Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4842
2023/5098
19 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/297 Esas, 2021/433 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihale ile Güllük Limanı yükleme boşaltma hizmet alanı sözleşmesini yüklendiğini, 31.12.2005 tarihinde sona eren sözleşmeyle ilgili alacağı bulunduğunu ileri sürerek, davacının 128.827,53 TL hakediş alacağının fatura tarihlerinden, 8.885,21 TL teminat mektubu alacağının 27.09.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte ve fiyat farkından kaynaklanan alacağına ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hakedişin haklı sebeplerle ödenmediğini, davacının iş sahasını süresinde terketmemesi nedeniyle komisyon marifetiyle belirlendiği üzere 139.707,31 TL alacakları olduğunu, fiyat farkı hakedişlerinin yapıldığını, işçilikten kaynaklanan fiyat farkı alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 03.12.2013 tarih, 2012/264 E. ve 2013/240 K. sayılı kararı ile davacının sözleşme hükümlerine göre işyerini süresi içinde boşaltmaması nedeni ile davalı idarenin liman sahası içinde çalışmasına engel olduğu, davalının düzenlemiş olduğu 3 adet fatura karşılığı davacı tarafın hak ediş ve teminatından yapmış olduğu kesinti tutarının 137.712,74 TL olduğu, davalı idarenin uğramış olduğu gelir kaybı ile masrafları bedelinin 121.401,33 TL olacağı, davacı tarafa sözleşme süresi içinde fiyat farkı olarak 217.717,65 TL ödemede bulunulduğu, bu nedenle işçi ücreti ile SSK taban fiyat artışından kaynaklanan fiyat farkı talebinin yersiz olduğu, davacı tarafın davalı idareden yersiz kesinti nedeni ile asıl alacağın 16.311,41 TL, reeskont faiz hesabına göre faiz alacağının 1.889,86 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 28.05.2015 tarih, 2014/10680 E. ve 2015/7226 K. sayılı kararı ile davanın, hizmet alım sözleşmesine dayalı hak ediş bedeli, teminat mektubu alacağı ve işçilik fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu, Mahkemece, dava konusu alacak kalemlerinin miktarına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan ek rapor hükme esas alınmış ise de, ek raporda 1 Ocak 2006 günü limanda tatil nedeniyle çalışma yapılmadığına, limanda günlük çalışma saatinin 18 saat değil 24 saat olduğuna, işçilik fiyat farkı alacağının sözleşme hükümleri çerçevesinde doğduğuna ilişkin hususlar başta olmak üzere davacı vekilinin, yine iki gemiye yapılan yükleme miktarı başta olmak üzere davalı vekilinin itirazları yeterince karşılanmadığı gibi değerlendirilen bir kısım itiraz noktaları üzerinde denetim yapılamadığı, bildirilen görüşün hüküm kurmaya ve bu hükmü denetlemeye elverişli nitelikte olmadığı, içinde kaptan bir bilirkişinin de bulunduğu başka uzman bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hükme esas ek raporu değerlendiren, tartışan, taraf vekillerinin 11.01.2010 ve 25.01.2010 tarihli ek rapora yönelik itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın davacının ihale ile işletmesini üstlendiği liman sahasını işletme döneminin sona ermesinden sonra süresinde boşaltmaması nedeniyle davalı tarafça geç boşaltmadan kaynaklanan zararın hakediş alacaklarından mahsubunun yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, davacının süresinde liman sahasını boşaltmaması nedeniyle davalı tarafça yapılan zarar hesabında 01.01.2006 tarihinin iş günü olarak hesaplandığı fakat dava sırasında bu tarihte liman sahasında salt davacının liman sahasını boşaltmaması nedeniyle çalışma yapılamadığını kanıtlar bir delil sunulmadığı, Liman Başkanlığı'na ve Gümrük Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere belirtilen resmi