Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5218

Karar No

2023/5220

Karar Tarihi

21 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2013/143 Esas, 2016/105 Karar

HÜKÜM: Ret

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili adına KTS markasının tescilli olduğunu, KTS markasına ilişkin olarak Türkiye dışında 8 ayrı ülkede tescillerinin bulunduğunu, davalı şirketin 01. sınıfta kullanılmak üzere AGROFOL 420 KTS ibareli markanın tescili için yaptığı müracaatın TPMK tarafından kabul edildiğini, başvuruya yaptıkları itiraz üzerine davalı şirketin marka başvurusunun “gübreler ve topraklar” dışında kalan hizmetler için tesciline karar verildiğini, davalı şirket başvurusunun kısmen reddine ilişkin kararın yerinde olduğunu, YİDK kararının “gübreler ve topraklar” dışında kalan emtianın tescili yolundaki kararının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) ve emsal yargı kararlarına aykırı olduğunu, müvekkili adına tescilli KTS esas unsurlu markaların her türlü gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan verimi ve üretim miktarını arttırmaya yönelik kimyasal solüsyonlar emtiasında kullanılmakta olduğunu ve bu nevi ürünleri Türkiye pazarına ilk defa sunan firma olması nedeniyle sektördeki pek çok işletme ve tüketici tarafından bilinen bir kuruluş olması nedeniyle davalı adına işlem gören markanın müvekkilinin markalarının türevi gibi algılanacağını, müvekkilinin markaları ile dava konusu markanın benzer olduğunu, ihtilafın; davacı adına tescilli KTS markasının emtia listesini oluşturan “gübreler, topraklar” malları ile TPMK'nın davalı şirket adına tesciline karar verdiği emtiadan “tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” emtiasının benzer mal olup olmadığı olduğunu, müvekkili adına tescilli KTS markasının emtia listesini oluşturan gübrelerin esas itibariyle sıvı gübre solüsyonları olduğunu, bilinen anlamda katı gübre olmadığını, dolayısıyla sıvı gübre solüsyonlarının tarım ve bahçecilikte kullanılan kimyasallardan olduğunu, aynı tüketici kitlesine hitap eden, aynı tür marketlerde satılan, aynı raflarda yer alan, birbirini tamamlayan, benzer ihtiyaçları gidermede kullanılan, dağıtım ve sunum kanalları ortak olan ürünlerin söz konusu olduğunu, açılan ceza davası ile Tektar Tarım’ın müvekkiline ait KTS markasını kullanmasının 556 sayılı KHK’ya aykırı olduğu, bu sebeple Tektar Tarım firması yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı şirketin haklarında açtıkları davadan sonra AGROFOL 420 – KTS markasının tescili için başvuruda bulunmasının kötü niyetli olduğunu, TPMK’nın usule ve yasaya aykırı kararının iptalinin gerektiğini, huzurdaki davanın açıldığı tarihte davalı şirketin noksan evrak ikmal süresi içinde bulunduğunu, davanın açılmasına sebep veren eylemin davalı şirketin eylemi olduğunu, KTS ibaresinin kimyasal kısaltma olmadığını, marka olma niteliğini taşıyan bir ibare olduğunu iddia ederek davalı TPMK'nın 2013 M 387 karar numaralı YİDK kararının davalı şirket markasının “gübreler ve topraklar” dışında kalan emtialar için tescilin devamına dair olan kısmının iptaline, davalı şirket markasının “tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” emtiası için tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, tescil işlemlerinin devamına karar verilen mal ve hizmetler yönünden markanın tescil edilmediğini bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, tescil edilmeyen bir markanın hükümsüzlüğünün talep edilmesinin mümkün olmadığını, marka tescil edilmediğinden YİDK kararının da bir hükmünün kalmadığını, bu nedenle husumet yokluğu, hukuki yarar yokluğu ve davanın konusuz olması nedeni ile reddi gerektiğini, KTS ibaresinin K2S2O3 formülünün kısaltılmış şekli olduğunu, KTS ibaresinin Potasyum Tiyosülfat’ın kısaltması olarak tüm dünyada bilinip kullanıldığını, ticaret alanında kullanımı herkese açık olan bu ibarenin tek başına marka olarak tescil edilmesinin 556 sayılı KHK kapsamında mümkün olmadığını, ürün içeriğini belirtmek adına KTS ibaresinin bu içerikli tüm ürünlerin ambalajı üzerine yazılmasının ve kullanılmasının aynı zamanda yasal zorunluluk olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını ve markaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, bir markanın birden fazla ülkede tescilli olmasının tanınmışlık anlamına gelmeyeceğini ve davacı markasının tanınmış marka kriterlerini taşımadığını, YİDK kararı ile itirazlarının kısmen kabul edilip benzer olmayan sınıflar yönünden başvurunun devamına karar verildiğini, tesciline karar verilen mal ve hizmetlerin davacının mal ve hizmetlerinden farklı olduğunu savunarak davanın hukuki yarar yokluğu ve konusuz olması nedeniyle reddine, YİDK kararının yerinde olması nedeniyle davanın ayrıca reddine, markaların benzer olmaması ve iltibas şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın ayrıca reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirket marka başvurusu ile davacı markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının itiraz aşamasında dayandığı tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, dava konusu başvuruda davacı markasının ürün içeriğini gösterir şekilde kullanımının olması nedeniyle başvurunun kötü niyetli bir başvuru olmadığı yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmanın kötüniyetli bir başvuru olduğunu ispata yeterli olmadığı gibi davalı başvurusunun da davacı markasına benzer olmadığı ve davacı markasının davalı başvurusundaki kullanım şekli ve markada konumlandırılış şekli göz önünde bulundurulduğunda 556 sayılı KHK'nın 12 nci maddesi kapsamında kalan bir kullanım olduğu ve bunun da kötüniyetli başvuru olduğunu göstermediği ve kötüniyetin gerekçesi olarak gösterilen Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava gerekçe gösterilmiş ise de Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/7 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulmuş olduğu ve raporda davalının KTS ibaresini kullanımının 556 sayılı KHK'nın 12 nci maddesi kapsamında kullanım olduğu kullanımın kötü niyetten kaynaklanmadığı davalının KTS ibaresini potasyum tiyosülfat için bir kısaltma olacak şekilde kullandığı, iyi niyetli bir kullanım olduğunun bilirkişilerce tespit edilmiş olduğu, bu nedenle taraflar arasında görülen bu davaya dayanılarak davalı başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; KTS markasının kimyasal kısaltma olduğu ve hükümsüz kılınması gerektiği gerekçesi ile 2 ayrı firma tarafından ayrı ayrı tarihte ve ayrı ayrı mahkemelerde açılan davalar neticesinde müvekkile ait KTS ibaresinin, marka olma niteliği taşıdığı hükümsüz kılınmasının mümkün olmadığının Yargıtay incelemesinden de geçen, iki ayrı mahkeme kararı ile sabit olduğunu, KTS ibaresinin müvekkil adına tescilli ve yasal korumaya haiz olup, işbu markanın müvekkilin izni ve onayı olmaksızın, bu marka ile ürün imalatı, satışa arzı ve/veya iltibas tehlikesi yaratacak şekilde tescile konu edilmesi 556 sayılı KHK hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, taraf markaları gerek ihtiva ettikleri KTS ibaresi ve gerekse emtia listesinin benzer olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

