Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2713

Karar No

2023/5200

Karar Tarihi

21 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/100 Esas, 2022/121 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/448 E., 2021/903 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.05.2018 tarihli "hazır beton sözleşmesi” uyarınca farklı cinslerde en fazla 10.000 metreküp ile sınırlı hazır beton işi için tedarikçi sıfatına haiz davalı şirket ile anlaşıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede davalının edimlerini yerine getirmesinin karşılığı ödeme şekli olarak davacı şirkete ait 6962 ada, 8 parseldeki bloğun 10. kat, güney doğu ve doğu batı cephe şeklinde iki adet dairenin verilmesi, kalan kısım için ise 2018 yılının 8. ayından itibaren evrak verilmesi şeklinde mutabık kalındığını ve söz konusu dairelerin bedeli olan 530.000,00 TL'nin 2018 yılının Aralık ayına kadar ödenmesi durumunda bu dairelerin davacı nezdinde kalacağının hüküm altına alınmış olduğunu, sözleşme ile davacıya ait daireler yönünden edimin ifasının (ayni veya nakdi) seçimlik olarak kararlaştırıldığını, gelinen safhada davacı şirket tarafından davalıya sözleşmeye konu daire bedelleri toplamı 530.000,00 TL'nin belirtilen vadelere kadar ödendiğinden bu dairelerin davalıya devredilmeyerek sözleşmeye uygun şekilde davacı nezdinde kaldığı gibi bunun yanı sıra 2018 yılında ayrıca 400.000,00 TL daha ödemede bulunulduğunu, cari hesap ekstresi ile defter kayıtlarının tetkiki neticesinde yargılamanın ilerleyen aşamalarında sübuta ereceği üzere davacı tarafından 2018 yılı sonuna kadar davalı şirkete toplam 930.000,00 TL ödemede bulunulduğunu, daire bedelleri olan 530.000,00 TL'nin mahsubu sonucu 400.000,00 TL daha ödendiğinin de açık olduğunu, 2018 yılında davacı tarafından davalıya 930.000,00 TL ödeme yapıldığını ve karşılığında davalının 339.123,74 TL'lik beton teslimini gerçekleştirdiğini, bakiye kalan 590.876,26 TL'na ilişkin ise davalının 2019 yılında sadece 206.626,26 TL tutarında beton teslimi gerçekleştirdiğinden davacının davalıdan alacaklı olduğunu ve bu alacağın icra inkar tazminatı talebi yönünden muayyenlik şartını da taşıdığını, davacı şirketin davalıdan sözleşmeye aykırı olarak eksik ifadan dolayı 383.013,36 TL alacaklı olması nedeniyle davalı aleyhine başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/6035 E. sayılı ilamsız icra takibine haksız ve hukuka aykırı itiraz ettiğini, davalının itirazının iptali ile takibin devamını sağlamak üzere işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, arabuluculuk 2020/27919 mumaralı dosyasından anlaşma sağlanamadığına dair anlaşmama tutanak aslının dilekçe ekinde sunulduğunu iddia ederek davalı borçlu şirketin itirazının iptali ile Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/6035 E. sayılı dosyasından başlatılan takibin devamına, asıl alacağın likit olması nedeniyle yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede öngörülen ifanın birinci kısmının bugüne kadar davacı tarafça yerine getirilmeden daha sonraki tarihli ifaların yerine getirildiğinden bahisle davalının sözleşme edimlerini yerine getirmediğini iddia etmenin hukuken yok hükmünde olduğunu, sözleşme kapsamında davalının yükümlülüğündeki işleri bugüne kadar yerine getirdiğini, söz konusu hazır betonların davacı tarafa teslim edildiğini ve hala da teslim edilmeye devam edildiğini, davacı tarafın sözleşme kapsamında üzerine yüklenen yükümlülüklere gereği gibi riayet etmediğini ve sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı tarafın dava dilekçesinde sanki belirsiz bir vade tarihi varmış gibi esnaf yöntemi ile aldığını ve verdiğini hesaplayıp bakiye bedeli talep ettiğini, sözleşme hükümleri ortada iken söz konusu yöntemi uygulamanın mümkün olmadığını, sözleşmede açıkça 2 vadenin belirlendiğini, iki ayrı vade tarihinin olduğunu, birinci vade tarihinin 31.12.2018 tarihi olup bu tarihe kadar 530.000,00 TL veya 2 adet dairenin davalıya devrinin gerektiğini, burada şart yer almakta olup eğer 530.000,00 TL ödenmezse dairelerin devredileceğini, ödenirse dairelerin devredilmeyecek olduğunu, davacı tarafın ise vade tarihine kadar ne 530.000,00 TL ödediğini ne de 2 daireyi devrettiğini, dolayısıyla davacı tarafın belirli vadeli sözleşmesinde temerrüde düştüğünü, davacı tarafın 31.12.2018 tarihine kadar yaptığı ödemelerin, ilk vadeye göre ödemesi gerekenin yarısını dahi karşılamadığını, davacının haksız yere ve kötü niyetle yaptığı takip sonucu açtığı bu davanın reddi gerektiğini, ikinci vade tarihinin ise 2018 yılının 8. ayından başlayıp 2019 yılının 8. ayında sona ermekte olduğunu, bu vadeler arasında ödenmesi gereken bedelin ise tarafların anlaştığı toplam bedelden ilk vadede ödenmesi gereken 530.000,00 TL düşülünce kalan bedel olduğunu, kalan bedelin davacının alacağı hazır betonun cinsine (3 çeşit) göre değişiklik göstereceği için bu şekilde yazma yoluna gidildiğini, kalan bu bedelin de nakit para ile değil, kıymetli evrakla ödenmesinin kararlaştırıldığını, ödeme için verilen çeklerin bir kısmının da karşılıksız çıktığını, bunun üzerine yine vadelerin sarkmış olduğunu, yargılama aşamasında bu durumun ortaya çıkacağını, söz konusu sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere davalının borcunun 10.000.00 metreküp hazır beton teslim etmek olduğunu, bu malın ne zamana kadar ve ne şekilde teslim edileceğinin sözleşmede yer almadığını, yani davalı açısından bir vadenin söz konusu olmadığını, sözleşme kapsamında davacı taraf istedikçe davalının hazır beton teslim ettiğini, ilişkinin bu şekilde ilerlediğini, davacı tarafın 31.12.2018 tarihinde üzerine düşen bedeli ödemediğini, 2 daireyi de devir etmeye yanaşmadığını, hatta daireleri başka kişilere sattığını, davacı tarafın açıkça kötü niyetle hareket ettiğini, davalının davacı taraftan daireleri devretmesini istediğinde, davacı şirket yetkilisinin taşınmazların çok değer kazandığını ve davalıya vermek yerine sattığını beyan ettiğini, davacı tarafın açıkça kötü niyetle hareket ettiğini, davalı şirketin yetkililerince davacı taraf yetkililerine sözleşme kapsamında ahde vefa ilkesi gereğince hazır beton teslimine hazır olunduğunun defaten beyan edildiğini, yine 31.12.2018 tarihine kadar olan bedelin de ticari faizle ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu hususların kendileri tarafından keşide edilen Kayseri 6. Noterliğinin 08.11.2019 tarihli ihtarnamesinde de belirtildiğini, sözleşme kapsamında kalan hazır betonu teslim etmeye hazır olduğunu, davacının ödediğini iddia ettiği 930.000,00 TL'nin sözleşme kapsamında teslim edilecek 10.000 metreküp miktarlı malın bedelini de karşılamadığını, davacının 31.12.2018 tarihine kadar ödemesi gereken bedelden sadece 15.000,00 TL'nı ikinci ifa kısmı için ödediğini, kıymetli evrak ödemelerini sözleşme gereği ikinci ifaya sayarsa ilk vadeden itibaren bakiye bedel için ticari faiz işlemekte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 12.05.2018 tarihli hazır beton sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede davacının iş sahibi, davalının ise tedarikçi sıfatı ile anıldığı, sözleşmeye göre davacının davalıdan farklı cinslerde hazır beton alacağı, 10.000 metreküp hazır beton karşılığında davacının kendisine ait olan iki adet dairenin verileceği, kalan kısım için ise 2018 yılının 8. ayından itibaren evrak verileceği, söz konusu dairelerin bedeli olan 530.000,00 TL'nin 2018 yılının Aralık ayına kadar ödenmesi durumunda ise bu dairelerin davacıda kalacağının kararlaştırıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde ve celp olanan banka kayıtları ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, aralarındaki hazır beton sözleşmesi uyarınca davacının davalıya toplam 930.000,00 TL ödeme yaptığı, karşılığında davalının davacıya toplam 545.750,00TL tutarında hazır beton teslim ettiği, davacının avans olarak ödemesini yaptığı hâlde 384.476,56 TL tutarında hazır betonun ise davalı tarafından davacıya verilmediğinin anlaşıldığı, davalının defter kayıtlarından da bu husus anlaşıldığı için davalıya yemin hakkının hatırlatılmasına gerek görülmediği, taleple bağlılık ilkesi nazara alındığında davacının, avans olarak verdiği 383.013,36 TL asıl alacağının iadesini talep etmekte haklı olduğu, somut uyuşmazlıkta Kayseri 8. Noterliğinin 25.10.2019 tarihli ihtarnamesi ile davacının 383.013,36 TL miktarlı eksik ifanın ikmali için davalıya 7 günlük süre verdiği, bu ihtarnamenin davalıya 30.