Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1706

Karar No

2023/5331

Karar Tarihi

26 Eylül 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin eski unvanının Gümrükçüoğlu Tur Org. San. Tic.Ltd.Şti. olduğunu, takibe konu senedin düzenlenme tarihi olan 30.10.2009 tarihinde şirket ortaklarının ... ve ... olduğunu, bahsi geçen kişilerin devir tarihi itibariyle şirketle ilişkilerinin olmadığını, bu şahısların şirkete ortak oldukları dönemi baz alarak haksız kazanç elde etmek amacıyla bono düzenlediklerini, dava konusu bononun şirketin 2009 yılı kayıtları incelendiğinde kayıtlarda bulunmadığının görüleceğini, dava konusu bononun lehine düzenlendiği Kemal Özer'in davacı şirket ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, dava konusu bononun şirketlerini zarara sokacak ve haksız kazanç elde edecek biçimde şirketin eski ortakları tarafından tanzim edildiğini ve itirazı önlemek için de üçüncü şahıs olan Murat Tırtıl ve ...'a ciro ettiklerini, hesapların incelenmesi halinde bu şahısların bu şirketle hiçbir zaman 150.000,00 TL'ye varan ticari ilişkilerinin mevcut olmadığının görüleceğini, ... ve ..., Kemal Özer, Murat Tırtıl ve ... hakkında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ileri sürerek takip konusu senet sebebiyle borçlu olmadıklarının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, davalının davacı şirketle ticari ilişkisinin bulunmadığını, senedin, senet cirantası Murat Tırtıl tarafından borcu karşılığında davalıya verildiğini, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine borçlu davacıya yönelik takibe girişildiğini, haciz işlemlerinin yapıldığını, davacının iddiasıyla dava konusu senedin şirket kayıtlarında olmadığı iddiası da şirketin kendi iç işleri olduğunu, müvekkilini bağlamayacağını, takibe konu ve davaya konu senedin dava dışı ciranta tarafından kendilerine verilmiş bir ödeme aracı olduğunu, bononun geçerli bir kambiyo senedi olduğunu, ispat yükünün davacı borçluda olduğunu savunarak davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ortaklarının ... ve ... olduğu, bu ortakların hisselerini devrederek 21.01.2010 tarihinde tescil edip bu devri 27.01.2010 tarihli ticaret sicilinde ilan ettirdiği, keşide tarihi itibariyle senette şirketi temsile ... ve ... 'nun yetkili oldukları, bu senedin şirketi zarara uğratmak ve bir ticari ilişkiden kaynaklanmadığı yönünden yapılan incelemede tanık beyanlarının alındığı, davacının resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık yönünden Cumhuriyet Savcılığına başvurusunun değerlendirildiği, Yapılan soruşturmada Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2017 tarih ve 2017/35195 numaralı soruşturma evrakında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, incelemede senette imzaların ... ve ...'nun eli ürünü olduğu, bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, keza senedin arka yüzünde yer alan ...'ın ve ...'un imzalarının eli ürünleri olduğu, ancak senet üzerinde düzenleme tarihinden sonra herhangi bir düzenleme olup olmadığının belirlenemediğinin rapor edildiği, bu çerçevede neticeten kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde de davacıya ek rapor sırasında da inceleme yapılması için 2010 yılı ticari defterlerini ibraz etmediği, bu çerçevede her ne kadar dava konusu senedin verildiğine dair 2010 yılı ticari defterleri incelenmeksizin yapılan inceleme ve ulaşılan sonuçta ticari defterlerde bir kayıt bulunmadığı belirlenmiş ise de davacının iddia ettiği gibi bononun sahteliği tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafa icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda senedin bedelsizliğinin tespit edildiğini, buna rağmen senedin sahteliği ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, bunun doğru olmadığını, her iki bilirkişi raporunda da davacının bononun düzenlendiği dönemde finansal durumunun gayet iyi olduğunun ve şirketin pasif kayıtlarında, dava konusu senede ve üzerinde yazan borç miktarı tutarında bir borca rastlanmadığının belirtildiğini, ayrıca davalının, bonoyu almış olduğu kişiler ile senet üzerinde yazılı olan bedel kadar büyük bir meblağda ticari bir ilişkisinin olduğunun da ispat edilemediğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarınında dava konusu senedin geriye dönük olarak düzenlendiğinin açıkça ortaya konulduğunu, senedin düzenlendiğinin iddia edildiği dönemde şirket yetkililerinin Gökmen ve Muharrem Gümrükçüoğlu olduğunu, davalı vekilinin de beyan ettiği üzere ödememe niyetiyle Kemal Özer'den borç para alarak şirketin devrinin gerçekleşmesi ve sorumluluğunun kalkması neticesinde alacaklı ile anlaşarak tüm borcu şirkete ve dolayısıyla yeni şirket sahiplerine ödetmeye çalıştıklarını, davaya konu senedin muvazaalı olarak tanzim edildiğinin ispatlandığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def'inin yazılı delille kanıtlanmasının zorunlu olduğu, ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının senede karşı ileri sürdüğü iddialarını yazılı delille kanıtlamasının gerektiği, davacı tarafça bononun geçersizliğine ya da bedelsizliğine ilişkin yazılı bir delilin sunulamadığı, bu yöndeki mahkeme gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, dava konusu bononun ... ve ...'nun dava şirket ortaklığından ve müdürlüğünden ayrıldıktan sonra ve geçmiş tarih atılarak sonradan düzenlendiği hakkında hiç bir delil olmadığı ve senedin illetten mücerret olup ticari defter ve kayıtlarında yer almamasının sonuca etkili olmadığı, soruşturma dosyası sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve tüm hususlar dikkate alındığında davacı şirketin bonodan dolayı davalıya sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin (b) bendinin birinci alt bendi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim