Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2848
2023/5126
19 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Seren Bulur ile davalı vekili Avukat Hüseyin Yıldız dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında tek satıcılık ilişkisi bulunduğunu, sözleşmenin davalı yanca usulsüz feshedildiğini, davalı şirketin teminat mektubu talep ettiğini ve teminat mektubu sunulduğunu, bu davranışın sözleşmenin uzayacağına dair müvekkilinde haklı bir güven oluşturduğunu, müvekkilinin buna ilişkin hazırlıklar ve harcamalar yaptığını ileri sürerek 1.154.195,00 TL denkleştirme tazminatı ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ayrıca fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL kazanç kaybı, 10.000,00 TL banka kredilerinden dolayı masraf ve komisyonlardan doğan maddi zarar ve 10.000,00 TL iş sözleşmeleri feshedilen işçilere ödediği tazminat nedeniyle uğradığı maddi zarar olmak üzere şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 1.184.195,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin süre sonunda ve sözleşmede belirlenen sürelere uygun olarak feshedildiğini, haksız fesih söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesi uyarınca feshin sözleşmeye uygun olduğu, somut olayda davacı ile davalı arasında bir acentalık ilişkisi bulunmadığı, sözleşmenin 3.3 maddesi uyarınca davacıya satış hakkı tanınan 4 ilçede sözleşme süresince davalı üretici firma tarafından da satışlar yapıldığı, bu nedenle davacının tek satıcı olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin distribütörlük bayilik ilişkisi olduğu, denkleştirme tazminatının bayilik sözleşmelerinde uygulanma imkanı bulunmadığı, davalı tarafça anılan sözleşmenin yenileneceği izlenimi uyandırıldığına ve buna güvenerek bir takım maddi yükümlülükler altına girdiğine dair davacı tarafından delil olarak gösterilen davalının teminat mektubu talebinin olayların akışına ve somut olayın özelliklerine göre iddianın ispatı yönünde yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının sözleşme süresi boyunca müvekkiline ait tekel bölgelerinde sözleşmede istisna tutulan zincir marketler haricinde herhangi bir satışı olmadığını, sözleşmelerin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olduğunu, 2015 Haziran ve Temmuz aylarında davacı müvekkili şirketten sözleşmenin ifasına yönelik olarak 900.000,00 TL tutarında teminat talep eden ve böylelikle müvekkil şirketin bu konuda önemli finansal riskler altına girmesine neden olarak sözleşmenin 2016 yılında devam edeceği yönünde haklı bir güven ve inanç yaratan davalının çok kısa bir zaman sonra sözleşmeyi feshettiğini bildirmesinin güven ilkesi ve onun alt ilkelerinden olan hukuki görünüşe güven ilkesine aykırı olduğunu, davalı sözleşmeyi 13.maddede 2 ay olarak belirtilen ihbar süresine göre bildirimde bulunmak suretiyle feshetmişse de, yapılan fesih işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 121 inci maddesi dördüncü fıkrası hükmünde belirtilen asgari 3 aylık yasal ihbar süresi içinde yapılmış olmadığından, davalı tarafından sözleşmenin usulsüz olarak feshedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; distribütörlük sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshi sebebiyle portföy tazminatı,kazanç kaybı ,işçilere ödenen tazminat,sözleşmenin devam edeceğine verilen güven nedeniyle alınan banka kredileri nedeniyle ödenen faiz ve komisyon giderlerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun 121 ve devamı maddeleri.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06