tatil gününde liman sahasında çalışma yapılmasını gerektirecek bir talep veya görevlendirmeyi gösterir cevap sunulmadığı, bu haliyle 01.01.2006 günü davacının liman sahasını boşaltmamasının davalıyı tek başına zarara uğratmadığının değerlendirildiği, işçilik ücretleri yönünden yapılan değerlendirmede taraflar arasında imzalanan 07.11.2003 tarihli sözleşmede yalnızca belirli kalemler yönünden fiyat farkı verileceğinin düzenlendiği, bu kalemler arasında işçilikten doğan masrafların yer almadığı bu nedenle fiyat farkı alacağı talebinin yerinde olmadığı, davacının hakediş alacağından ve teminat mektubundan alacağından haksız yere 66.824,21 TL mahsup edildiği 04.09.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne, 66.824,21TL asıl alacak ve 11.645,13TL işlemiş faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Liman Başkanlığı kayıtlarında görünen tonajların kalan bakiye yükleme tonajları olduğunu, davalının bildirdiği tonaj miktarları ise gemilerin tamamının yükleme miktarı olduğunu, gemilerin büyük bir bölümü müvekkilince yüklendiğinden liman kayıtlarındaki tonaj miktarlarının doğru olduğu, denizcilik teamüllerine veya hayatın olağan akışına aykırı bir durum olmadığı, böylesi yüksek tonajlarda gemilerin düşük yükleme yapmasının mümkün olmadığını, tonaj miktarları, doğrudan hesaplamayı etkilediğinden, bu hususta mahkemece yeniden bilirkişi raporu aldırılması gerekirken bu itirazlarının değerlendirilmediğini, gümrük müdürlüğünce gümrük idarelerinde idarenin uygun görmesi halinde 24 saat çalışma yapılabileceği belirtilmesine rağmen davalının yükleme kaybı hesaplamasının, günlük 18 saat çalışma üzerinden yapıldığını, kılavuzluk hizmetinin müvekkilin sözleşme kapsamında üstlendiği işe dahil olduğunu ispata yarar bir herhangi bir delilin davalı tarafca sunulmamasına rağmen bilirkişi raporunda 4.630,44 TL tutarında davalı taraf kılavuzluk gelir kaybı hesabı yapıldığını, müvekkilinin sözleşmesi ve verdiği hizmetin 31.12.2005 tarihinde sonlandığını, ancak, davalı tarafca konveyör ve jeneratör arızasına ilişkin düzenlenen faturaların, 01.05.2006, 11.05.2006 ve 07.04.2006 tarihli olduğunu, bu faturaların, müvekkilinin limandan ayrıldıktan 5 ay sonra düzenlendiğini, fatura içeriği arızaya kimin sebebiyet verdiğine ilişkin dosyada tek bir delilin dahi bulunmadığını, bilirkişi raporunda, davalının, konteyner kirasına karşılık, davacıdan 4.475,24 TL tutarında alacağı olduğunun belirtildiğini, söz konusu konteynerın davacıya ait olduğunu, yere ilişkin davalı tarafca kira bedeli alınmayacağının taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 8 inci maddesinde açıkça düzenlendiğini, devir teslim için ayrıca personel, yol ve güvenlik için ve de limana gönderilen araçların yakıt bedeli için davalının davacıya düzenlediği faturaların kabul edilerek, davalının alacağına dahil edildiğini, fatura ve davacının imzası bulunmayan devir teslim tutanakları dışında başkaca bir delil olmadığı gibi, dava konusu olay olmasaydı da davalı devir teslim yapacağından, devir teslime ilişkin ayrıca davacıya bir faturalandırmada bulunmasının hukuki olmadığını, 8 adet aracın fuzuli işgal ücreti ve iş makinelerini çekmek için kiralanan vinç ve işçilik bedelinin de diğer tüm zarar iddiaları gibi sadece davalının beyanına ve her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilecek fatura ve de davacının imzası olmayan, davalı tarafca tek taraflı olarak düzenlenen devir teslim tutanaklarına dayandığından ispat yükü kendinde olan davalı iddiasını başkaca bir delille kanıtlayamadığından bu kalemlerin de davalı zararına dahil edilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin “fiyat farkı” başlıklı 15 inci maddesinin 2 nci fıkrasında açıkça, fiyat farkına ilişkin olarak “4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar Hakkındaki 2002/5037 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı”nın uygulanacağının düzenlendiğini, Bakanlar Kurulu kararındaki şartın dava konusu olayda gerçekleştiğini, davacının fiyat farkı alacağı sabit olduğu halde mahkemenin gerekçeli kararında bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili davalı kuruluşa bağlı Güllük Limanında 07.11.2003 tarihinde akdedilen sözleşme ile yükleme boşaltma hizmetlerinin davacı şirket tarafından yapılacağının belirlendiğini, söz konusu sözleşmenin 31.12.2005 tarihinde sona erdiğini, buna rağmen davacı şirket devir teslim işlemlerinden imtina ederek, iş makinelerini Liman sahasından çekmediğinden 02.01.2006 tarihi saat 20:00'ye kadar limanda yükleme boşaltma işlemi yapılamadığını, 02.01.2006 tarihinde saat 20:00'da iskelenin teslim edildiğini, müvekkili davalı kuruluşun uğramış olduğu gelir kayıpları ve diğer tüm zarar ve ziyanlar için komisyon marifetiyle tespit tutanağı hazırlandığını, söz konusu tespitte toplam gelir kaybı ve diğer masraflar olarak 139.707,31 TL davacı şirketten alacaklı oldukları tespit edilerek bu tutarın davacının hak edişinden mahsup edildiğini, mahkeme dosyasına sunulan raporlarda saatlik yükleme miktarının 484,9 Ton/ saat olduğu ve 13 saatlik bir yükleme gelir kaybı oluştuğu tespit edilerek yükleme gelir kaybı hesaplaması yapıldığını, ancak dosyada mübrez devir teslim tutanağının incelenmesi neticesinde tespit edileceği üzere söz konusu tutanağın 01.01.2006 tarihli olup, bilirkişiler tarafından söz konusu tarihin tatil olarak değerlendirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, davacı şirket ile müvekkili davalı kuruluş arasında akdedilen sözleşmenin 34 üncü maddesinde yer alan "Sözleşme bitişinde, yüklenici jeneratörleri ve konveyörü bakımı yapılmış, çalışır durumda idareye teslim etmekle mükelleftir. Eksik ve kullanılamaz durumda teslimi halinde faal hale getirilmesi için idare tarafından yapılacak harcama bedeli yüklenicinin kesin teminatından karşılanacaktır." hükmü gereği, 27.01.2006 tarihli gelir kayıpları tespit tutanağında belirtilmekte olduğu gibi yüklenici firma tarafından müvekkili davalı kuruluşa teslim edilmeyen ancak liman hizmetlerinin devam ettirilmesi için yeni dönem müteahhidine arızalı olarak teslim edilen konveyörün arızalarının giderilmesi için alınan fiyat 14.691,00 TL olduğundan mahkeme tarafından karar tesisinde esas alınan raporlarda tespit edilen bedelin kabulünün mümkün olmadığı, aynı şekilde sözleşmenin 34 üncü maddesinde yer alan hüküm gereği, 27.01.2006 tarihli gelir kayıpları tespit tutanağında belirtilmekte olduğu gibi yüklenici firma tarafından müvekkili davalı kuruluşa teslim edilmeyen ancak liman hizmetlerinin devam ettirilmesi için yeni dönem müteahhidine arızalı olarak teslim edilen jeneratörün arızalarının giderilmesi için alınan fiyat 7.365,29 TL olduğundan raporlarda tespit edilen bedelin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişilerce müvekkili davalı kuruluş tarafından davacı şirket adına liman sahası kira ücretinin tahsili için tanzim edilen 4.231,00 TL bedelli faturanın hesaplamada hiç dikkate alınmadığını, Aralık 2015 elektrik borcu olan 4.208,88 TL'nin davacı tarafın alacağından 26.01.2006 tarihinde mahsup edildiğini, eksik inceleme neticesinde tanzim edilen raporlar esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesine dayalı hak ediş bedeli, teminat mektubu alacağı ve işçilik fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06