Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/609
2023/5282
25 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/478 Esas, 2021/1171 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/442 E., 2018/439 K.
Taraflar arasındaki gemi sicil memurluğu kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Arkad 1, Arkad 2, Arkad 3, Arkad 4, Arkad 5 ve İsken isimli gemilerin çıplak kira esası üzerinden 2002 yılından başlamak üzere 17 seneliğine gemi donatanı olan Arkad Deniz Taşımacılığı A.Ş.'den kiraladığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1061 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince fiili donatan sıfatını iktisap eden müvekkilinin gemiler üzerindeki bu hakkından 2002 yılında gemilerin tescil olduğu Türk Uluslararası Gemi Siciline (TUGS) şerh düşülmek suretiyle gerek ilgili idarelerin gerekse üçüncü şahısların müvekkilinin sıfatından haberdar olunmasının sağlandığını, kiralanan gemilerden Arkad 3, Arkad 4 ve Arkad 5 isimli üç geminin TUGS'daki tescillerinin terkin edilerek Türk Milli Gemi Sicili'ne tescil edildiğine dair tasdiknamelerden müvekkilinin 11.08.2015 tarihinde muttali olduğunu, gemilerin sicil kaydına ve tasdiknamelerine müvekkilinin kiracılık sıfatı şerh düşülmüş olmasına rağmen adı geçen üç geminin TUGS'daki tescillerinin terkin edilip, Milli Gemi Siciline tescil edildikleri konusunda Liman Başkanlığı ve Gemi Sicil Müdürlüğü tarafından müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, oysa ki 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesine göre müvekkiline de resmi bildirim yapılması gerektiğini, Gemi Sicil Müdürlüğünün terkin işleminin hukuka aykırı ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, 2002 yılında kiralanan ve 13 seneyi aşkın bir süredir TUGS'a tescilli bulunan gemilerin TUGS'a tescil edilmiş olmalarının mevzuata uygun olduğunu, söz konusu gemilerin 2002 yılında TUGS'a tescillerinin gerçekleştirildiğini, 13 yıldır TUGS'ta kayıtlı olan gemilerin terkin edilmelerinin sicile güven ilkesini de ihlal ettiğini, zira müvekkilinin sicil kayıtlarına ve hukuki düzenlemelere duyduğu güven çerçevesinde bahsedilen gemileri 13 yıllığına kiraladığını, gemilerin TUGS'a kayıtlı olmalarının kazanılmış hak oluşturduğunu ileri sürerek davalı tarafından düzenlenen 07.08.2015 tarihli TMGS tasdiknamelerinde yer alan ve müvekkilinin fiili donatanı işleteni olduğu Arkad 3, Arkad 4 ve Arkad 5 isimli üç adet geminin TUGS'daki sicil kayıtlarının silinerek Türk Milli Gemi Siciline kaydedilmeleri yönünde resen yapılan işlemin yok sayılarak iptaline, üç geminin de yeniden TUGS'a kayıt edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Türk Uluslararası Gemi Sicili ve Milli Gemi Sicili işlemlerine ilişkin olarak müvekkili Bakanlık tarafından yapılan çalışmalara göre geçmiş yıllarda tanımı ve cinsi itibariyle TUGS'a tescili uygun olmayan bazı gemi ve deniz araçlarının TUGS'a tescil edildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle TUGS'a tescili uygun olmayan gemilerin Milli Gemi Siciline veya uygun olması halinde bağlama kütüğüne nakli konusunda maliklerinin sicil memurluğuna davet edilerek yazılı onayları alınmak suretiyle gerekli işlemin yapılması, davete icabet etmeyen maliklere ait gemilerin ise 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesi gereğince TUGS'tan resen terkinlerinin yapılmasının Liman Başkanlığına bildirildiğini, İstanbul Liman Başkanlığı tarafından yapılan çalışma sonucunda 155 adet gemi/deniz aracının TUGS'a kayıt edilebilecek gemi niteliğinde olmadığı halde TUGS'ta kayıtlı olduklarının belirlendiğini, dava konusu gemilerin de TUGS'a tescili uygun olmayan gemilerden olduğunu, Liman Başkanlığı tarafından gerekli tebligat ve bilgi yazılarının gemi donatanı firmaya gönderildiği halde davanın kiracı konumundaki firma tarafından açıldığını, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu gemilerin TUGS'tan terkini hakkındaki Liman Başkanlığının ilk kararının tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde yargı makamlarına itiraz edilmeyerek yasal süre geçtikten sonra dava açıldığını, terkin kararının kesinleşmiş olduğunu, kanuna aykırı olan bir işlemin süreye bağlı kalmaksızın işlemi yapan idare tarafından her zaman geri alma yetkisinin yasadan kaynaklandığını savunarak davanın aktif husumet yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Liman Başkanlığı tarafından Denizcilik Müsteşarlığının hazırladığı 13.07.2007 tarih ve 23064 sayılı oluru ile yürürlüğe giren TUGS'a tescil edilecek özel maksatlı ve özel yapılı gemiler listesi içerisinde yer almayan hizmet gemisi grubuna giren davacılara ait gemilerin de bulunduğu 155 adet geminin ilgililerin davet yazısına icabet etmemesi nedeni ile TUGS'taki kayıtlarının resen terkin edilerek milli gemi siciline kaydedilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, zira dava konusu gemilerin TUGS'a tescil edilebilecek gemilerden olmadığı, bu kapsamda TUGS'taki kayıtlarının resen terkin edilerek milli gemi siciline tescil edildikleri gerekçesiyle davacıların İstanbul Liman Başkanlığının yapmış olduğu terkin ve tescil işleminin iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu gemilerin "gemi" için aranılan şartları sağladığı ve ekonomik menfaat sağlama amacıyla kullanıldıkları için "ticaret gemisi" olarak tanımlandığını, Türk Uluslararası Gemi Memurluğu tarafından yapılan inceleme neticesinde TUGS's tescili gerçekleşmiş ve dava tarihine kadar geçen 13 sene boyunca TUGS kayıtlarının aynen muhafaza edilmiş olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesi uyarınca resen terkinin şartlarının gerçekleşmediğini, gemilerin TUGS’a kayıt edilmesinin gemi donatanı ve işleteni için kazanılmış hak niteliğinde olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TUGS'dan terkin işlemi ile davacılar aleyhine ileriye yönelik bir takım vergisel yükümlülükler doğacağı, geçmişe etkili bir uygulama olmadığı, 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu'nun (4490 sayılı Kanun) geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile de kazanılmış hakların teminat altına alındığı, sicilden terkin nedeniyle geçmişe dönük herhangi bir tarhiyat yapılmayacağı, daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan vazgeçileceği, tahakkuk eden tutarların ise terkin edileceği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Arkad A.Ş.'den kiraladığı gemilerin Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil koşullarını taşıyıp taşımadıkları, buna bağlı olarak davalı idarenin terkin ve Milli Gemi Siciline (MGS) tescil işleminin hukuka uygun olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 966 ncı maddesi.
-
4490 sayılı Kanun'un geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddeleri
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19