Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1596
2023/5096
19 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/331 Esas, 2021/1404 Karar
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/354 E., 2019/588 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket adına tescilli "SUVARİ" asıl unsurlu tanınmış markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise "SUVAR İç ve Dış Ticaret SUVAR Group Company+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, 2017/63488 numarasını alan başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin son derece yüksek olduğunu, tescili halinde dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin uzun senelerdir tekstil başta olmak üzere birçok sektörde hizmet sunduğunu, anılan sektörde "Süvari" ibareli markalarının tüketiciler nezdinde maruf ve meşhur hale geldiğini, bu nedenle de başvurunun reddi gerektiğini, davalının, müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla dava konusu başvuruyu kötüniyetli olarak yaptığını ileri sürerek YİDK’nın 2018 M 6136 sayılı kararının iptaline, 2017/63488 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalıya ait marka ile davacıya ait markanın benzer olmadığını, herhangi bir iltibas, yanıltıcı algı gibi bir hususun ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin söz konusu markanın tescilinde herhangi bir iltibas ya da karışıklığa meydan verme kastı olmadığını, kötüniyetli olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/63488 sayılı marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle, dava konusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, kötüniyetin ispat edilemediği, 2017/63488 sayılı davalı markasının hükümsüzlük ve terkin şartlarının oluşmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu "suvar" asıl unsurlu markanın, müvekkiline ait "süvari" asıl unsurlu markalar ile tam olarak aynı mal ve hizmet sınıfında tescil edileceği hususunun göz ardı edildiğini, müvekkiline ait markanın tanınmış marka olması hususunun hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, davaya konu "suvar" markasının hiçbir anlamı olmayışının da aleyhe gerekçe olarak kullanıldığını, oysa hiçbir anlamı olmayan bir sözcüğün ısrarla marka olarak kullanılmak istenilmesinin davalının kötüniyetini, iltibas yaratmaya çabaladığını gösterdiğini, hukuka aykırı yerel mahkeme kararının tek dayanağı olan bilirkişi raporunun son derece hatalı ve eksik bir rapor olduğunu, yerel mahkemenin davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediğine ilişkin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, bu hatalı gerekçenin tek nedeninin dosyadaki delillerin incelenmemesi olduğunu, "süvari" ibareli müvekkili markasının ayırt ediciliği yüksek olmasına rağmen aksi yöndeki değerlendirmenin son derece hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "SUVAR İç ve Dış Ticaret Suvar Group Company+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SUVARİ" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tescilini engellemeyeceği, başvurunun kötü niyetli olduğu iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkrası, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06