Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1586
2023/5377
27 Eylül 2023
MAHKEMESi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYI: 2020/355 Esas. 2021/1520 Karar
KARAR: Esastan red
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk
Mahkemesi
Taraflar arasındaki YİDK kararlarının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.10.2014 tarih ve 2017/05971 numaralı başvurusunun, 19.10.2016 tarihinde Avrupa Patent Bülteninde belgesi yayınlanmış olan EP 2913508 B1 sayılı Avrupa Patenti’nin Türkiye’de geçerli kılınması için yapılan 21.04.2017 tarihli başvuruya istinaden girişi yapılmış bir başvuru olduğunu, süresi içinde (Avrupa Patent yayınından itibaren 3 ay içinde) Türkiye’ye giriş işlemlerinin yapılmamasından dolayı başvurunun davalı tarafından geçersiz sayıldığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan hakların yeniden tesisi talebinin ise YİDK'nun 2018 P 15 sayılı kararı ile Avrupa Patentinin henüz ulusal başvuru statüsü kazanmamış olmasından dolayı işleme alınmadığını, oysa Avrupa Patent Sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasının ve bu hükümler uyarınca Avrupa Patenti başvurusunun ulusal başvuruya eşit kabul edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, davalı YİDK kararının iptalini ve 2017/05971 başvuru numaralı Avrupa Patenti kapsamıdaki hakların yeniden tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Avrupa Patentinin yasal süresi içinde Türkiye’ye giriş yapmadığından “ulusal patent” statüsü kazanmamış olup, Türkiye’de başından beri geçersiz olduğu hususunda bir tereddütün bulunmadığını, Türkiye’de “ulusal patent” statüsü kazanmamış bir patent için hakların yeniden tesisi talebinde bulunulamayacağını, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu YİDK kararının, uluslararası mevzuat açısından eksik değerlendirme içerdiği, uluslararası mevzuat ve ulusal uygulama çerçevesinde validasyon süresi için hakların yeniden tesisi talebinin geçerli bir talep olarak değerlendirilmesinin yasal dayanaklarının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nun 2018 P 15 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; EPC'nin 65 inci maddesi ile üye ülkelerin Avrupa Patentinin çevirisinin sunulmasına ilişkin ulusal düzenlemeleri yapabileceğinin, yine bu düzenlemelere uyulmaması halinde de Avrupa Patentinin o ülkede başından beri geçersiz sayılabileceğine dair düzenlemeler yapılabileceğinin kabul edildiğini, bu konudaki ulusal düzenlemeyi içeren EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliğinin 12 nci maddesinin dayanağının da EPC'nin 65. İnci maddesi olduğunu, anılan Yönetmeliğin 12. maddesine göre, Avrupa Patenti fasikülünün Türkçe çevirisinin, Avrupa Patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulmasının ve çevirinin yayın ücretinin de aynı üç ay içinde ödenmesinin gerektiğini, somut olayda da mahkemenin EPC 66 ve 67 nci maddesine dayalı değerlendirmelerinin doğru olmadığını, zira davacının dava konusu itirazının da anılan süre içinde Türkçe çevirilerinin verilmediğinden ve ek süre talebinde bulunulmadığından, Avrupa Patentinin Türkiye'de başından beri geçersiz sayılması kararına karşı hakların yeniden tesisi talebinin kabul edilmemesine ilişkin olduğunu, EPC'de Avrupa Patentinin validasyon süresine uyulmaması halinde hakların yeniden tesisinin uygulanacağına dair bir hükmün bulunmadığını ve bu hususun ulusal mevzuatlara bırakıldığını, 6769 sayılı Kanun kapsamında hakların yeniden tesisinden yararlanılabilmesi için ise Türkiye'de patent veya başvuru sahibinin hak kaybının oluşmasının gerektiğini, somut uyuşmazlıktaki gibi Avrupa Patentinin validasyonunun süresinde yapılmaması durumunda "ulusal patent" statüsünün kazanılamayacağını ve Türkiye'de başından beri geçersiz olacağını, Türkiye’de “ulusal patent” statüsü kazanmamış bir patent için de hakların yeniden tesisi müessesesinden yararlanılamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve 6769 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, dava konusu uyuşmazlıkta başvurunun ulusal aşamaya girdiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin uygulanacağı, mahkemece davacının anılan Yasanın 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hakların yeniden tesis edilmesi talebinin kabul edilmesinin gerektiğine ilişkin gerekçesinin de hukuka uygun bulunduğu, zira EPC'nin 65 inci maddesi uyarınca, başvuru tarihi almaya hak kazanmış bir Avrupa patent başvurusunun, seçilmiş ülkelerde ulusal bir başvuru statüsü kazanmış olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi.
- Değerlendirme
Dava, 23.10.2014 başvuru tarihli ve 2017/05971 başvuru numaralı Avrupa Patenti’nin EP 2913508 numaralı B1 yayını, 19.10.2016 tarihinde 2016/42 sayılı Avrupa Patent Bülteni’nde yayımlandığı, 21.04.2017 tarihinde ise Türkiye’de geçerli hale getirilmesi için başvuru yapılmış olduğu, söz konusu Avrupa Patenti yasal süresi içinde Türkiye’ye giriş yapmadığından “ulusal patent” statüsü kazanmadığı, Türkiye’de başından beri geçersiz olduğu, Türkiye’de “ulusal patent” statüsü kazanmamış bir patent için hakların yeniden tesisi talebinde bulunulamayacağı ileri sürülerek, talebin davalı kurum tarafından reddine ilişkin YİDK'nin 2018 P 15 sayılı kararının iptali ve 2017/05971 başvuru numaralı Avrupa Patenti kapsamındaki hakların yeniden tesis edilmesi isteminden ibarettir.
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yanen yer verilerek Avrupa Patent Sözleşmesinin (EPC) 64(1), 66 ve 67 inci maddelerine atıfta bulunularak Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’ de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin (EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliği) 12 inci maddesini değerlendirmiştir. Davalı kurum tarafından alınan bilirkişi raporunda EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 12 inci maddesinin dayanağını oluşturan ve uyuşmazlığın esasına ilişkin konuyu oluşturan EPC’nin 65 inci maddesine hiç değinilmediği hususlarına itiraz edilmiş olmasına rağmen davalı kurumun itirazlarını karşılayan ek rapor alınmadığı gibi gerekçede de davalı itirazları değerlendirmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı kurum tarafından istinaf edilmiş ve istinaf dilekçesinde mahkeme gerekçesinde EPC’nin 65 inci maddesine hiç değinilmediği hususları ileri sürülmüştür. İstinaf mahkemesince mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı vurgulandıktan sonra 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, dava konusu uyuşmazlıkta başvurunun ulusal aşamaya girdiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin uygulanacağı, 6769 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hakların yeniden tesis edilmesi talebinin kabul edilmesinin gerektiğine ilişkin gerekçesinin de hukuka uygun bulunduğu, zira EPC'nin 65 inci maddesi uyarınca başvuru tarihi almaya hak kazanmış bir Avrupa patent başvurusunun, seçilmiş ülkelerde ulusal bir başvuru statüsü kazanmış olacağı değerlendirilmiştir.
İstinaf mahkemesince başvurunun “ulusal bir başvuru statüsü kazanmış olacağı” yorumu davalı kurum itirazlarını karşılamamaktadır. Nitekim EPC’nin “Avrupa patentinin Çevirisi” başlıklı 65 inci maddesinde;
(1) Avrupa Patent Ofisi tarafından verilmiş, değiştirilmiş veya kısıtlanmış bir Avrupa Patenti, herhangi bir Taraf Devletin resmi dillerinden birinde hazırlanmamışsa, bu Devlet, patent sahibinden, verilmiş, değiştirilmiş veya kısıtlanmış patentin bir çevirisini, patent sahibinin tercih ettiği Taraf Devletin resmi dillerinden birinde veya o Devlet resmi dillerden özellikle birinin kullanımını belirlemişse o dilde, kendi Merkezi Sınai Mülkiyet Ofisine vermesini isteyebilir. Çevirinin verilmesi için gerekli olan süre, ilgili Devlet daha uzun bir süre belirlememişse, Avrupa patentinin verildiğinin, değiştirilmiş veya kısıtlanmış haliyle devam edeceğinin Avrupa Patent Bülteninde yayımından itibaren üç ay sonra sona erer.
(2) Paragraf 1'e uygun olarak düzenleme yapan herhangi bir Taraf Devlet, patent sahibinden, çevirilerin yayın masraflarının, belirleyeceği bir süre içinde, tamamının veya bir kısmının ödenmesini isteyebilir.
