Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/205
2023/535
25 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM: Davanın kabulü
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın davacı şirketin ciranta olarak gösterildiği çeke dayanarak icra takibi başlattığını, çekteki ciranta imzasının davacıya ait olmadığını belirterek takibe konu çekten dolayı davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; imza inkarının davalı bankaya yöneltilemeyeceğini, çekin dava dışı şirket tarafından kredi borcuna karşılık ciro edilip verildiğini, bankanın iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 29.06.2016 tarih, 2014/1617 E. ve 2016/533 K. sayılı kararı ile davaya konu çek üzerindeki ciranta imzasının davacıya ait olup olmadığı yönünde alınan raporda, dava konusu çek üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunu gösterir bulgu tespit edilemediğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 12.03.2019 tarih, 2019/28 E. ve 2019/158 K. sayılı kararı ile kesin kanaat içermeyen tek bir rapor ile karar verilemeyeceği, Mahkemece davaya konu çekin keşide tarihinden öncesi ve sonrası tarihlerine yakın davacının resmi kurumlar önünde atmış olduğu samimi imzalarını içerecek mukayese belge asılları getirtilerek grafoloji konusunda uzman yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan sahtecilik konusunda rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda alınmış olan ikinci bilirkişi raporu ile de dava konusu edilen ve İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2014/21401 E. sayılı dosyası üzerinden icraya konan çekteki birinci ciranta imzasının, davacı şirket temsilcisine ait olmadığı anlaşıldığından imzaların istiklali prensibi kapsamında ve imza sahteliği def'inin mutlak bir def'i olarak herkese karşı ileri sürülebilecek bir def'i olması ve imzanın inkârı hâlinde imzanın inkâr eden borçluya aidiyetini ispat külfeti davalı alacaklıda olmasına rağmen dosya kapsamı ile davalı inkâr edilen çekteki birinci ciranta imzasının davacıya aidiyetini ispat edememiş olduğundan davanın kabulü ile davacının İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2014/21401 E. sayılı takip dosyasına konu alacak bakımından borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı bakımından iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin ilk kararının yalnız kanaat bildiren tek rapor doğrultusunda karar verildiğinden bozulduğunu, ancak bozma sonrası alınan raporda da kanaat bildirilmediğini, davaya konu çekin keşide tarihinden öncesi ve sonrası tarihlerine yakın davacının resmi kurumlar önünde atmış olduğu samimi imzaları içerir ve mukayesede kullanılacak yeterli nitelikte belgelerin dikkate alınmadığını, dolayısıyla hükme esas alınamayacağını, ayrıca müvekkili Birikim Varlık Yönetim A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca kuruluşunu izleyen beş yıl boyunca 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre ödenecek harçlardan istisna tutulduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği hâlinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48