Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1560
2023/5107
19 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1132 Esas, 2021/2280 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/460 E., 2019/195 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin keşidecisi olduğu 250.000,00 TL bedelli senede dayanarak aleyhine icra takibine girişildiğini, senedin nakden düzenlendiğini taraflar arasında nakdi ilişki bulunmadığını, davalının müvekkiline ödünç vermediğini, çelik çatı demiri ve çatı paneli satışı sözleşmesinden başka bir ilişki bulunmadığını, senede konu alacağın ödendiğini, mükerrer tahsile çalışıldığını belirterek müvekkilinin senede dayalı girişilen icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini ve davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ödeme iddiasına dayanması, davaya konu icra takibinin kambiyo senedi vasfındaki bonoya dayalı olması nedeniyle ödeme iddiasının yazılı delil ve belgelerle ispatının gerektiği, tanıkla ispatının mümkün olmaması nedeniyle tanık beyanlarınn ödeme iddiası yönünden dikkate alınamadığı, davacıya yemin hakkı hatırlatılarak vekiline kesin süre verildiği ve sonuçlarının da açıkça ihtar edildiği, davanın kesin yemin delili ile de ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında nakit alışverişinin ve çelik çatı demiri ve çatı paneli satış sözleşmesi dışında bir ilişkinin bulunmadığını, davalının davacıya nakit – ödünç vermediğini, davalının ticari defter kayıtlarına dayanıldığını, davalının defter kayıtlarını ibraz etmediğini, davalının müvekkiline 250.000,00 TL ödediğini kanıtlaması gerektiğini, davalı banka hesaplarının ve ticari defter kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi gerekirken incelenmediğini, borcun dava dışı ... tarafından ödendiğini, ayrıca sözlü yargılama içinde ayrı bir gün seçilmemesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı, davacının senet bedelinin ödendi iddiasını usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip konusu borç bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 72 nci maddesi.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 219, 220 ve 222 nci maddeleri.
- Değerlendirme
Somut olayda davacı, tacir olan davalının ticari defterlerine de delil olarak dayanmış olup ön inceleme duruşmasında verilen kesin süreye rağmen davalı ticari defterlerini ibraz etmemişse de bu ara kararda yapılan ihtar davalının kendisinin defterlerine delil olarak dayanmaktan vazgeçeceğine yönelik olup sonuca gitmeye yeterli değildir. Şöyle ki, davacı diğer delillerinin yanında davalının ticari defterlerine de dayanmıştır. Bu durumda, davalı taraf belge niteliğinde olan ticari defterlerini 6100 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi uyarınca ibraz etmek zorundadır. Zira ticari defterler de 6100 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi kapsamındaki belgelerden olduğu maddenin ikinci fıkra hükmü ile açıkça vurgulanmıştır. Anılan hükümde öngörülen zorunluluğa rağmen belge (ticari defterler) ibraz edilmez ise mahkemece aynı Kanun'un 220 inci maddesine göre değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca ticari defterlerinin ibrazı için davalı tarafa verilen kesin süreye ilişkin ihtarın, 6100 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesindeki ibraz zorunluluğu ile bu zorunluluğa uyulmaması halinde aynı Kanun'un 220 nci maddesine göre değerlendirme yapılıp karar verileceği hususlarını içerecek şekilde yapılması gerekmektedir. Mahkemece yapılan ihtar ise davalı tarafın ticari defterlerini verilen kesin sürede ibraz etmemesi halinde davalının ticari defterlerine delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı şeklinde olup yukarıda belirtilen hususları kapsamamakta olduğundan, usulüne uygun verilmiş kesin süre ve ihtar olarak kabul edilemez. O halde karar eksik incelemeyle verilmiş olup kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, İİK'nın 72 inci maddesi uyarınca açılan kambiyo senedi niteliğindeki bonoya dayalı icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi davacının davasını kesin (yazılı) delille ispatlayamaması nedeniyle reddine karar
vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının istinaf istemini esastan ret etmiştir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu davalı alacaklıya borçlu olmadığını iddia ettiğinden kural olarak ispat külfeti alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerindedir.
Ancak davacı borçlu alacağın doğduğunu kabul ederek başka bir nedenle bu alacağı doğuran hukuki işlemin geçersiz olduğunu veya alacağın son bulduğunu ileri sürmekte ise, bu iddiayı ispat yükü davacıya düşer
Kambiyo senedi düzenlendiğinde ise en önemli unsur alacağın varlığıdır. Kambiyo senetleri dayanağı hukuki işlemden bağımsız mücerret borç ikrarını içerir.
Somut olayda, davacı borçlu davaya konu bonoyu ve borcu kabul etmekte, ancak ödeme iddiasında bulunarak bononun bedelsiz olduğunu ileri sürmektedir.
İspat yükü üzerinde olan bono borçlusu davacı senedin bedelsizliğine ilişkin iddiasını senede karşı senetle ispat kuralı gereği ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 201 inci maddesi uyarınca yazılı delille (kesin delille) ispatlayabilir.
Davacı vekili diğer temyiz nedenleri dışında davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle müvekkilinin iddialarının ispat edildiğinin kabulü gerektiği iddiasına da dayanmaktadır.
Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş farklılığı somut olayda davalının ticari defterlerini ibraz zorunluluğu olup olmadığı, HMK 219, 220 ve 222 nci maddelerinin uygulanmasının mümkün olup olmadığı hususlarındadır.
HMK'nun 219 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki hüküm uyarınca ticari defterlerin HMK 199 uncu madde anlamında belge olarak kabulü gerekir.
İspat yükü üzerinde olan davacı davalının ticari defterlerinin ibrazını isteyebilmesi için HMK 194 üncü madde hükmü uyarınca istenilen bu belge hakkında bilgi vermesi, dayandığı vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırması gerekmektedir.
Davacı delil olarak dayandığı davalı defterlerinin hangi vakıanın ispatı için gerektiği, ibrazını istediği defterlerle ilgili yeterince somut bilgi vermediğinden, ayrıca menfi tespit davasına konu bonoların da ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu da bulunmadığından davalının ticari defterlerine belge anlamında delil olarak dayanması mümkün değildir.
Aynı görüşte HGK'nun 27.01.2002 tarih 2019/11 173 E. 2022/69 sayılı kararı ve (Pekcanıtez/Öekes/Akkan/Korkmaz syf. 1814)
Kaldı ki davacı bedelsizlik iddiasını HMK'nun 200 ve 201 inci madde hükümleri uyarınca kesin delille (yazılı delille) ispatlaması gerektiğinden ticari defterlerin HMK 219/2 nci maddesi uyarınca belge olarak kabul edildiği durumlarda belge delili kesin delil niteliğinde olmadığından bedelsizlik iddiasını ispatlamaya da yeterli değildir.
HMK'nun 222 nci maddesinde ticari defterlerin ibrazı ve delil olması hususu düzenlenmiştir.
HMK m. 222 hükümlerinin uygulandığı uyuşmazlıklarda ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için gereken kurallar belirtilmiştir. Bu madde hükmü uyarınca davanın ticari dava, her iki tarafında tacir olması, ticari davalarda da hukuki işlemin tacirler arasında ve her iki tarafın ticari defterlerine kaydetmesi gereken ticari işlerle ilgili olması gerekir.
Somut olayımızda dava bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup bono ile ilgili hükümler de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlendiğinden, aynı Kanunun 4/1 a hükmü uyarınca mutlak ticari dava niteliğindedir.
Ancak davacı gerçek kişi TT'K'nın 12 nci madde hükmü uyarınca tacir değildir.
Yine davacı ile davalı arasındaki ticari defterlere kayıt edilmesi gereken ticari işle ilgili bir hukuki ilişki yoktur. Ticari ilişki davalı ile dava dışı 3 üncü kişiler arasındadır. Davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişki kambiyo senedi niteliğindeki sebepten mücerret bağımsız borç ikrarını içeren bonodan kaynaklanmaktadır.
Bu üç koşul da gerçekleşmediğinden davacı dava konusu uyuşmazlıkta HMK 222 nci maddesi anlamında davalı ticari defterlerine delil olarak dayanamaz.
Davacı gerçek kişi ancak HMK'nın m. 222/5 inci maddesindeki istisna hükme dayanabilir.
Ancak HMK 222/5 inci madde hükmüne dayanılması için ispat yükü kendisinde olan taraf karşı tarafın ticari defterlerindeki kayıtlarını kabul edeceğini belirtmesi, karşı tarafın ticari defterleri dışında delil göstermemesi, münhasıran karşı taraf defterlerine dayanması gerekir.
Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için ticari deftere dayanan tarafın, birçok delille birlikte değil sadece ve açıkça karşı tarafın ticari defterlerine dayanması gerekir.
Aynı görüş doğrultusunda HGK'nın 27.01.2022 tarih, 2019/11 172 E. 2022/69 K. ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14.12.2022 tarih 2021/4923 E. 2022/9044 K. sayılı kararları (Pekcanıtez, Özeke, Akkan, Kormaz syf. 1833 1834).
Davacı HMK 222/5 inci madde hükmünün uygulanması gereken ve yukarıda belirtilen koşulları yerine getirmediğinden, münhasıran davalı ticari defterlerine dayanmadığından, davalı ticari defterlerini ibraz etmek zorunda olmayıp uyuşmazlığın niteliği gereği de ticari defterlerle de ispatı da mümkün olmadığından, davalının ticari defterleri ibraz etmemesi hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere somut olayda HMK'nın 219, 220 ve 222 nci maddelerinin uygulanması bu hükümler uyarınca davacının davasını ispat etmesi yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda mümkün olmadığından, temyizen incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASI gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki bozma gerekçelerine katılmamaktayız.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06