Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1284

Karar No

2023/5114

Karar Tarihi

19 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1331 Esas, 2021/1467 Karar

HÜKÜM: Davanın reddi

(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/256 E., 2019/282 K.

Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "ANADOLU", "ANADOLU KANGAL", "ANADOLU ÇİFTLİĞİ", "ANADOLU SOFRASI" ve "ANADOLU+ŞEKİL" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2017/19219 sayılı "ANADOLU KUTUMDA" ibareli marka başvurusuna iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın TPMK YİDK tarafından "Anadolu" ibaresinin bir coğrafi yer adı olup zayıf bir ibare olduğundan bahisle reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında ortak unsur olarak içerdikleri Anadolu ibaresinden kaynaklı olarak iltibas tehlikesi bulunduğu gibi müvekkilinin bu ibareyi özellikle et ürünlerinde, yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale getirdiğini ve markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı şahıs, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer alan uyuşmazlık konusu hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetlerin aynı tür olduğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olduğu, anılan ibarenin kullanımının kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında davalı başvuru ile davacı markalarının benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyete dayalı itirazlarının ise bu iddialarını ispata yarar delil ibraz edememesi ve taraf markaları arasında iltibas olmadığından yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Anadolu" ibaresinin coğrafi kaynak belirttiği yönündeki mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, zira müvekkilinin itirazına mesnet markalarının ağırlıklı olarak 29. sınıf et ürünlerinde tescilli olup, "Anadolu" olarak bilinen coğrafyanın et ürünleri ile maruf olduğunu söylemenin mümkün bulunmadığını, bilirkişi heyetinde yer alan karşı görüşte belirtildiği üzere taraf markaları benzer olup iltibas tehlikesinin bulunduğunu, "Anadolu Efsaneleri" ibareli marka başvurusu nedeniyle Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/331 E., 2018/513 K. sayılı dosyasında açtıkları davada; itirazlarına mesnet "Anadolu" ibareli markaları ile anılan ibareli başvuru arasında benzerlik bulunduğunun kabul edilerek karar verildiğini, müvekkilinin "Anadolu" ibaresini yoğun ve yaygın kullanımı sonucu ayırt edici hale getirdiğini, itiraza mesnet markalarının tanınmış marka olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın, davaya konu marka başvurusuna ilişkin itirazında, itiraza mesnet markaların kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiği iddiasını ileri sürmediği, bu nedenle anılan iddianın YİDK kararının iptali istemi yönünden dinlenilmesinin mümkün olmadığı ancak anılan iddianın dava dilekçesiyle ileri sürüldüğü ve hükümsüzlük davası bakımından incelenmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece, bu iddia bakımından hiçbir değerlendirme yapılmadığı gibi bu iddia bakımından, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da herhangi bir inceleme yapılmadığı, bu nedenle anılan iddianın değerlendirilmesi için duruşma açılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi heyetince, davacı yanca sunulan deliller tek tek değerlendirilmek suretiyle hazırlanan 04.10.2021 tarihli kök raporda, davacı yanın, mesnet markalarının kullanımla ayırt edici hale getirildiğine yönelik iddiasını ispat edemediğinin mütalaa edildiği ve bu rapordaki görüşlere iştirak edildiği, dava konusu "Anadolu Kutumda +şekil" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında, uyuşmazlık konusu 29. ve 29. 30. ve 32 sınıfa özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliği şartı gerçekleşmişse de, taraf markalarında orta olarak yer alan "Anadolu" ibatesinin coğrafi yer adı olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.11.1999 tarih, 1999/5790 E. 1999/9590 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın da "Anadolu Kutumda" ibaresinden ve “Anadolu” ve “kutumda” ibarelerinin ortasından geçecek şekilde sopa ve sopaya bağlı hurçtan oluşan şekil unsurundan oluştuğu, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale geldiği iddiasını ispatlayamaması ve anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağı, dava konusu markada yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının dava konusu markayı ile davacı markalarından farklılaştırdığı, buna göre tarafların marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluşmadığı, tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

"anadolu+şekil"cevapkararistinaftemyizkangal""anadolu""anadolukararımahkemesivı.onanmasınaçifiği"kutumda"derecesofrası"

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim