6. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı; ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözeteceği hükmü düzenlenmiştir. Maddeye ilişkin hükümet gerekçesinde de "…Tercih edilen istinaf sisteminde, ilk derecedeki yargılama tümüyle tekrarlanmamaktadır. Bu sebeple istinaf sebepleri ile sınırlı tutulmuştur. Zira, istinaf incelemesi ilk derece mahkemesi kararını denetleyerek ondan sonra yapılan yargılama özelliği taşımaktadır. Bununla beraber kamu düzenini ilgilendiren hususlarda bölge adliye mahkemesi istemle bağlı olmaksızın re’sen inceleme yapar..." açıklamasına yer verilmiştir.

  7. Somut uyuşmazlıkta yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, yukarıda özetlenen sebeplerle davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen makale ve İngiliz Mahkemesinin bir kararına atıf yapılarak oluşturulan yazılı gerekçeyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının itirazının kısmen iptaline karar verilmiştir.

  8. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesi gereği davalı vekilinin yukarıda içeriğine yer verilen istinaf dilekçesi kapsamında gerekli inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi anılan madde hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesireddinederecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim