Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8919
2023/511
25 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit, eski hâle getirme ve tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, katılma yolu ile davacılar ..., ..., ..., ... vekili, davalı vekili ve mirasçı olduğunu beyan eden ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin İnternational Hospital A.Ş. binasının mimari projelerinin yaratıcı müellif mimarları olduğunu, müvekkillerinin kendine özgün eseri olan mimari proje içeriğine aykırı ve özgün proje esaslarını değiştirici olarak kendilerinden izin alınmaksızın 23.09.2002 ve 18.12.2007 tarihlerinde müdahaleler yapıldığını, bu konuda ilgili belediye tarafından zabıt tutulduğunu, müvekkillerinin müdahaleden 02.04.2012 tarihinde haberdar olduğunu, bu konuda ihtarname gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek değişikliğe ilişkin müdahalenin tespitine, müdahalenin eski hâle getirilmesine, müdahale teşkil eden izinsiz işlem müvekkilleri aracılığı ile yapılsa idi işin mahiyetine ve Mimarlar Odası tarifesine göre tahakkuk etmesi gereken ücretin üç katı olarak 10.000,00 TL maddi tazminata ve 100.000,00 TL manevi tazminata her iki müvekkili için ayrı ayrı hükmedilmesine, hükmün gazetede ilân edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunmuş, esasa yönelik olarak da binanın aslına uygun olarak muhafaza edilerek birleştirme ve korumaya yönelik değişiklik yapıldığını, müvekkilinin binaya ilişkin mülkiyet hakkının mevcut olduğunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) gereğince aranan estetik değere sahip olmadığını, bu nedenle eser niteliğinde bulunmadığını, eski hâle getirme ile tazminatın birlikte istenemeyeceğini, maddi tazminat olarak istenen miktarın fazla olduğunu, değişiklik yapıldıktan itibaren uzunca bir süre beyanda bulunmayarak zımni olarak onay verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 25.03.2015 tarihli, 2013/161 E. ve 2015/29 K. sayılı kararı ile davalının mimari yapıda mevcut taraf alanının kullanımı kaldırılarak bu alanın kafeterya kullanımına dönüştürülmesi, tüm cephenin cam ile kapatılması ve bu alanın kapalı alana dahil edilmesi işleminin mimari yapının bir hastahane olduğu düşünüldüğünde zaruri bir değişiklik olmadığından mimari yapının müellifleri olan davacıların mimari projeden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, tadilat projesi bedelinin 33.765,30 TL olduğu, bunun 3 misline kadar artırılacağı göz önüne alındığında, davacıların davayı ıslah etmeleri sebebiyle talep edebileceği tazminat miktarının 50.647,95 TL olduğu gerekçesiyle davalı tarafından davacıların mimari eserine ilişkin müdahalenin tespitine, müdahalenin eski hâle getirilmesi talebinin reddine, davacılardan ... için 50.647,95 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacılar mütevveffa ... mirasçılarına miras hisseleri oranında 50.647,95 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminatın ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacılardan Neşe Emiroğlu'na verilmesine, ... yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı ... ile ... vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 12.04.2016 tarihli, 2015/8620 E. ve 2016/4026 K. sayılı kararı ile alınan bilirkişi raporunda, mimari projenin özellikleri itibariyle 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi çerçevesinde eser vasfına haiz olduğunun belirtildiği, ancak bu mimari proje sonucu ortaya çıkan binanın estetik niteliği haiz ve güzel sanat eseri sayılabilecek olan bir mimari eser olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığı, Mahkemece üzerinde projeye aykırı değişiklik yapıldığı iddia edilen binanın estetik niteliği haiz ve güzel sanat eseri sayılabilecek olan bir mimari eser olup olmadığı hususu araştırılmaksızın hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murislerinin mimari projelerinin ve bu mimari projeye göre yapılan yapının, yapıldığı dönemde malzeme kullanımı, plan şeması form fonksiyonu ile bütünleşmiş plan cephe geometrisinde kullanılan oranlar, uygulandığı araziye ve çevreye uyumu itibariyle bütünsellik içerdiği; dava konusu proje ve yapının yapıldığı dönemin teknolojik olanakları, mimari üslubu ile toplumun kültürel ve sosyal yaşamına yönelik olarak da ayrıca değerlendirilmeyi hak edecek nitelikte olduğu, ülkemizde eş zamanlı yapılmış projelerden farklılıklar içerdiği, hatta dönemin üslubu açısından örnek teşkil ettiği ve yapının sahip olduğu işlevsellik ve özgünlük değerleriyle de sahibinin hususiyetini yansıtmakta olduğu ve bu yönüyle de literatüre giren mimarlık eserleri arasında yer aldığı, hem projenin hem de yapının 5846 sayılı Kanun kapsamında eser vasfında olduğu, mirasçıların murislerinin eserden kaynaklı mali ve 5846 sayılı Kanun'un 14, 15 ve 19 uncu maddeleri kapsamında manevi hakların ihlâlinden kaynaklı tazminat talep etme hakkına sahip olduğu, eser sahibinden izinsiz yapılan değişikliklerin eski hâle getirilmesinin bina malikinin menfaatlerine esaslı surette zarar verebileceği, yüksek masrafa neden olabileceği, yapılması istenen değişikliğin ortadan kaldırılmasının davaya konu binanın bir hastane olması nazara alındığında hizmetin önemli ölçüde aksamasına sebep olarak kamu yararına zarar verecek olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi çerçevesinde tespit olunan bedelin maddi tazminat olarak mirasçılara ödenmesinin hakkaniyetli olacağı kanaatine varılarak 68 inci maddeye göre 3 katına artırılan maddi tazminatın yarı yarıya murislere aidiyeti sebebi ile bulunan miktarın mirasçılara mirasçılık belgelerindeki hisseleri nispetinde ödenmesi gerektiği, manevi tazminat tutarı taktir olunurken esere yapılan tecavüzün niteliği ve boyutu, yapıda davalı yanca gerçekleştirilen değişikliklerin nitelik ve nicelik olarak fazlalığı, davalı yanın davacı yana nazaran sahip olduğu yüksek ekonomik gücün hep birlikte nazara alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden davanın aktif dava sıfatı bulunmadığından reddine, davacılar ... mirasçıları yönünden 5846 sayılı Kanun'un 68 inci madde hükmü nazara alınarak 50.647,95 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak miras hisseleri oranında bu mirasçılara verilmesine, davacılar ... mirasçıları için 5846 sayılı Kanun'un 68 inci madde hükmü nazara alınarak 50.647,95 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak hisseleri oranında bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafından davacıların murislerinin mimari eserine ilişkin müdahalenin tespitine; bu müdahalenin eski hâle getirilmesi talebinin reddine karar verilmiş, Mahkemenin 03.09.2021 tarihli ek kararı ile davacılar ..., ..., ... vekilinin 09.08.2021 tarihli talep dilekçesi değerlendirilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesi gereğince gerekçeli kararın hüküm kısmının 3 numaralı bendine, "Dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin eklenmesine ve 3 numaralı bendin "Davacılar (... mirasçılarının) 5846 sayılı Kanun'un 68 inci madde hükmü nazara alınarak 50.647,95 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak Beşiktaş 2. Noterliğinin 29.12.2020 tarih, 9297 yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacı mirasçılar ..., ... ve ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine” şeklinde düzeltilmesine (hükmün tamamlanmasına) karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde katılma yolu ile davacılar ..., ..., ..., ... vekili, davalı vekili ve mirasçı olduğunu beyan eden ... vekili temyiz isteminde bulunmuş, ek kararı ise süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1.Katılma yolu ile davacılar ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün ilânı talepleri olduğu halde Mahkemece bu husus hakkında herhangi bir karar verilmediğini, maddi tazminat talebi olmakla birlikte öncelikli olarak eski hâle getirme talebinin kabulü gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığını, davalı bakımından caydırıcılığı bulunmadığını beyan ederek kararın bu yönlerden bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili asıl karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece Yargıtay bozma ilamında tespit edilen eksikliğin alınan bilirkişi raporları ile giderilmediğini ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilirkişilerce mimari proje sonucu binanın estetik niteliği haiz ve güzel sanat eseri sayılabilecek olan bir mimari eser olup olmadığı hususunda bir açıklama ve değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, bilirkişi incelemesinde tadilat yaptırılsaydı bu bedelin ancak 33.765,30 olabileceğinin tespit edildiğini, bu rakamın 28.06.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan TMMOB Asgari Bedel Tarifesine göre bulunduğunu, bu rakamın tüm tazminat bedeli olduğunu, ancak Mahkemenin bu rakamı 3 katına artırdığını, bu bedelin 3 kat artırılmasının gerekçesinin kararda açıklanmadığını, kaldı ki tespit edilen 33.765,30 TL'nin 2013 yılı itibarı ile TMMOB Asgari Bedel Tarifesi ile hesaplandığını, oysa tadilatın yapıldığı tarihin 2002 ve 2007 olduğunu, ıslah dilekçesine karşı verilen dilekçede ileri sürülen zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, kamu hizmeti görülen hastanede yapılan değişikliklerin zorunlu olduğunu, mülkiyet hakkı kapsamında değişiklikler yapılabileceğini, mimari görünümü değiştirecek bir değişiklik yapılmadığını, tümden reddetmekle birlikte 3 katı tutarında maddi tazminata hükmedilmesini gerektirecek nedenlerin olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; faiz hususunun tavzihle veya 6100 sayılı Kanun'un 305/A maddesinde belirtilen tamamlamayla hükme eklenebilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki davacının dava dilekçesinde faiz talebi bulunmadığını, bu nedenle dava tarihinden itibaren faize karar verilmeyeceğini, davacının ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunduğunu belirterek ek kararın bozulmasını istemiştir.
4.Mirasçı olduğunu beyan eden ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacılardan müteveffa ...’nun mirasçısı olmadığı, dolayısıyla davada taraf sıfatı bulunmadığının Mahkeme tarafından açıkça belirtildiği hâlde aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların müellifi olduğu mimari projeye aykırı olarak ve davacılardan izin alınmaksızın proje ile ortaya çıkan binada yapılan değişikliklerin tespiti ile eski hâle getirme, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 305/A maddesi, 5846 sayılı Kanun'un 2, 4, 10,14, 16, 63 ve 68 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mirasçı olduğunu beyan eden ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemenin önceki kararı, Dairemizin 12.04.2016 tarihli bozma ilamıyla “mahkemece üzerinde projeye aykırı değişiklik yapıldığı iddia edilen binanın estetik niteliği haiz ve güzel sanat eseri sayılabilecek olan bir mimari eser olup olmadığı hususu araştırılmaksızın hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı” gerekçesiyle bozulmuştur.
3.Bir mimari eserin 5846 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca güzel sanat eseri sayılabilmesi için mutlaka görünüm itibariyle ilk bakışta dikkati çekecek ölçüde dış görünüş itibariyle diğer tüm eserlerden farklı ve seyredenlerin beğenisini kazanacak şekilde bir takım sanatsal estetik unsurları taşıması gerekir. Estetik unsurun kişiden kişiye değişebilecek olan güzellik kavramıyla bir ilgisi olmayıp dikkat çekecek ölçüde kendine has estetik hususiyet taşıması önem arz etmektedir. Öte yandan estetik hususiyet unsurunu 5846 sayılı Kanun’un 1/B maddesindeki genel hususiyet (eser sahibinin hususiyeti) unsurundan da ayırmak gerekir.
4.Somut olayda bozma kararından sonra Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının sahibi olduğu mimari projenin sahibinin hususiyetini taşıyan bir eser olduğundan söz edilmişse de yapının hangi özellikleri itibariyle estetik değer taşıdığı zikredilmeksizin birtakım soyut ifadelerle güzel sanat eseri olarak kabulü isabetli olmadığı gibi 15.09.2019 tarihli bilirkişi ek raporunun 2. sayfasında, yapılan değişiklik ve tadilatların yapının hususiyetini değiştirmediği, bozmadığı tespit edilmesine rağmen değişikliğin 5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Mirasçı olduğunu beyan eden ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ...'ın temyizi yönünden ONANMASINA,
2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre katılma yolu ile davacılar vekilinin temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden mirasçı olduğunu beyan eden ...'a yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde davacılar ..., ..., ..., ...'na ve davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:48