Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5338

Karar No

2023/5209

Karar Tarihi

21 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/51 Esas, 2022/556 Karar

HÜKÜM: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ''Kırşehir Merkez Organize Sanayi Bölgesi Altyapı Yapım İşi bünyesindeki 10'luk parke taşının nakliyeli olarak iş sahasında teslimi'' konulu 24.07.2013 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, sözleşme uyarınca toplam 7522 metrekarelik prefabrik beton parkenin nakliyeli olarak davalıdan satın alındığını ve satın alınan ürünlerin, dava dışı işveren olan Kırşehir Merkez Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ile yapılan sözleşmeye konu yapım işinde kullanıldığını, Kırşehir Merkez Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünce, projede 5 no.lu yol olarak nitelendirilen bölümün 700 metrekarelik kısmında kullanılan beton parkelerin yüzeylerinin soyulduğunu ve kapak atma olarak nitelenen hasarın meydana geldiğinin tespit edilerek bu hatalı imalatın doğru malzeme ile değiştirilmesinin davacıdan talep edilmesi üzerine davacının davalı şirkete kusurlu malzeme konulu ihtarnamenin gönderildiğini, ihtarnamesi ile geçici kabulü engelleyen ve gözle dahi tespit edilebilen hatalı imalatların yerinden sökülüp, teknik şartnameye uygun malzeme ile değiştirilmesini talep ettiğini, yine 17.03.2014 tarihinde davalıya hitaben ihtarname keşide edildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin 10 uncu maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğunu, Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/20 D.İş sayılı dosyasıyla dava konusu ayıplı malların yerinde tespitlerinin yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL zararın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/20 D.İş sayılı dosyasındaki giderlerin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 10.05.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 59.060,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında sözleşme yapıldığını, sözleşmenin içeriğinin emtiaların teslimine ilişkin olup, davalının uygulama ve montaj konusunda yükümlülüğü bulunmadığını, davalının tüm edimlerini ifa ettiğini, teslim edilen malların Türk Standartları Enstitüsünün standartlarında olduğunu, Karayolları Müdürlüğü ve Kırşehir Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünce de gerekli kontrol ve tesbitler yapıldıktan sonra malların ayıpsız olarak teslim edildiğini, davacının davalıya ödeme yaptığını, davacı tarafın üstlendiği işin 100.000 m2'lik bir iş olduğunu, davalının ise davacıya toplam işin %10'undan az miktarda beton parke sattığını, hatalı imalatın olduğu yerde davalının sattığı beton parkenin kullanıldığının ispatlanması gerektiğini, Kırşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/20 D. İş sayılı dosyasında yapılan tespitin usule aykırı olduğunu, bu raporu kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli ve 2014/733 E., 2017/148 K. sayılı kararıyla; davacı tarafça ibraz edilen, dava dışı Kırşehir Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün 12.09.2013 tarihli yazısından, davacının dava dışı idarenin hasarlı taşların değiştirilmesi talebini en erken dava dışı idarenin 06.09.2013 tarihli yazısı ile öğrendiği, devamında ise davacının 16.09.2013 tarihinde keşide ettiği ihtarnamenin davalıya 11.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 10 uncu maddesinde, ''satıcı satış konusu beton parkenin Bayındırlık Bakanlığı şartnamelerine uygunluğunu alıcıya garanti eder. Sevkiyatı tamamlanmış dahi olsa alıcının muhatabı idare tarafından kabul görmeyen malzeme bedeli ödenmeyecektir. Satıcı bu hususta hiç bir hak talep etmeyecektir'' denildiği, davacı taraf, dava dilekçesinde ''gözle görülebilir'' şeklinde tarif ettiği ve açık ayıplı olduğunu iddia ettiği satım konusu malzemeyi ihtirazi kayıt koymaksızın teslim alıp ödeme yaptığından ve yasal ihbar süresinden sonra 16.09.2013 tarihli ayıp ihbarında idarenin 06.09.2013 tarihli yazısındaki "yükleme boşaltma sırasında meydana gelen kırık taşların değiştirilmesi'' hususuna dayandığından, artık sözleşmenin 10 uncu maddesine dayanarak bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli ve 2019/1321 E., 2019/1621 K. sayılı kararıyla; dosyadaki yazılardan ve ihtarnamelerden satım konusu parke taşlarındaki kırık ve çatlak gibi maddi olguların çıplak gözle görülebileceğinin anlaşıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü birinci fıkrasının (c) bendinde ayıbın açıkça belli olması durumunda iki gün içerisinde alıcının durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği düzenlemesi karşısında, ilk ayıp ihbarının 16.09.2013 tarihinde yapıldığı kabul edildiğinde ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, davacının herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan parkeleri kabul ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 21.12.2021 tarih, 2020/5068 E., 2021/7291 K. sayılı kararıyla taraflar arasında akdedilen ''Kırşehir Merkez Organize Sanayi Bölgesi Altyapı Yapımı işi bünyesindeki 10'luk parke taşının nakliyeli olarak iş sahasında teslimi'' konulu 24.07.2013 tarihli sözleşmenin 10. maddesinde, “... SATICI prefabrik beton parkenin (10’luk) Bayındırlık Bakanlığı şartnamelerine uygunluğunu ALICI’ya garanti eder. Sevkiyatı tamamlanmış dahi olsa ALICI’nın muhatabı İdare tarafından kabul görmeyen malzeme bedeli ödenmeyecektir. SATICI bu hususta hiçbir hak talep etmeyecektir.” denildiği, taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmeye konu malların, davalı tarafca davacıya ait inşaat mahallinde teslimi öngörülmüş olduğu, bu hüküm nedeniyle gerek taşıma gerekse teslim sırasında meydana gelen hasarlardan davalının sorumlu olduğu, sözleşme hükmü uyarınca ihale makamının 06.09.2013 tarihli yazısı ile “.... yükleme boşaltma sırasında kırıklar meydana gelmiş ve hasarlı olan bu taşlar da imalatta kullanılmıştır. Yapılan imalatlardaki kusurların giderilmesi ve hasarlı taşların kullanılmaması ...”, yine ihale makamının 12.09.2013 tarihli yazısı ile de “.... Yapılan imalatlardaki kusurların giderilmesi ve hasarlı taşların kullanılmaması ...” gerektiğinin davacıya bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin ifası, inşaat sahasında teslimi de öngördüğünden, somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan ayıp ihbar hükümlerinin uygulanmaması gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma öncesi alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda özetle; dosya içinde mevcut 3 adet faturaya göre davacının davalıdan almış olduğu malzeme bedelinin KDV dahil 88.759,60TL olduğu, Kırşehir 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2014/20 D. İş dosyasında yer alan ve davacı tarafından da kabul edilen hatalı ve kusurlu imalat miktarı esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının hatalı ve kusurlu parke nedeni ile uğradığı zararın 59.060,00 TL olduğu, taraflar arasındaki 24.07.2013 tarihinde sözleşme imzalandığı sözleşmenin 3.2 nci maddesinde prefabrik beton parkeler alıcının muhatabı olan idarenin teknik şartnamesini karşılayacak nitelikte olacağı ve teknik şartnameyi karşılamayan ödeme yapılmayacağı, 10 uncu maddesinde satıcının prefabrik beton parkenin Bayındırlık Bakanlığı şartnamelerine uygunluğunu alıcıya garanti ettiği, sevkiyatı tamamlanmış dahi olsa alıcının muhatabı İdare tarafından kabul görmeyen malzeme bedeli ödenmeyeceği, satıcının bu hususta hiçbir hak talepte bulunamayacağı hükümlerinin mevcut olduğu, dolayısıyla davalı taraf satış ve teslimden sorumlu olduğu, malın davalıya 28.08.2013 ile 01.09.2013 tarihleri arasında teslim edildiği, Kırşehir Organize Sanayi Bölgesi tarafından davacı şirkete 06.09.2013 tarihinde yazılan yazıda parke taşlarında yükleme boşaltma sırasında kırıklar meydana geldiğinin belirtildiği, 12.09.2013 tarihli yazısında imalatlarda hasarlı taşların kullanılmamasının istendiği, davacının 06.09.2013 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarnamede sözleşmenin 3 ve 10 uncu maddelerine uygun bir şekilde hareket edilmesinin istenildiği, yine davacının 24.02.2014 tarihinde ihtarname ile malzemelerin değişiminin istendiği, 24.03.2014 tarihinde tespit yapıldığı ve verilen parke taşlarının hatalı olduğunun tespit edildiği, hatalı parke taşı verilmesi nedeni ile uğranılan zarardan sözleşme kapsamında davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 59.060,00 TL'nin 10.000,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 15.04.2014 tarihinden yasal faizi ile birlikte, 49.060,00 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 17.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından teslim edilen kilit parkelerde herhangi bir kusur söz konusu olmadığını, davacının kusurlu olduğunu iddia ettiği parkelerin müvekkili ile hiçbir alakasının bulunmadığını, davacının yapım işini üstlendiği Kırşehir Organize Sanayi Bölgesi için birçok firmadan 10'luk beton parke temini gerçekleştirdiğini, bu tedarikçilerden sadece bir tanesinin davalı olduğunu, teslimat sırasında meydana gelen hiçbir kırılma veya deformenin meydana geldiğine dair davacı tarafından tanzim edilmiş bir tutanak veya ihtar bulunmadığını, 5 no.lu yola döşenen beton parkelerin müvekkile ait olduğu hususunda herhangi bir tespit yapılamadığını, müvekkil davalı tarafından eksiksiz ve kusursuz bir şekilde imal edilen ve yine kusursuz bir şekilde teslimi yapılan parkelerin bir an için 5 no.lu yola montaj yapıldığı kabul edilse dahi hatalı montajı veya montaj sonrası hatalı kullanımdan kaynaklı meydana gelen hataların müvekkiline mal edilmeyeceğini, davaya gerekçe olarak gösterilen Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/20 D. İş sayılı delil tespiti sırasında davalının hazır bulunması için tebligat çıkarılmadığı, delil tespiti bilirkişi raporunun da tebliğ edilmediği, davalının dinlenilme hakkının açıkça ihlal edildiği, bu delil tespiti raporunun İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas kabul edilerek delil olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 uncu maddesi ve devamı.

  4. Değerlendirme

Dava, davalı tarafından davacıya satılan ve teslim edilen parke taşlarının ayıplı olduğu iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir. Davalı yargılamanın safhalarında söz konusu ayıplı malın kendisinin sattığı mal olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak gerek tespit konusu bilirkişi raporunda ve tespit raporundaki değerlendirmeleri esas alan Mahkemece alınan bilirkişi raporunda gerekse dosya kapsamıyla dava konusu ayıplı malın davalıdan satın alınan parke taşları olduğu sabit değildir. Zira davacı ile davalı arasında imzalanan 30.11.2013 tarihli sözleşmede iş miktarının 90.000 metrekare olarak düzenlendiği, bu miktarın tahmini olduğunun belirtildiği, dava dilekçesinde davalıdan 7522 metrekare parke taşı satın alındığı, bu parke taşlarının dava dışı Kırşehir Organize Sanayi Müdürlüğü ile davacı arasındaki yol kaplama işinde kullanıldığı ve davacı tarafından 5 no.lu yolun kaplamasının bu parke taşlarının kullanılarak yapıldığı iddia edilmiştir. Dava dışı Kırşehir Organize Sanayi Müdürlüğünün 13.03.2014 tarihli yazısından taraflar arasındaki yol kaplama işinde toplam 18 yol olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu 5 no.lu yolda kullanılan malzemenin davalıdan satın alınan malzeme ile yapıldığı davacı tarafından ispat edilemediğinden davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapistinafkararsatıcıtemyizyargılamav.kararımahkemesiderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim