Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1619
2023/5319
26 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/356 Esas, 2021/1456 Karar
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/147 E., 2019/579 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu “formore” ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilinin "FORM" ibareli markalarına dayanarak ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkralarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin "FORM" asıl unsurlu tanınmış markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olup iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek 2019 M 802 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde 5 inci sınıfın 2 nci alt grubunda yer alan mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin güvenilir ve saygın bir ticari teşebbüs olduğunu, 1992 yılından beri faaliyet gösterdiğini, Türkiye’deki ilaç üreticileri arasında saygın bir konumu bulunduğunu, müvekkilinin yaklaşık 1000’e yakın markasının kurum nezdinde kayıtlı olduğunu, markalar arasında en ufak bir iltibas tehlikesinin dahi bulunmadığını, müvekkili markasının “for” ve “more” kelimelerinin birleşmesi ile oluştuğunu, davacı yana ait markaların ise “ETİ” esas unsuru yanında “form” kelimesinden oluştuğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamındaki 5 inci sınıfın 2 nci alt grubundaki malların, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer bulunduğu ancak tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığı, dava konusu markanın İngilizce "for" ve "more" ibarelerinden oluştuğunu, “for” ibaresinin “için, adına, dolayı” gibi anlamlara geldiği, “more” ibaresinin ise “daha, daha fazla, daha çok” gibi anlamlara geldiği, ilgili tüketicinin dava konusu markayı algılarken, markanın, bu iki İngilizce kelimenin bir araya getirilmesi ile oluşturulduğunu derhal fark edebileceği, markanın bütün halinde bir anlamı olmasa da ibarelerin ayrı ayrı kavramlarını bilmesi beklenen tüketici açısından söz konusu markanın “daha fazlası için, daha çoğu için” gibi anlamlar oluşturacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu ispatlanmadığı gibi markalar arasında benzerlik de bulunmadığından davacı markalarının tanınmışlığının sonuca etkisi bulunmadığı, davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin form ibareli markalarının kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmadığını, doğrudan tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, müvekkilinin itirazına mesnet markalarının tanınmış olmasının iltibas ihtimalini arttırdığını, dava konusu marka ile itirazlarına mesnet markaların ortalama tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın "for more" olarak algılanmayacağını, ortalama tüketicinin markayı "Form ORE" şeklinde algılayacağını, "ore" ibaresinin ingilizce cevher anlamına geldiğini ve form ibaresine işaret eder nitelikte olduğunu, ilgili tüketicinin İngilizce bildiği iddiasının yerinde olmadığını, İngilizce bilmeyenlerin her iki markayı karıştıracağını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "formore" ibareli dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet "FORM" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu markanın İngilizce'de "için, adına, dolayı” anlamlarına gelen "for" ve “daha, daha fazla, daha çok” anlamlarına gelen "more" ibarelerinin birleştirilmesiyle oluşturulduğu, tüketici nezdinde de "for more" şeklinde algılanacağı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:30:02