Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9113
2023/5286
25 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1184 Esas, 2021/215 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/362 E., 2018/275 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin yaklaşık % 25 hissesine sahip ortağı olduğunu, 27.04.2015 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında huzur hakkı olarak her bir yönetim kurulu üyesine her ay ödenmesi kararlaştırılan 20.000,00 TL huzur hakkı ödemesinin fahiş olduğunu ve iptali gerektiğini, yine gündem madde 8 ile alınmış olan dağıtılabilir geçmiş yıllar karlarından 15.192.600,00 TL'nin sermayeye ilavesine ilişkin kararın müvekkilini zarara uğratmak amacıyla konulduğunu ve eşitsizliğe yol açtığını bu nedenle iptali gerektiğini ileri sürerek her bir yönetim kurulu üyesi için ödenmesi kararlaştırılan aylık 20.000,00 TL’ye ilişkin huzur hakkı kararının ve gündem madde 8 ile alınmış olan "dağıtılabilir geçmiş yıllar kârlarından 15.192.600,00 TL'nin sermayeye ilavesi"ne ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetle bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirketin % 25 ortağı olduğu, 30.05.2016 tarihinde şirketin genel kurulu toplantısının yapıldığı davalı şirketin 2015 yılı özet bilanço ve gelir tablosu içeriğinden 2015 yılında 720.000,00 TL karının tespit edildiği, şirketin uzun süredir kâr dağıtımı yapmaması nedeniyle belirlenen huzur hakkının ortaklar arasında mali haklar açısından bir dengesizliğe yol açacağı, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri için belirlenen aylık 20.000,00 TL huzur hakkının oldukça yüksek olduğu ve dürüstlük kuralına uygun olmadığı, şirketin sermaye ihtiyacı içerisinde olmasına rağmen 2015 yılı dönem net kârının yaklaşık %58,88'lik kısmını huzur hakkı adı altında ortaklara ödemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, 30.05.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 8 nolu ara karar uyarınca şirket sermayesinin 2.388.150,00 TL'den 17.580.750,00 TL'ye çıkarılmasına, bu tutarın 15.192.600,00 TL'lik kısmının dağıtılmamış geçmiş yıl karlarından karşılanmasına oy çokluğu ile karar verildiği, şirketin sermaye arttırımı yapmak zorunda kaldığı, söz konusu sermaye arttırımının iç kaynaklardan karşılandığı, alınan sermaye arttırım kararının uygulanması sonucu şirketin ve bütün ortaklarının lehine şirketin varlığının sorunsuz bir şekilde devam ettirebilme imkanına kavuşacak olması nedeniyle şirketin kârlarını dağıtmayarak sermayeye eklemek suretiyle sermaye arttırımı gerçekleştirmesinin yerinde olduğu gözetilerek huzur hakkı yönünden açılan davanın kabulüne, öte yandan her ne kadar davacı tarafça gündemin 8 inci maddesinin iptaline yönelik talepte bulunulmuş ise de söz konusu alınan kararın gerekli nisapla alınmış olduğu, kanuna ve ana sözleşmeye uygun olduğu somut olayda iptalini gerektirecek şartların oluşmadığı gözetilerek bu talep yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile ... genel kurulunun, yönetim kurulunun her üyesi için ödenmesi kararlaştırılan aylık 20.000,00 TL'ye ilişkin huzur hakkı kararının iptaline, ... genel kurulunun gündemin 8 inci maddesinde alınmış olan "dağıtılabilir geçmiş yıllar karlarından 15.192,600,00 TL'nin sermayeye ilavesi" ne ilişkin kararın iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketlerin kâr elde etmek üzere kurulduğu, yatırımdan bir süre ya da bir kaç yıl sonra kâr alınması gerektiğini, Mahkemece uzun yıllar kâr dağıtımı yapılmadığı yönünde tespit yapılmasına rağmen, geçmiş yıl karlarının tümünün sermayeye ilave edilmesine ilişkin kararı iptal etmemesinin çelişkili olduğunu, bu kararın yöneticilerin kendi harcamaları, misafir ağırlama, yol vs. giderlerini şirketten karşılayıp fiilen kâr payı almalarına ve şirketin denetimsiz yönetmelerinin önünü açan bir karar olduğunu ileri sürerek kararın ret edilen kısmı yönünden kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan ve bilirkişi kurulu raporuna karşı yapılan itirazlarının incelenmediği, huzur hakkının yönetim kurulu üyelerine verilen ücret niteliğinde olup emeğin karşılığı olduğunu, alınan kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 394 üncü maddeye, ana sözleşmeye, yasa ve iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, ücret miktarının şirketin ekonomik yapısını bozacağı, kâr oranını düşürüp şirketin zararına olacağı şeklindeki değerlendirmenin doğru olmadığı, mahkemece iptal kararı yerine uygun miktara hükmedilmesinin gerektiğini ileri sürerek kararın kabul edilen kısmı yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul, yasa, ana sözleşme ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; geçmiş yıllar kârlarının tamamının sermayeye aktarılmasının hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin uzun yıllardır kâr dağıtılmadığı tespitini yapmasından sonra geçmiş yıllar karlarının sermayeye ilavesi kararını yasaya uygun bulmasının kendi içinde çelişkili olduğunu ve şirketlerin kar esası ile ortak olunacak kuruluşlar olması gerektiğinin dikkatten kaçırıldığını, ret kararının yöneticilerin şirketi denetimsiz yönetmelerinin önünü açan bir karar olduğunu, kısmen dahi olsa kâr dağıtılmaması, şirketin elde ettiği menfaat ile ortakların kazanç elde etme menfaati arasında dengesizliğe yol açtığını, bu nedenlerle yönetim dışındaki ortakları zarara uğratmak maksadı güden ve geçerli bir sebebi bulunmayan bu haksız kararın iptali gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; huzur hakkının, ücret niteliğinde olup, yönetim kurulu üyelerinin şirketi sevk ve idare ederken harcanan emeğin karşılığı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 394 üncü maddesinin yönetim kurulu üyelerinin mali hakları başlığı altındaki hüküm uyarınca, yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmesi halinde huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenir denildiğini, yasa hükmüne göre yönetim kurulu üyelerine ücret verilmesine karar verilmiş olması yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurullarına uygun olduğunu, Mahkemece genel kurul kararı ile tespit edilmiş olan ücretin miktarı itibari ile ödenmesi halinde şirketin ekonomik yapısını bozacağı ve kâr oranını düşürüp şirketin zararına olacağı gerekçesinin doğru olmadığını, iptal kararı verilmesi yerine, yönetim kurulu üyelerine uygun miktarda aylık ücret takdir edilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava , genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19