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 07.11.2019 tarihinde temerrüte düştüğü, takip öncesi işlemiş avans faizi alacağının 14.919,16 TL olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/6035 E. sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 383.013,36 TL asıl alacak ve 14.919,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 397.932,52 TL üzerinden icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 383.013,36 TL asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali (işlemiş faiz alacağı) isteminin reddine, 383.013,36 TL asıl alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin taraflar arasındaki ilişkiyi, sözleşmeyi, ifa kurallarını, ifa zamanını hiç tartışmadığını, ''ne aldın, ne verdin, arada ne kadar fark var, fark kadar davayı kabul ettim'' şeklinde özetlenebilecek bir yöntem uyguladığını, Mahkemenin sözleşme gereğince evrak (çek) olarak verilen ifaları, nakit veya daire yerine saydığını, iki ayrı ifa şekli ve zamanı olan hususun birbirinin yerine sayılması ve toplama çıkarma yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, bu sözleşme yorumlama ve delil değerlendirme yöntemine göre bu kadar maddeye gerek olmadığını, ifanın birinci kısmı bugüne kadar davacı tarafça yerine getirilmeden, kabul anlamına gelmemek üzere daha sonraki tarihli ifaların yerine getirildiğinden bahisle davalının sözleşme edimlerini yerine getirmediğini iddia etmenin hukuken yok hükmünde olduğunu, davacı tarafın sözleşme kapsamında üzerine yüklenen yükümlülüklere gereği gibi riayet etmediğini ve sözleşmeye aykırı davrandığını, ortada usulüne uygun feshin olmadığını, davalının vadesi belli olmayan hazır betonu teslime hazır olmasına rağmen davacı tarafın ihtarname gönderdiğini, ama beton istemediğini, söz konusu ihtarnamede veya başka belgede sözleşmenin feshine ilişkin bir beyanı da olmadığını, davacı tarafın kasten beton almayıp sözleşmeye aykırı davrandığını, üstüne icra takibine giriştiğini, dolayısıyla bu açıdan da davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın almayı kabul ettiği 10.000.00 metreküp hazır betonun tüm bedelini ödemediğini, dolayısıyla davacının alacaklı olmasının zaten mümkün olmadığını, taraflar arasında yapılan 12.05.2018 tarihli sözleşme gereğince davacı tarafın 10.000.00 metreküp hazır beton alacağını, davalının bu sözleşmeye güvenerek yükümlülükler altına girdiğini, buna rağmen davacı tarafın kötü niyetli yol ve yöntemlerle sözleşmeyi bertaraf etmeye, yükümlülüklerden kurtulmaya ve davalıyı borçlu çıkarmaya çalıştığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın ödediğini iddia ettiği 930.000,00 TL'nin sözleşme kapsamında teslim edilecek 10.000.00 metreküp malın bedelini de karşılamadığını, davalının ahde vefa ilkesi ve ticari hayatın gerekleri çerçevesinde bu sözleşmeye güvendiğini, gereğini yaptığını, davacı tarafın ise 31.12.2018 tarihine kadar yükümlülüklerini yerine getirmediğini, üstüne dava yoluna başvurduğunu, gelinen bu aşamada davalı firmanın bu davaya ve çıkarılan maliyete katlanmasının beklenemeyeceğini, Mahkemece icra inkar tazminatına da hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalının usulüne uygun tutulmuş defter ve kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü, uyumlu olduğu, taraflar arasında tarafların kabulünde olduğu üzere hazır beton sözleşmesi yapıldığı, davalının davacıya beton sattığı, davacının beton bedelini ödediği, aralarında satım sözleşmesi olmasından ötürü aynı anda ifa kuralının geçerli olduğu, davacının zamanında yaptığı ödemeye karşılık davalı tarafından düzenlenen faturalar kıyaslandığında davacının fazladan ödeme yaptığı, davacının ifa borcunu zamanında yerine getirdiği, davalının ise teslim borcunda temerrüde düştüğü anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının avans olarak ödemiş olduğu satış bedelinin bakiye kalan kısmının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptaline istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 vd. maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim