Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1371
2023/5389
27 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/370 Esas, 2021/1932 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/194 E., 2018/585 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin sektörde öncü bir firma olduğunu, davalı şirketin uzun yıllardır Ankara'da müvekkili firmanın dağıtıcılığını yaptığını, ticari olarak ödemelerde zorluk çeken davalının müvekkili firmadaki teminatı yenilemeden 600.000,00 TL'lik sipariş verdiğini ancak bir kısım malları iade ettiğini, bakiye borcun ödenmemesi sebebiyle başlatılan takibe itiraz edildiğini, davacı hesaplarına göre cari hesap alacağının 303.302,67 TL olduğunu belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin bir kısım malları davacıya iade ettiğini, takip tarihi itibariyle kalan borçlarının 221.332,87 TL olduğunu, bu borçların da vadesinin gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takip tarihi itibariyle davacı tarafın yaptığı satım, davalı tarafın yaptığı ödemeler ve iadeler dikkate alındığında, takip tarihinden sonra dava tarihine kadar davalı şirket tarafından faturayla iade edilen 17.098,12 TL'nin düşümünden sonra dava tarihi itibariyle davacının davalı şirketten 197.174,11 TL alacaklı olduğu, bu kısım yönünden itirazın haksız olduğu, takip tarihinden sonra iade faturasına bağlanan 17.098,13 TL yönünden itiraz haksız ise de bu bölüm için dava tarihine kadar gerçekleşen iade ile alacak ortadan kalktığından davada hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle 197.174,11 TL'lik bölüm için davanın kabulüne ve itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 17.098,13 TL bölüm yönünden ise hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, kabule konu miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine, redde konu bölüm için davacının kötü niyetle icra takibi yaptığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı isteminin reddine hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, yeni rapor alınması taleplerinin Mahkemece kabul edilmediğini, son alınan raporda takipten sonra dava tarihinden önce 31.12.2014 tarihi itibariyle davacı şirket alacağının 303.302,57 TL olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin dava tarihi itibariyle alacağının harca esas alınan 303.302,57 TL olduğunun son iki bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, son alınan bilirkişi raporunun da kendi içinde çelişkili olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporları incelendiğinde davacı tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi olan 21.08.2014 tarihine kadar davacının alacağının 229.487,13 TL olduğunun görüldüğü, aynı şekilde davalı tarafın ticari defterlerine göre ise bu tarihteki davacı alacağının 221.369,74 TL olduğu, davalı tarafın defterlerine göre davacı alacağından henüz muaccel olmamış 7.234,27 TL ile her iki tarafın ticari defterlerinde yer alan ve takipten sonra davadan önce düzenlenen 17.098,13 TL tutarındaki faturanın bu alacaktan (221.369,74 TL) düşülmesi sonucunda kalan alacak miktarı 197.174,11 TL olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, dolayısıyla davacı tarafça alacak hesabının yanlış yapıldığına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, Mahkemece, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'da (6100 sayılı Kanun) düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fatura alacağı sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16