Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5616

Karar No

2023/5311

Karar Tarihi

25 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/528 Esas, 2022/329 Karar

HÜKÜM: Dava ret

Taraflar arasındaki menfi tespit ve ipoteğin fekki davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında üç adet makinenin kiralanması konusunda finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, davacı gerçek kişinin sözleşmeye kefil olduğunu ve bu sözleşmeden kaynaklanan doğmuş ve doğacak alacakların teminatı olmak üzere davalı şirket lehine davacı şahsın pay sahibi olduğu parsel üzerinde ipotek tesis edildiğini, ancak sözleşme konusu makinelerin vaat edilen sürede teslim edilmediğini, teslim edildikten sonra da çalışmadığını, davalı şirketin hiçbir suretle destek hizmeti vermediğini, bu nedenle sözleşmeye dayalı alınan bonolardan dolayı başlatılan kambiyo senedine özgü takip ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini, ipoteğin fekkini, davalının ipotek bedelinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların iddialarının daha önce yargılaması yapılarak kesinleşen Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.03.2012 tarih, 2007/174 E. ve 2012/175 K. sayılı kararla sübut olduğunu, ayrıca aralarındaki sözleşme hükümleri kapsamında kiracı davacı şirketin kira bedellerini ödemekten imtina edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 27.04.2016 tarih, 2014/1245 E. ve 2016/621 K. sayılı kararı ile Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.03.2012 tarih, 2007/174 E. ve 2012/175 K. Sayılı kararının dava dosyasında, davacıların iddialarının gözönüne alındığı ve yerel mahkeme kararının Yargıtay denetiminden geçerek onandığı, bu nedenle takip konusu uyuşmazlık hakkında öncesinde verilmiş ve kesinleşmiş bir ilam olduğu gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Dairemiz Kararı

Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.06.2020 tarih, 2018/1758 E. ve 2020/1218 K. sayılı kararı ile somut olayda kesin hükmün söz konusu olmadığı, Mahkemece kesin hüküm kabul edilen kararın sadece taraflar arasındaki çekişmenin unsuru olan bazı vakıalar yönünden kesin delil olabileceği, kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen asıl davadaki kararın usule ilişkin olması nedeniyle kesin delil olarak kabul edilecek bir vakıa bulunmadığı, birleşen davanın konusunun ise finansal kiralama sözleşmesinin haklı feshi, kiralama konusu malın aynen iadesi, iade mümkün olmadığı takdirde kira bedellerinin ödenmesi konusunda olup, sözleşme konusu kararın kesinleşmiş olması nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin finansal kiralama şirketi tarafından haklı feshedildiği, malın aynen iadesi veya bedelinin ödenmesi hususunda taraflar arasında sözleşme konusu bu davada iddialar yönünden kesin delil teşkil edeceği, Mahkemece taraflar arasındaki ihtilafın bu şekilde değerlendirilip, tahkikatın bu biçimde yürütülüp, hasıl olacak sonuca göre hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile finansal kira sözleşmesini feshinin haklı olduğu yönündeki Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/174 E, 2012/175 K. sayılı dava dosyasının kesin delil mahiyetinde olduğu, davacıların geç teslim ve ayıplı teslim iddiaları varsa da iş akışına uygun bir teslimin gerçekleştiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 8 ile 11. maddesinin (a) fıkrası ile davacıların ayıba karşı tekeffül talep haklarından vazgeçtikleri, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sözleşmenin kiralayan tarafından feshi halinde kiracı malı iade ile birlikte vadesi gelmemiş finansal kiralama bedellerini ödemek yükümlülüğü altında olduğu gibi kiralayanın bunu aşan zararlarından da sorumludur." şeklindeki düzenleme gereği, kiracı sözleşmeye konu malın iadesi ile yükümlü olduğu gibi kiralayanın fesih anına kadar ödenmeyen vadesi geçmiş kira bedellerini faiziyle birlikte ve yine henüz vadesi gelmemiş kira bedellerini ödemekle yükümlü olduğu, sözleşme süreci sonunda kiracıya alım hakkı tanınmış olup olmamasının bir öneminin olmadığı, sözleşmenin feshi ile birlikte henüz vadesi gelmemiş olan kira bedellerinin yasa gereği muaccel olduğu, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında süreç içerisinde bir kısım tahsilatlar yapıldığı, sözleşmeye konu makinanın satışı nedeniyle bir kısım tahsilatlar yapıldığı, ancak borcun henüz tamamının ödenmediğinin sabit olduğu, hesaplamalara yapılan bir kısım itirazların dosyanın esasına bir etkisinin bulunmadığı, zira ipoteğin fekkedilmesi için borcun tamamen kapatılması gerektiği, ancak henüz bunun tamamen kapatılmadığı, hesaplamada davamızın işbu davanın konusunu oluşturan İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2011/12870 sayılı takip dosyasında yapılan tahsilatların da hesaplamaya dahil edildiği, bu dosya bakımından ödeme yapılmış olması sebebiyle menfi tespit talebinin istirdat talebine dönüştüğü, ancak ödemelere rağmen borcun tamamen kapanmadığı gözetildiğinde davacının ipoteğin fekki talebi yerinde olmadığı gibi borcun karşılanmasına yönelik bonoların tahsili amacıyla yapılan takibe ilişkin iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, kiralananın, kiracıya, kiralama amacına uygun ve kullanıma hazır bir şekilde teslim edilmemesi durumunda kiracının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 106 ncı maddesindeki haklarını kullanabileceğini, davalının sözleşme konusu makinaları davacıya kullanıma elverişli bir şekilde teslim etmediğini, davacının sözleşmeyi haklı sebeplerle feshettiğini, zira davacının hiç kullanamadığı bir makinadan dolayı sözleşme ile bağlı olmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi çerçevesinde mümkün olmadığını, makinaların kurulumunun yapılmadığının ve davacı şirketin kullanımına hazır bir teslim edilmediğinin ve makinaların program şifresinin olmaması sebebiyle çalışmadığının Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/65 D. İş sayılı dosyasında sabit olduğunu, 28.03.2011 tarihli bilirkişi raporunda, bu hususlara dikkate çekilerek davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu tespitinin göz ardı edildiğini, emsal içtihatların da bu yönde olduğunu, davacının kendinden kaynaklanmayan sebeplerle hiç yararlanamadığı, sonrasında da finansal kiralama şirketi tarafından geri alınan makinalar için teslim olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün hatalı olduğunu, dosyada alınan bilirkişi raporlarında hesaplanan işlemiş faizin bakiye borca oranla fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, finansal kiralama sözleşmesinde kiracı olan şirket ile finansal kiralama sözleşmesinin kefili ve ayrıca finansal kiralama sözleşmesinden doğabilecek finansal kiracı borçlarının teminatı olarak ipotek veren ve yine bu sözleşmedeki kira bedellerinin ödenmesi için verilmiş finansal kiracı tarafından keşide edilmiş bonolarda avalist olan gerçek kişi tarafından finansal kiralayana karşı bonolardan dolayı başlatılan ilamsız icra takibinden ve ipotekli takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.3226 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi.

  1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

  2. Değerlendirme

  3. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

  4. Davacılar vekili, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinden dolayı, davacı ...'ün maliki olduğu taşınmaz üzerinde tesis edilen ipotekle ilgili olarak İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2013/3616 sayılı dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten ve yine bahsekonu sözleşme nedeniyle davalı tarafa verilen bonolardan dolayı İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2011/12870 sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekkini talep etmiş olup, Mahkemece yapılan yargılama sonunda, bonoya dayalı ilamsız takipte dosya borcu tamamen ödenmişse de, davalının bono bedeli dışında halen taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinden dolayı alacağının bulunduğu gerekçesiyle davacının bonodan kaynaklanan icra takibine konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti isteminin ve yine davalının halen davacıya olan borcunun devam etmesi nedeniyle ipoteğin fekki isteminin reddine karar verilmiş olması yerindedir.

Ancak, davalı aynı alacakla ilgili olarak ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2013/3616 sayılı dosyasında takibe geçmiş ise de, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 25.03.2014 tarih, 2013/996 E. ve 2014/396 K. sayılı kararı ile takibin iptaline karar verildiği, kararın 19.02.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda ipotekle temin edilmiş alacağa konu takip iptal edilmiş olup yargılama sırasında da icra mahkemesi kararı kesinleştiğinden, ortada geçerli bir takip bulunmadığından işin esasına girilmeksizin ipotekli takip yönünden davanın konusuz kaldığı şeklinde karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin ipotekli takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti yönündeki istemi dikkate alınmaksızın davanın doğrudan ipoteğin fekki davası olarak nitelendirilerek yazılı şekilde ipotekli takip yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamamahkemev.reddinebozulmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim