Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5145
2023/5330
26 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/232 Esas, 2022/210 Karar
HÜKÜM: Davanın kabulü
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2007 yılı Aralık ayında davalı bankanın krediler şefi olarak çalışmakta olan ...'in banka müşterileri bilgisi dışında usulsüz kredi hesabı açtığı, açtığı kredi paralarını da hesabına geçirdiği anlaşıldığından bankanın teftişe alınarak ...'in banka zimmeti suçundan mahkemece tutuklandığını, davacının davalı bankaya hesaplarını baktırdığında, davacının 27.08.2007 tarihinde 50.000,00 TL kredi limiti tanımlanarak bu hesaptan 50.000,00 TL miktarında paranın aynı gün nakten ödendiği şeklinde bilgi verildiğini, bunun üzerine 02.01.2008 tarihinde dilekçe ile banka müdürü ve teftiş yapan müfettişlere söz konusu krediyi çekmediğini, kredinin usulsüz olduğundan kapatılmasını talep ettiğini, buna rağmen banka tarafından dönem sonu faizi olduğundan bahisle para istendiğini, hesap ekstrasında usulsüz kredi nedeniyle bankadaki diğer kredi hesaplarından fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 9.146,88 TL faiz ve masraf adı altında para tahsil edildiğinden bankaca usulsüz olarak kullanılan 50.000,00 TL bedelli kredi hesabından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, 9.146,88 TL’nin davalıdan dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; banka sorumlusu ...'in usulsüz işlemler yaptığından dolayı tutuklandığını, davacı şirket ortağı ...'dan ...'in korktuğundan dolayı usulsüz olarak 50.000,00 TL verdiğini emniyette ifade ettiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 31.05.2018 tarih, 2012/577 E., 2018/233 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dosyanın yapılan yargılamasında bozma ilamı doğrultusunda davalı tarafından ibraz edilen 3 adet dekont ve dava konusu dekonttaki imzaların karşılaştırılması için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Belge inceleme şubesinin 01.12.2010 tarih 9106 sayılı raporu ile önceki rapora eklenecek bir hususun olmadığının mütaala edildiği ve Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/113 E. sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı bankaya 50.000,00 TL limitli kredi hesabından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının davalı bankaya ödemiş olduğu toplam 9.146,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.02.2020 tarih, 2018/4118 E., ve 2020/207 K. sayılı kararıyla; "...1 ) Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK'nın 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararının denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece verilen kararda HMK'nın 297. maddesine aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılması usul ve yasaya aykırıdır. 2 ) Kabule göre davacı şirket yetkililerininden ... bakımından yapılan Adli Tıp Kurumu incelemesinde inceleme konusu dekontlardaki imzanın bu kişiye ait olup olmadığı yönünde rapor verildiğinin görüldüğü, bu şekildeki rapor kesin kanaat bildirmediğinden hükme esas alınamaz. Mahkemece davaya konu dekontların düzenleme tarihlerinden önceki ve sonraki tarihlere ilişkin resmi merciler önünde atılan imza örneklerini içeren belge asılları getirtilerek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak dekontlardaki imzaların ...’ün el ürünü olup olmadığı hususunda kesin kanaat içerir rapor alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve alınan bilirkişi heyet raporuna göre Akbank ...şubesince, davacı adına düzenlenmiş 27.08.2007 tarihli Y595566 dekont numaralı 50.000,00 TL bedelli para çekme dekontu altındaki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, yine davacı şirket ortağı ...'nın Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2009/113 E. 2013/85 K. sayılı dosyasında zimmet suçundan yapılan yargılamasında beraat kararı aldığı ve kararın kesinleştiği, davalı bankanın açtığını iddia ettiği kredi parasını kredi müşterisine ödediğini ve bu nedenle verdiği krediden dolayı o miktar alacaklı olduğunu ispat yükü altında olduğu, dekont altındaki imzanın sahte olduğunun bilirkişi heyet raporu ile sabit olduğu, bu durumda davalı banka dava konusu 27.08.2007 tarihli kredinin kullandırıldığını yasal delilerle ispat yükü altında olmasına rağmen savunmasını ispat edemediği, davacının davasını ispat ettiği, davacı tarafından dosyaya sunulan ve bankadan gönderilen tahsilat fişleri ile de sabit olduğu üzere bu kredi ile ilgili davalı tarafından davacıdan toplam 9.146,88 TL tahsil edildiği, tarafların tacir olmaları da dikkate alınarak davalıdan bu haliyle haksız tahsil edilen miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı bankaya 50.000,00 TL limitli kredi hesabından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının davalı bankaya ödemiş olduğu toplam 9.146,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın şube çalışanı ...' in usulsüz işlemler yaptığının ortaya çıktığını, söz konusu personelin davacı firmanın yakın izlemede olduğundan dolayı vadesi dolan kredinin temdit edilmemesi üzerine ...'in bir başka banka müşterisi olan ... üzerinden usulsüz kullandırdığı krediden vadesi dolan davacı şirketin hesabına 50.273,87 TL usulsüz aktarım yaparak risk borçlarını kapattığını, kapatma tarihinden iki gün sonra da davacı şirkete başka bir işlek kredi açılarak aynı gün dava konusu olan 50.000,00 TL usulsüz kredinin kullandırıldığını, soruşturma kapsamında alınan ifadelerin ... ile ... arasında ilişki olduğunu ortaya koyduğunu, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun kapanış tasdiklerinin bulunmadığı ve davalı banka şubesinden kullanmış olduğu davaya konu kredilerle ilgili kaydın yer almadığını, davacının davasını ispatlayamadığını, paranın akıbetinin tayini bakımından müvekkil banka kayıtları, belge ve hesapları üzerinde talepte bulunulmasına rağmen bilirkişi incelemesi yaptırılmaması ve rapor alınmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil bankanın alacağının olup olmadığının dekontlar üzerindeki imza kontrolü ile saptanamayacağını, eksik inceleme ile karar verildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirkete usulsüz kullandırıldığı iddia olunan krediden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:02