Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4796
2023/5369
27 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/728 Esas, 2022/772 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Boyabat Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/754 E., 2021/612 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin elemanı olarak ... Çorum Müdürlüğü'nde çalışan işçinin emekli olması nedeniyle ödenen kıdem tazminatının davalı şirketten rücuen tahsili için açılan davada davalı şirketin ticaret sicilindeki kaydının terkin edildiğinin öğrenildiğini, Mahkemece ihya davası açmak için taraflarına süre verildiğini ileri sürerek davalı Cansu Temizlik İşleri İnş. Tur. Gıda İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 13.06.2014 tarihinde resen ticaret sicilinden terkin edildiği, aynı Kanun hükmü gereğince ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde ihya davası açılması gerektiği, somut olayda davalı şirketin terkin tarihinden 5 yıl sonra işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının eksik inceleme ile hatalı bir şekilde verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.İhyası talep olunan şirketin 13.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, infisah sebebi olarak 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) ile eklenen geçici 10 uncu madde uyarınca asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediği belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7 nci maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden resen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11 inci bendinde ise dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden resen silineceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı ... müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi, belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır.
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin 15 nci fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden resen terkin edildiği 13.06.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmış ise de, terkin işlemi usule uygun olmadığından yasada öngörülen hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün olmayacaktır.
- Ayrıca, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesinin 15 inci fıkrasında yer alan "...silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde..." ibaresinin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarihli, 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararıyla iptal edildiği gözetildiğinde de 5 yıllık dava açma süresi uygulanamayacaktır.
3.Tüm bu nedenlerle davanın hak düşürücü süreye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:29:16