Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5729
2023/529
25 Ocak 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Esastan ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Sincan Şubesi ile dava dışı Genpower Jeneratör Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında 21.01.2008, 27.03.2009, 19.10.2012 ve 28.03.2014 tarihli 4 ayrı kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere dayanılarak kredi kullandırıldığını, davalıların anılan sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesabının kat edilerek davalılara... 2. Noterliğinin 28.06.2016 tarihli ve 20377 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, tanınan sürede borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular hakkında Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/15506 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, kredi geri çağrılmadan, hesap kat edilmeden önce borcun ödendiğini, dava dışı borçlu şirketin kredinin geri çağrılması haricinde yüksek faiz nedeniyle de mağdur edildiğini, müvekkillerinin de bu mağduriyetin doğrudan yansımasını yaşadıklarını, müvekkili Nejat ...'nun icra takibine konu edilen kredide kefil durumunda bulunduğunu, mecburi takip arkadaşlığı nedeniyle dava dışı borçlu şirket hakkındaki iflas erteleme tedbir kararından etkileneceğini, diğer müvekkili ... (...)'nun ise kredi sözleşmesini kefil olarak değil, eşinin kefilliğine muvafakat gösterdiğini belirtmek üzere imzaladığını, kredi verirken banka tarafından yanlış yönlendirildiğini, tecrübesizliğinden ve bilgisizliğinden faydalanıldığını, zaten müvekkili ...'ün boşandığını, nafaka dahi alamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kefil Güllü ...'nun (Telkök) yanlış yönlendirildiği, tecrübesizliğinden ve bilgisizliğinden faydalanıldığı savunmasının ispatlanamadığı, davalıların, dava dışı borçlu şirket ile davacı banka arasında imzalanan sözleşmeleri ve protokolleri müşterek borçlu, müteselsil kefil olarak imzaladıkları, kefaletlerin usulüne uygun ve geçerli olduğu, dava dışı şirketin ve davalıların borcu ödemekte temerrüde düştükleri, bilirkişi raporunun usul ve yasaya, dosya içeriğine uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/15506 E. sayılı dosyasında 14.442.312,39 TL asıl alacak, 235.891,00 TL kat tarihine kadar işlemiş faiz, 818.798,88 TL kat tarihinden sonra işlemiş temerrüt faizi, 52.734,50 TL BSMV, 1.057,04 TL noter ihtarname masrafı olmak üzere toplam 15.550.793,91 TL alacak yönünden yaptıkları itirazın iptali ile 14.442.312,39 TL asıl alacağa yıllık %39 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın %20'si olan 3.110.158,78 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul, kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 09.08.2018 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtildiği üzere müvekkili banka alacağının hesaplanmasında, 23.02.2016 tarihli protokol tarihi itibariyle belirtilen 4.814.104,13 USD'lik ana para alacağının, anılan tarih itibariyle TL'ye çevrilerek bahse konu tutara protokol faizi olarak belirlenen yıllık %6 basit faiz oranı uygulanmak suretiyle müvekkili bankanın faiz ve BSMV alacağına ulaşıldığının görüldüğünü, söz konusu faiz oranının USD cinsinden müvekkili banka alacağına uygulanması için belirtilen faiz oranı olduğunu, müvekkili banka alacağı hesaplanırken 23.02.2016 tarihli protokolde belirlenen bankanın USD cinsinden ana para alacağına hesap kat tarihine kadar %6 faiz oranı, hesap kat tarihi itibariyle banka alacağı TL'ye çevrilerek hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar anılan tarih itibariyle bankanın ticari kredilere uygulanan cari faiz oranı olan %26, temerrüt tarihinden itibaren ise bankanın ticari kredilere uygulanan temerrüt faiz oranı olan %39 işletilmesi gerektiği hâlde müvekkili banka uygulamasından farklı olarak yapılan bilirkişi raporuna itibar edilip karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile bankacılık alanında uzman bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda da açıklandığı üzere takip tarihi itibariyle toplam banka alacağının 15.550.793,91 TL olduğu, yapılan hesaplamanın protokol ve sözleşme hükümlerine uygun bulunduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabul, kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karara esas alınan raporda müvekkili banka alacağının hesaplanmasında 23.02.2016 tarihli protokolde, protokol tarihi itibariyle belirtilen 4.814.104,13 USD’lik müvekkili banka anapara alacağının, anılan tarih itibariyle TL'ye çevrilerek bahse konu tutara protokol faizi olarak belirtilen yıllık %6 basit faiz oranı uygulanmak suretiyle müvekkili banka faiz ve BSMV alacağına ulaşıldığını, halbuki söz konusu faiz oranının USD cinsinden müvekkili banka alacağına uygulanması için belirtildiğini, bu durumda müvekkili bankanın USD cinsinden anapara alacağına, hesap kat tarihine kadar %6 faiz oranı, hesap kat tarihi itibariyle banka alacağı TL'ye çevrilerek hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar anılan tarih itibariyle bankanın ticari kredilere uygulanan cari faiz oranı olan %26, temerrüt tarihinden itibaren ise bankanın ticari kredilere uygulanan temerrüt faiz oranı olan %39 işletilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesine kefalet nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48