(3) Herhangi bir Taraf Devlet, paragraf 1 ve 2 uyarınca düzenlenen hükümlere uyulmadığını tespit ederse, Avrupa patentinin o devlette, başından beri geçersiz kabul edileceğine dair düzenleme yapabilir. hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 12 nci maddesinde ise Tarif name, patent istemleri ve varsa teknik resimleri içeren Avrupa patenti fasikülünün Türkçe çevirisi Avrupa patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Avrupa patenti sahibi veya vekili tarafından Enstitüye sunulur.
Türkçe çevirinin, Enstitüye öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, Avrupa patenti Türkiye’de başından beri geçersiz kabul edilir.” hükmü birlikte değerlendirildiğinde EPC’ nin 65 inci ’maddesinin üçüncü fıkrası ile mezkur yönetmeliğin 12 nci maddesinin son fıkrasında sayılan hükümlere uyulmadığının tespiti halinde “Avrupa patentinin o devlette, başından beri geçersiz kabul edileceği” hakkının da taraf devletlere ait olduğu vurgulanmıştır. Bu itibarla EPC’ nin 65 inci madde lafzının istinaf mahkemesi değerlendirmesini içermediği gibi davalı itirazlarını da karşılamamaktadır.
Öte yandan mahkemenin kabulüne göre de, 6769 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, dava konusu uyuşmazlıkta başvurunun ulusal aşamaya girdiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri ve “İşlemlerin devam ettirilmesi ve hakların yeniden tesisi” başlıklı 6769 sayılı Kanun’un 107 nci maddesi olduğu değerlendirilmiştir. 6769 sayılı Kanun, 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmiş ve daha önce dört ayrı Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) korunan marka, patent faydalı model, tasarım ve coğrafi işaretler 6769 sayılı Kanun kapsamından birleştirilmiştir. 6769 sayılı Kanun’un yürürlüğe girişi ile mülga olan 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (Mülga 551 sayılı KHK) 4 üncü maddesinde ve EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 5 inci maddesinde EPC ile Kanun Hükmünde Kararname arasında herhangi bir aykırılık olması durumunda EPC hükümlerinin uygulanacağı esas alınmıştır. Böylece Mülga 551 sayılı KHK’de “İşlemlerin devam ettirilmesi ve hakların yeniden tesisi” müessesesine yer verilmemiş olsa da bu müesseseye EPC’nin 122 nci maddesinin “Hakların Yeniden Tesisi” başlığı altında yer verildiğinden anılan KHK’nin 4 üncü maddesi ve EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 5 inci maddesi kapsamında başvurucuların bu müessesenin uygulanmasını talep edilebileceği açıktır. Dolayısıyla 6769 sayılı Kanun’un yürürlüğe girişi ile hüküm altına alınmış olan 107 nci madde esasen EPC’nin “Hakların Yeniden Tesisi” başlıklı 122 nci maddesi ile uyumlu olarak düzenlenmiştir. Nitekim 6769 sayılı Kanun’un 107 nci maddesi gerekçesinde de bu madde ile özellikle Patent Kanunu Anlaşması ve Avrupa Patent Sözleşmesi hükümleri gözönüne alınarak düzenlendiği açıklayarak yasa koyucu düzenlemenin EPC’nin 122 nci maddesi çerçevesinde hüküm altına alındığını işaret etmiştir. EPC’nin 122 nci maddesinin son fıkrası olan altıncı bendinde ise “Bu maddede belirtilen hiçbir husus, bir Taraf Devletin, bu Sözleşmeyle sağlanan süreler uyarınca hakların yeniden tesis edilmesi ve bu hakların o devletin yetkili makamları tarafından gözden geçirilmesi hakkını kısıtlayamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu itibarla EPC, bu sözleşmeyle sağlanan süreler uyarınca gerek 65 inci maddesi gerekse 122 nci maddesi kapsamında, taraf devletlerin hakların uygulanmasına yönelik düzenleme hakkı hususuna ve o devletin yetkili makamları tarafından bu hakların gözden geçirilmesinin kısıtlanamayacağı hususuna vurgu yapılmıştır. Başvurunun süresinde yapılmış olması durumunda dahi hakların yeniden tesisi talebi üzerine başvurucunun, Türkiye’nin EPC’nin 65 inci maddesi ve EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 12 nci maddesinde düzenlenen haklarına uyulmama gerekçesinin davalı kurum tarafından gözden geçirme hakkı kısıtlanamayacağından, başvurucunun Avrupa patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ulusal aşamaya başvurmadığı da değerlendirildiğinde, başvurucunun ulusal aşamaya geç başvurmasının gerekçelerinin gözden geçirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16