Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3406
2023/5324
26 Eylül 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı vekili dava dilekçesinde; daha önce yargılaması yapılan 2015/1462 E. sayılı dava dosyasında, müvekkilinin %50 pay sahibi olduğu Karavil İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş.'nin davalı kurum tarafından 09.10.2014 tarihinde re'sen ticaret sicil kaydının silinmesi işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle şirketin ihyasına karar verilmesini talep ettiğini, Mahkemenin 2016/312 K. sayılı kararı ile "Karavil İnş. Taahhüt Tic. ve San. A.Ş."nin üzerine kayıtlı İstanbul İli Tuzla İlçesinde kain 1060 parsel ifrazen 2143, 2144 ve 2145 sayılı parsellerdeki taşınmazın satış işlemlerinin sonuçlandırılmasına kadar TTK'nun 547 maddesi uyarınca yeniden tesciline" karar verildiğini, kararın 18.07.2016 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin ilgili şirketin ihyasını talep etmesine rağmen mahkemece 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiye kararı verilmiş olması sebebiyle kararın aleyhine olduğunu, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek belgeler ele geçirildiğinden yargılamanın yenilenerek şirketin tam ihyasına karar verilmesi gerektiğini, sicilden silinme işlemi hukuka aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde hüküm altına alınan usule göre sicilden silindiğini, şirketin sicilden silinebilmesi için şirkete ve sicilde kayıtlı yetkiliye ihtar gönderilmesi gerektiğini, söz konusu şirkete ve yetkiliye gönderilen ihtarları içeren tebligat bilgisinin ancak davalı tarafın 10.03.2021 tarihli cevabi yazısının ekinde müvekkiline bildirildiğini, şirkete gönderilen ihtarı içeren 345474100599 barkod numaralı tebligatın muhatap şirkete tebliğ olmadığını, bunun dışında şirket yetkilisine sicilden silinme işlemine ilişkin ihtarın gönderilmediğinin anlaşıldığını, müvekkiline ait şirketin ihya edilmesi halinde maliki olduğu taşınmazı satmak yerine taşınmaz üzerinde inşaat yaparak istihdam ve katma değer yaratacağını ileri sürerek Mahkemenin 2015/1462 E., 2016/312 K. karar sayılı ilamının kaldırılarak Karavil İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin tam ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Aleyhine yargılamanın yenilenmesi istenen davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yargılamanın iadesi istemine dayanak yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinin birinci fıkasının (ç) bendi uyarınca şirketin ticaret sicilden terkinine ilişkin işlem ve belgeleri şirket ortağı ve yetkilisi olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden açıkça öğrenme hak ve imkanına sahip olduğu, ayrıca yargılama sırasında şirketin ticaret sicil dosyasının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilerek dava dosyasına kazandırıldığı gerekçesiyle davacı tarafın yasal koşulları oluşmayan yargılamanın yenilenmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesi isteyen davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Yargılamanın yenilenmesi isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket yetkilisine sicilden silinme işlemine ilişkin ihtarın gönderilmediğini, davalının tebligatlar hakkında bilgi vermekten imtina ettiğini, müvekkilinin söz konusu delili öğrenme hak ve imkanına sahip olduğunun dile getirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı müdürlük tarafından söz konusu şirket yetkilisine tebligat yapılmamasının ve bu durumun müdürlük tarafından mahkemeye karşı hileli şekilde bildirilmemesinin karara tesir ettiğini, mahkemece söz konusu şirketin tam ihyasına karar vermesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile terkin evraklarının yargılama sürecinde istenildiğini, şirket yetkilisine tebliğin yapılmadığının belli olduğunu, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca ele geçirilen yeni bir belgeden söz etme olanağı bulunmadığı, yargılamanın yenilenmesi yönündeki talebin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesi talep eden davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Yargılamanın yenilenmesi talep eden davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 375 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Dava, 6102 sayılı TTK Geçici 7/15 maddesinde düzenlenen Anonim Şirketin İhyası istemine ilişkindir.
Davacı, terkin edilen şirketin %50 paylı ortağı olup 07.12.2015 tarihinde açtığı davada, şirketin sehven terkin edildiğini bildirerek ihyasını talep etmiş,
İlk Derece Mahkemesince terkin sebepleri yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, şirketin taşınmazları bulunduğu gerekçesiyle satış işlemlerinin sonuçlandırılması için TTK 547 maddesi uyarınca şirketin ek tasfiyesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bu kez davacı vekili 22.03.2021 tarihli dilekçesi ile, şirketin usulsüz terkin edildiğini, belgelere yeni ulaştıklarını bildirerek yargılamanın yenilenmesi yolu ile şirketin ihyasını talep etmiş,
İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin karar aleyhine vaki istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan red edilmiştir.
Davacı, 07.12.2015 tarihli dilekçesi ile TTK Geçici 7/15 maddesi gereğince "şirketin ihyasını" talep etmiş olup yerel mahkemece bu talebin kabul veya reddi hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, davacının talebinin dışında TTK 547 maddesine göre ek tasfiye kararı verilmiştir.
Mahkemece, taleple ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmemesi durumunda, ilgilinin aynı konuda daha sonra dava açmasına engel bir durum söz konusu değildir.
Nitekim davacı da, iadesi muhakeme olarak nitelendirmek suretiyle, şirketin ihyasına karar verilmesi istemi ile 22.03.2021 tarihli dilekçe ile talepte bulunmuştur.
HMK 33 maddesinde hakimin, Türk Hukukunu re'sen uygulayacağı düzenlenmiş olup, davada maddi vakıaları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir.
Diğer taraftan HMK 30 maddesi ile de hakime, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesi ve gereksiz gider yapılmamasını sağlama mükellefiyeti getirilmiştir.
Bu halde yerel Mahkemece HMK 33 maddesi gereğince davacının, 22.03.2021 tarihli dilekçesinin, daha önce talep edilmesine rağmen olumlu olumsuz bir karar verilmeyen ihya davası olarak nitelendirilmesi, HMK 30 maddesi gereğince uyuşmazlığın bu suretle çözümlenmesi gerekirken, davacının 22.03.2021 tarihli dilekçesinin şekline bağlı kalınarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekirken, yazılı şekilde onanması usul ve yasaya aykırı olduğundan sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:02