Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1227
2023/5230
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1445 Esas, 2021/1432 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Beyşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/222 E., 2021/39 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2006 yılından bu yana İstanbul'da faaliyet gösterdiğini, yurt içinde ve yurt dışında “Atak Silah” adı altında ürettiği ürünlerin beğenilerek talep gördüğünü, davalıya ait firmanın da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının zaman zaman müvekkili şirketten aracı firmalar aracılığıyla mal satın aldığını, bu sebeple müvekkili şirketin unvanının “Atak Silah” olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığını, buna rağmen kötü niyetli bir şekilde “Atak Silah” ismiyle faaliyette bulunmaya başladığını, resmi kurumlara ve bağlı bulunduğu esnaf odasına “Atak Silah” unvanı ile ticaret yapabilmek için başvurularda bulunduğunu, “Atak Silah” ibaresinin müvekkili şirket adına Türk Patent Enstitüsünden marka tescilinin de yaptırıldığını, davalı tarafından “Atak Silah” unvanı ile üretilip piyasaya sürülen malların müvekkili şirketin ürettiği kalitede olmayacağını, bu durumun müvekkili şirketin itibarını zedeleyeceğini ileri sürerek davalının haksız eyleminin tespitine, men’ine, rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, ticari itibarının gördüğü zarar nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
- Davacı vekili 16.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 3.781,88 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Atak Silah Sanayi” unvanını usulüne uygun olarak tescil ve ilan ettirdiğini, kullanımının haksız rekabet teşkil etmediğini, bu nedenle davacı tarafın tazminat talep edemeyeceğini, müvekkilinin davacı şirketten aldığı mallarda “Atak Silah” unvanının hiç bir yerde kullanılmadığını, müvekkilinin av tüfeği ürettiğini, davacı şirketin ise sadece kuru sıkı silah ve havalı tabanca üretimi yaptığını, bu nedenle tüketicilerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2016/113 E., 2018/274 K. sayılı kararıyla; davacının 08.03.2006 tarihinde ticaret unvanını “Atak Silah Sanayi ve Tic. Ltd. Şirketi” olarak tescil ettirdiği, davacının ticaret unvanında yer alan “Atak Silah Sanayi” ibaresini, davalının işyeri unvanı olarak kullandığı, tüfek, tabanca imal, satış ve tamirciliği meslek dalında 29.12.2009 tarihinde sicile kaydettirdiği, davalı tarafından üretilen silahların üzerine “Atak Silah Sanayi” ibaresinin konulduğu, davalı tarafın bu eyleminin davacı unvanı ile iltibas yaratması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca davacının maddi zararının 3.781,88 TL olduğu, meydana gelen maddi zarar miktarı ve tarafların ekonomik sosyal durumları gereğince 2.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.781,88 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafın haksız rekabet teşkil edecek nitelikte olan eylem ve işlemlerinin haksız olduğunun tespitine, davalı tarafça yapılan ve devam edilmekte olan eylem ve işlemler neticesinde meydana gelen haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla yapılan yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ile haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/1161 E., 2019/651 K. sayılı kararıyla; davalının sadece “Atak Silah Sanayi” unvanını Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği, davacının davalıya ait işletme adının terkini talebi bulunmadığı, bu sebeple işletme adı esnaf sicilinden terkin edilmediği sürece davalının Esnaf ve Sanatkarlar Siciline tescil ettirdiği unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmasının yasal bir kullanım olduğu ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının “Atak Silah Sanayi” ibaresini tescil ettirdiğinden farklı bir şekilde veya markasal olarak kullandığının ispat edilemediği, davalı tarafından üretilen üç adet numune tüfeğin namlularının sol yan yüzeyinde sadece “Atak Silah Sanayi” ibaresi bulunduğu ve bu ibarenin davalının tescilli unvanının birebir aynısı olduğu, davalı tarafından üretilen ürünlerde, sicilden terkin edilmediği sürece, kendi tescilli unvanına güvenerek, herhangi bir ibareyi öne çıkarmadan ve unvan kullanımı sınırlarını aşmadan, tescilli unvanını aynen tescil edildiği şekilde kullanılmasının ise haksız rekabet oluşturmayacağı, davalının 3 adet tüfeği işletme izin belgesi alabilmek için Jandarma Genel Komutanlığı'na başvuru zorunluluğu kapsamında numune olarak ürettiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 09.06.2020 tarih, 2019/4292 E. ve 2020/2722 K. sayılı kararıyla davacının iddiasını ticaret unvanının haksız bir şekilde davalı tarafından kullanılması olgusuna dayandırdığı, davalının savunmasında davacının bu iddiasına karşı sınai bir hakkının varlığından söz etmediği, açılan davanın niteliği gereği Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği, Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2020 tarih, 2020/824 E. 2020/820 K. bozma ilamında da açıklandığı üzere açılan davanın niteliği gereği uyuşmazlığın görüm ve çözüm yeri Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi dahilinde olacağı gerekçesiyle Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2021 tarih, 2020/222 E. ve 2021/39 K. sayılı kararıyla; davalı tarafın numune olarak üretmiş olduğu ve davalının ticari alanda bir üretimi veya uygulamasının da söz konusu olmadığı, davalı tarafından üretilen silahların üzerine aynı ibarenin konulmasının haksız rekabet teşkil etmediği, davalının unvanını tescil edildiği şekilde kullanımının hukuka aykırı olmadığı, tescilin devamı süresince kullanımının da hukuka uygun olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı, haksız rekabetin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescilli unvanın davalı tarafından haksız şekilde kullanıldığını, davalının kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini, zarar gördüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, niteliği itibarıyla haksız rekabetin tespiti, men’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:03