Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1217
2023/5149
20 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1537 Esas, 2021/1469 Karar
HÜKÜM: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/290 E., 2018/138 K.
Taraflar arasındaki 2016 M 769 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış AYD ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının “ayd otomotiv aş” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa taraf markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ayniyet derecesinde benzer olduğu gibi taraf markaları arasında aynı 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci maddesi uyarınca iltibas bulunduğunu, müvekkilinin "AYD" ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, müvekkilinin itirazına mesnet markaları tanınmış olduğundan 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ve dava konusu marka başvurusunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 2016 M 769 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraflar marka işaretlerinin benzer olmadığı gibi kapsadıkları mal ve hizmetlerinde farklı bulunduğunu, davacının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına dayalı iddialarını ispatlayamadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olmadığı gibi taraf markalarının benzer bulunmadığını, tarafların faaliyet konusu ile yerlerinin farklı bulunduğunu, davacının 1985 yılında ve 2014 yılında tescil edilen marka kapsamlarında uyuşmazlık konusu hizmet sınıfının yer almadığını, TPMK nezdinde dava dışı kişiler adına tescilli "AYD" markalarının bulunduğunu, davacının bunlara itiraz etmediğini, bu nedenle müvekkiline karşı açılan davanın kötü niyetli olduğunu, uyuşmazlık konusu hizmet sınıfında "AYD" ibaresini ilk müvekkilinin kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet 2014/74494, 85/089081 2012/83551 ve 2007/634375 sayılı markalarında asli unsur olarak yer alan "AYD" ibaresinin dava konusu markada asli unsur olarak yer aldığı, dava konusu marka kapsamında yer alan 35 inci sınıf hizmetler ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan 12 ve 35 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin benzer olduğu, bu itibarla taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci maddesinin (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu, davacının aynı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasındaki maddelerinin somut olay bakımından uygulama imkanı olmadığı gibi kötü niyet iddialarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2016 M 769 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığı gibi kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de farklı bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olmadığını, taraf markalarının benzer olmadığı gibi tescil kapsamlarının da farklı bulunduğunu, tarafların faaliyet konusu ile yerlerinin farklı olduğunu, farklı tüketicilere hitap ettiklerini, uyuşmazlık konusu hizmet sınıfında "AYD" ibaresini ilk müvekkilinin kullandığını, davacı markaları tanınmış olmadığından dava konusu marka tescilinin yerinde bulunduğunu, TPMK nezdinde dava dışı kişiler adına tescilli "AYD" markalarının bulunduğunu, davacının bunlara itiraz etmezken müvekkili aleyhine işbu davanın açılmasının açıkca kötüniyet göstergesi olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı taraf dava dilekçesi ile sadece YİDK kararının iptalini talep ettiği, cevaba cevap dilekçelerinde de bu talebini yinelediği, davacı tarafça bu hususta ıslah da yapılmadığına göre, marka hükümsüzlüğü yönünden usulünce açılmış bir dava bulunduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece marka hükümsüzlüğü isteminin yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği, yine davalı şirketin, 35. ve 12. sınıfta yer alan malların satışına özgü perakendecilik hizmetleri için 05.03.2015 tarihinde "ayd otomotiv a.ş" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, davacı şirketin 2014/74494 ve 85/089081 sayılı , "AYD" ibareli markalarına dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8/1,3,4 maddelerine ve kötü niyet vakasına dayalı olarak itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davacının itiraza mesnet 2014/74494 sayılı markası nazara alınarak yapılan değerlendirmede marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından itirazın reddine karar verildiği, davacı tarafın Markalar Dairesi Başkanlığı kararına bu kez 2014/74494 ve 85/089081 sayılı markaları yanında 2012/83551 ve 2007/634375 sayılı markalarına da dayanarak aynı iddialarla itiraz ettiği, YİDK tarafından da yine davacının 2014/74494 sayılı markası nazara alınarak yapılan değerlendirmede markalar arasında iltibas bulunmadığı, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı itirazının reddedildiği, buna göre davacının davalı şirketin marka başvurusunun ilanı üzerine 2014/74494 ve 85/08901 sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, itirazlarının reddine dair Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı ise anılan markalarına ek olarak 2012/83551 ve 2007/634375 sayılı markalarına da dayanarak yeniden inceleme ve değerlendirme talebinde bulunduğundan YİDK kararına iptaline yönelik olan işbu davada iltibas değerlendirmesinin davacının 2014/74494 ve 85/08901 sayılı markaları nazara alınarak yapılması gerektiği, mahkemece 2012/83351 ve 2007/634375 sayılı davacı markalarının da iltibas değerlendirmesinde dikkate almasının doğru görülmediği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda emtia karşılaştırmasında 2012/83331 ve 2007/64375 sayılı markalarında dikkate alınmak suretiyle yapıldığından, ek rapor alınmasına karar verildiği, alınan ek raporda dava konusu başvuru kapsamında 35 inci sınıfta yer alan hizmetler ile davacının 2014/74494 ve 85/08901 sayılı markası kapsamında yer alan 35inci sınıfta yer alan hizmetler ve 12 inci sınıfta yer alan mallarla benzer olduğunun görüldüğü, davalı şirketin dava konusu ibare üzerinde öncelik hakkı bulunduğu ve tarafların faaliyet gösterdikleri alanlar ve yerler farklı olduğundan taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2014/74494 ve 85/08901 sayılı markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 35 inci sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas koşullarının bulunduğu, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu, marka hükümsüzlüğü istemi yönünden ise usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının ise yerinde olmadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptali yönünden açılan davanın kabulüne, marka hükümsüzlüğü yönünden ise usulünce açılmış bir dava bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığı gibi tescil kapsamlarının da farklı bulunduğunu, taraflar faaliyet konusu ile yerlerinin farklı olduğunu, farklı tüketicilere hitap ettiklerini, uyuşmazlık konusu hizmet sınıfında "AYD" ibaresini ilk müvekkilinin kullandığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını, TPMK nezdinde dava dışı kişiler adına tescilli "AYD" markalarının bulunduğunu, ek rapora ilişkin yapmış olduğu itirazlarının karşılanmadığını, istinaf başvurusu kabul edildikten sonra gerekçeli kararın çelişkili oluşturulduğunu, lehlerine vekalet ücretine karar verilmemesinin hatalı olduğunu, istinaf taleplerinde duruşma talep edilmemesine rağmen duruşma açılarak davacı lehine duruşma yapıldığından bahisle vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:42