Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2774
2023/5162
20 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/789 Esas, 2022/70 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/762 E., 2018/1026 K.
Taraflar arasındaki ifa ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.07.2015 tarihli tarihli davalı firmaya bağlı Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletme Müdürlüğü Fabrika Sahasında Atıl durumdaki Hidrojen Peroksit Fabrikasının Hidrojen Peroksit, Azot Oksijen ve Hidrojen Oksijen Tesislerine ait deklase niteliğindeki makine, ekipman, teçhizat ile ambar yedeklerinin satışı konusunda satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden 02.06.2015 tarihinde söz konusu fabrika sahasında müvekkil firmaya yer gösterme yapıldığını, müvekkilinin işe başlamasını müteakip teknik şartname gereği sözleşme kapsamında olması gereken ve fiyat teklifi bu şekilde verilen bir kısım malzemelerin verilemeyeceğinin müvekkiline şifai olarak bildirildiğini, müvekkilinin Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/118 D.İş sayılı dosyası üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırdığını, yapılan keşif sonucu sözleşme kapsamında olması gereken ve teslimi yapılmayan malzemelerin neler olduğu ve bu malzemelerin rayiç değerlerinin belirlendiğini, keşif ve tespitte belirlenen malzemelerdeki haklar saklı kalmak kaydıyla diğer malzemelerin teslim alınacağı, diğer malzemelerin teslim alınmasının haklarından vazgeçme anlamına gelmediğinin davalıya ihtaren bildirildiğini, yine keşifte belirlenen malzemelerin aynen olmaz ise belirlenen 360.250,00 TL'nin 7 gün içinde ödenmesinin davalıya ihtar edildiğini, davalının 27.10.2015 tarihli cevabi ile her hangi bir mal teslimi veya ödemenin yapılmayacağının bildirildiğini ileri sürerek 08.07.2015 tarihli hurda alım satım sözleşmesi kapsamında olmasına rağmen müvekkiline teslim edilmeyen ve 14.07.2015 tarihli keşif neticesinde Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/118 D.İş sayılı dosyasından tespiti yapılan malzemelerin müvekkiline aynen iadesini, bu mümkün olmaz ise 360.250,00 TL malzeme bedelinin 30.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 05.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 08.07.2015 tarihli hurda alım sözleşmesi kapsamında olup müvekkiline teslim edilmeyen ve şantiye sahasında olduğu tespit edilen 15.500 Kg. bakır baranın aynen müvekkiline teslimini, bu mümkün olmaz ise 385.560,91 TL bedelinin 30.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini, 08.07.2015 tarihli hurda alım sözleşmesi kapsamında olup müvekkiline teslim edilmeyen ve şantiye sahasında olduğu tespit edilen 3.500 Kg alüminyum baranın aynen müvekkiline teslimini, bu mümkün olmaz ise 26.872,47 TL bedelinin 30.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, 27.07.2015 tespit raporunda belirlenen ve 08.07.2015 tarihli hurda alım sözleşmesi kapsamında olup müvekkiline teslim edilmeyen malzemeler için 38.250,00 TL kablo bedeli, 7.800,00 TL demir aksam bedeli, 35.000,00 TL çelik konstüriksiyon parça bedeli, 75.000,00 TL muhtelif malzeme bedeli, 43.375,00 TL krom nikel boru bedeli, 54.000,00 TL tankların bedeli, 20.500,00 TL eşanjörlerin bedeli, 58.000,00 TL redüktörlerin bedeli olmak üzere toplam 331.925,00 TL malzeme bedelinin 30.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 19.03.2015 tarih 617/10 sayılı satış kararı gereği Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletme Müdürlüğünde atıl durumda bulunan Hidrojen Peroksit Tesisleri ile bu tesislere ait deklase durumda bulunan ambar yedek malzemelerinin ilan edilen ilan metni ve ihale dokümanları çerçevesinde takdir edilen 3.700.000,00 TL muhammen bedelle satışı için ihaleye çıktığını, yapılan açık artıma sonucunda 3.711.000,00 TL bedel teklifi ile tespit isteyen davacı firmanın en yüksek teklifi vererek ilk sırada yer aldığını, firma ile sözleşme imzalandığını, teknik şartnamenin 1 inci maddesinde kapsam tarifi yapıldığını, bu kapsamda tesisin ihaleden önceki evveliyatında haiz olduğu malzemeleri ile değil mevcut ve hali hazır durumuyla satışa çıkartıldığının ifade edildiğini, yer görme aşamasında istekli firmalara gerekli bilgilerin verildiğini, teknik şartnamede kapsam dışında olanların belirtilmek suretiyle ayrıntılı belirleme yapıldığını, Hidrojen Peroksit Fabrikalarının 1991 yılından bu yana atıl halde bulunduğunu, tesisin satış aşamasına kadar olan süreçte ihtiyaç duyulan bazı ekipmanlar demonte edildiğini, tesisin bu haliyle ihale dökümanlarında detaylandırıldığı şekilde satışa sunulduğunu, tesis sahasının 1991 yılından bu yana işletme müdürlüğünce modernizasyon çalışmaları çerçevesinde yapılan yenilemeler ile mevcut diğer tesislerden sökülen faal veya gayri faal olan makine ekipmanların stoklama alanı olarak kullanıldığını, davacı şirketin ihtarnamede belirttiği bakır baranın hiçbir şekilde fiziken ve miktarsal olarak satış kapsamında kalmadığını, sahada bulunan bir miktar alüminyum baranın ise işletme müdürlüğünce enerji sistemlerinde yapılan modernizasyonlar ve iyileştirmeler sonucu geçmiş yıllarda demonte edildiğini, ihtiyaç halinde kullanılabileceği öngörüsü ile Hidrojen Peroksit Fabrikalar zemin katındaki alanda geçici olarak depolandığını, işletme müdürlüğünce başka bir sahaya taşındığını, alüminyum baraların Hidrojen Peroksit tesisinin satışa esas malzeme muhteviyatında olmadığını, hidrojen peroksit tesisi satışına esas montajlı veya montajsız hiçbir malzemenin sahadan taşınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bakır ve alüminyum baraların sözleşme kapsamında satılan hurda malzeme olduğu, bunların davalı tarafından sözleşme kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davacıya teslim edilmediği, ancak sözleşme kapsamında bulunan malzeme oldukları, davacıya tesliminin gerektiği, 27.07.2015 tarihli tespit keşfinde boş sahada bulunduğu belirtilen ve fotoğraflarda yer alan malzemelerin talimat keşfi sırasında mahallinde bulunmadığı, bu nedenle aynen teslim edilemeyeceği gerekçesiyle aynen iade talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne, 199.145,96 TL'nin 30.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynen teslimi istenen malzemenin sahada bulunduğunu, aynen teslim taleplerinin reddinin ve rayiç değer yerine ihtar tarihindeki değer üzerinden karar tesisinin doğru olmadığını, olmayan şeyin ispatının kendilerinden beklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hurda kavramının hiçbir zaman sözleşmedeki deklase kavramı içinde değerlendirilemeyeceğini, zaten müvekkilinin hurda malzemeleri Makine Kimya Endüstrisi Hurdasan dışında kimseye satamayacağını, aluminyum ve bakır baraların sözleşme kapsamında yer almadığını, fiyat hesaplamasının da hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, yargılamanın usul kurallarına uygun yapıldığı, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, davacının davaya konu ettiği hurda malzemelerin taraflar arasında akdedilen ve ihale teknik şartnamesinin 2.8. maddesi uyarınca satış kapsamında olmayan malzemelere dahil olduğunun davalı yanca ispat edilemediği, buna karşın yine davaya konu edilen kablolar, demir aksam, mekanik ve teknik aksamlar ile pompalar ve bağlantı elemanlarının tespit sırasında yerinde olduğu iddia edilmiş ise de, raporda yerinde olduğuna dair her hangi bir tespit bulunmadığı, aksine yerinde olmadığı ve ne zaman söküldüğünün bilinmediğinin belirtildiği gerekçesiyle davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın iki grup malzemeyi kapsadığını, tespitte iki grup malzemenin de mahallinde görüldüğünü,aynen teslimini istedikleri bakır ve alüminyum baraların mahallinde bulunduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, aynen teslim isteminin reddinin hukuka aykırılık taşıdığını, baraların rayiç bedeli yerine ihtar tarihindeki değer üzerinden karar verilmesinin doğru olmadığını, ispat yükünün yanlış bir şekilde ters çevrildiğini, olmayan şeyin ispatının kendilerinden beklenemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yer görme aşamasında isteklilere gerekli bilgilerin verildiğini, teknik şartnamede de kapsam dışı kalanların belirtildiğini, alüminyum ve bakır baraların deklase olmadığını, hurda niteliği taşıdığını, bilirkişilerin görevlerini tam anlayamadığını, sözleşme ve mevzuatı değerlendirmediklerini, peşin kabulle rapor hazırladıklarını, hurda kavramının deklase kavramı içinde değerlendirilemeyeceğini, zaten müvekkilinin hurda malzemeleri Makine Kimya Endüstrisi Hurdasan dışında kimseye satamayacağını, alüminyum ve bakır baraların sözleşme kapsamında yer almadığını, bakır baraların tesisin topraklanmasına ait olmadığının ispatlandığını, fiyat hesaplamasının da hatalı yapıldığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, harcın tamamının müvekkilinden alınamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşme konusu olduğu iddia edilen malların aynen teslimi veya alacak istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki 5. paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı, tesis sahasının 1991 yılından bu yana işletme müdürlüğünce modernizasyon çalışmaları çerçevesinde yapılan yenilemeler ile mevcut diğer tesislerden sökülen faal veya gayri faal olan makine ekipmanların stoklama alanı olarak kullanıldığını, deklase malzemelerin sözleşmeye konu edildiğini, hurda malzemeler satış kapsamında kalmadığından hurda niteliği taşıyan bakır baraların satışa konu mallar arasında bulunmadığını, sahada bulunan bir miktar alüminyum baranın ise geçmiş yıllarda demonte edildiğini, ihtiyaç halinde kullanılabileceği öngörüsü ile geçici olarak depolanan alüminyum baraların da satışa esas malzeme muhteviyatında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Taraflar arasında imzalanan Hidrojen Peroksit Tesisleri ile Bu Tesislere Ait Ambar Yedek Malzemelerinin Satış Sözleşmesinin "Sözleşmenin Konusu" başlıklı 2 nci maddesi "Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne Bağlı Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletme Müdürlüğü Fabrika Sahasında Atıl Durumdaki Hidrojen Peroksit Fabrikasının Hidrojen Peroksit, Azot Oksijen ve Hidrojen Oksijen Tesislerine Ait Deklase Niteliğindeki Makine, Ekipman, Teçhizat ile Ambar Yedeklerinin Satışı işidir." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı sözleşmenin 16 ncı maddesinde sözleşmenin idari şartname, teknik şartname ve eklerinin birbirinin ayrılmaz ve tamamlayıcı parçalarından olduğu kararlaştırılmış, teknik şartnamenin 2 nci maddesinin bir kısım fıkralarında satış kapsamına dahil olmayan malzemeler sayılmıştır.
4.Mahkemece, görüşüne başvurulan ve raporu hükme esas alınan bilirkişi heyeti bakır baraların deklase malzemenin parçası olduğu kanısına vardıklarını, alüminyum barayı da deklase olarak gördüklerini ifade etmişlerse de "Sözleşmenin Konusu" başlıklı sözleşmenin 2 nci maddesi değerlendirilmemiş, deklase malzemenin tanımı yapılmamış, hangi malzemenin neden deklase tanımına gireceği, hangi malzemenin girmeyeceği hususunda denetime elverişli bir görüş bildirilmemiştir. Bu durumda Mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden bakır ve alüminyum baraların sözleşmenin konusunu teşkil eden "Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne Bağlı Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletme Müdürlüğü Fabrika Sahasında Atıl Durumdaki Hidrojen Peroksit Fabrikasının Hidrojen Peroksit, Azot Oksijen ve Hidrojen Oksijen Tesislerine Ait Deklase Niteliğindeki Makine, Ekipman, Teçhizat ile Ambar Yedekleri" kapsamında sayılıp sayılmayacağı hususunda bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde değildir.
5.Kabule göre de, davacı vekili dava dilekçesinde tespiti yapılan malzemenin öncelikle aynen teslimini, bu mümkün olmazsa bedelinin tahsilini, ıslah dilekçesinde de, bakır ve alüminyum baranın aynen teslimini, bu mümkün olmazsa bedelinin tahsilini istemiştir. Bakır ve alüminyum baralar gerek tespit, gerekse talimat mahkemesi aracılığıyla yapılan keşif esnasında sahada görüldüğü halde Mahkemece anılan baraların aynen teslimi konusunda olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan kablolar, demir aksam, mekanik ve teknik aksamlar ile pompalar ve bağlantı elemanlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle aynen teslim talebinin reddi yönünde karar verilmesi de doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davacıya ve davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:42