556 sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrası.

  1. Değerlendirme

1.Davacının adına tescilli markası KTS, davalının dava konusu marka başvurusu AGROFOL 420 KTS ibaresinden oluşmaktadır. Dava konusu AGROFOL 420 KTS ibareli markanın 01. sınfta yer alan “Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Gübreler ve topraklar. Yangın söndürücü maddeler. Ev ve kırtasiye amaçlı olmayan yapıştırıcılar.” ürün ve hizmetler yönünden tescil başvurusunda bulunulduğu, davacıya ait itiraza mesnet KTS ibareli markanın 01. sınıfta yer alan “Potasyum tiyosülfat içeren gübre solusyonları” ürün ve hizmetleri yönünden tescilli olduğu anlaşılmaktadır. YİDK tarafından "gübreler ve topraklar " malları için taraf markaları arasında iltibas bulunduğu kabul edilmiş, kalan kısım yönünden itirazın reddine karar verilmiştir. Mahkemece de markalar arasında iltibas bulunmadığı ve kötüniyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

2.Dava konusu ''KTS'' ibaresinin Latince kimyasal ürün isminin kısaltması olarak algılanmasına karşılık, tanımlayıcı işaret sayılması yönünde kesin bir görüş oluşmadığı, bununla birlikte, bu işaretin bir an için tanımlayıcı olduğu kabul edilmiş olsa bile, markanın başvuru tarihi olan 1999 ve tescil tarihi olan 2001 tarihinden bu yana kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığının kabulü gerekmektedir. Tüketici gözünde KTS ibaresinin piyasada bulunan gübre solüsyonları için marka haline geldiği, davalının her şeye rağmen KTS ibaresini ürünün özü hakkında bilgi veren teknik bir ibare olarak kullanabilmesi olasılığı var ise de, bu kullanımın dava konusu edilen ölçekte ve biçimde olmayıp ancak, tüketicilere, alıcılara, ambalaj üzerinde markasal olmayan tarzda ve bilgi verici metin içinde gerçekleşebileceği, bu itibarla, davalının dava konusu edilen markasının “tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” emtiası yönünden davacı markası ile iltibas oluşturduğunun kabulü gerekirken mahkemece iltibas oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevaptemyizv.kararı''kts''mahkemesiderecebozulmasınaagrofol

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim