Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5624

Karar No

2023/5092

Karar Tarihi

19 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/10 Esas, 2022/160 Karar

BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/276 E.,

HÜKÜM: Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen dava yönünden verilen karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki asıl davada alacak birleşen davada teminat mektuplarının iadesi ve alacak davalarında bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden verilen karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, asıl davada davalı vekili, katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin bayisi olan davalı şirkete 44.317,00 TL intifa bedeli, 252.433,00 TL inkişaf bedeli olmak üzere toplam 296.750,00 TL ödeme yaptığını, davalılardan ...'in taşınmaz maliki olduğunu ve doğacak tüm borçlarının 200.000,00 TL'ye kadar ayrıca münferiden işlemiş ve işleyecek faizi, tazminatı ve sair fer'ileri ile birlikte nakden ve defaten ödemeyi taahhüt ettiğini, Rekabet Kurulu kararları gereğince intifa süresinin tamamının kullanılamadığını, cezai yaptırıma maruz kalmamak için müvekkili şirketçe terkinin gerçekleştirildiğini ileri sürerek bakiye intifa süresi ve inkişaf bedeline, kıstelyevm usulü hesaplama sonucunda isabet eden 180.444,37 TL'nin KDV'si ile birlikte iktisap ettiği tarihten itibaren ayrıca söz konusu bedelin dava tarihine kadar davalılar yerinde kaldığı sürede bu iktisap sayesinde davalının elde ettiği tüm semerelerin karşılığı olarak da 267.513,93 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davalı ... yönünden 200.000,00 TL ile sınırlı olma,

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; teminat mektuplarının iadesi ile faturaya bağlanmış bulunan 156.496,34 TL tutarındaki müvekkili şirket alacağından şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının ödenmesi gerektiği tarihten itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında teminat mektuplarından birisinin süresi sona erdiği için hükümsüz olduğunu, 200.000,00 TL'lik diğer banka teminat mektubunun iadesine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle 400.000,00 TL üzerinden değil, 200.000,00 TL üzerinden eksik harcın ikmali gerektiğini belirtmiş, ayrıca 10.000,00 TL alacak talebini 156.495,84 TL olarak ıslah ederek harcını yatırmıştır.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının yasal zorunluluğa uymadığını, Rekabet Kurumu tebliğinin yürürlükte olduğu 01.03.2005 tarihinde 15 yıl süreli intifa hakkı tesisini içeren sözleşmeyi akdetmek ve tapuda intifa hakkının tesisini gerçekleştirmek suretiyle kusurlu olduğunu, ayrıca geçiş dönemi içerisinde yasaya uyumlu hale getirerek 5 yılla sınırlamadığını, kaldı ki davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı taleplerinin kanunun amir hükmü gereğince zamanaşımına uğradığını, müvekkile ödenen inkişaf bedelinin amacına uygun olarak kullanıldığını, dava konusu istasyonun malikinin de işleticisinin de Yıltaş A.Ş. olduğu için ödenen intifa ve inkişaf bedelinden ...'in sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun ıslah bulunmadığını, birleşen davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 13.02.2018 tarih, 2017/746 E., 2018/119 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda asıl davaya yönelik olarak, 01.11.2004 tarihinde başlayan ve rekabet kurulu kararı gereği 29.09.2010 tarihinde sona eren bayilik sözleşmesi nedeniyle davacı OMV tarafından davalıya ödenen ve sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle kullanılamayan intifa hakkı için 29.09.2010 01.11.2019 tarihleri arasına isabet eden ve kullanılmayan artan süre için 18.181,82 TL intifa bedelinin KDV'si ile birlikte davalının iktisap ettiği 01.03.2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve fazla istemin reddine, birleşen İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/276 2012/85 K. sayılı dosyasında verilen kararın ise Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararı ile kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, asıl davada davalı ... vekili ve katılma yoluyla asıl davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 24.11.2021 tarih, 2020/5970 E., 2021/6541 K. sayılı kararıyla; "... 1 Dava, taraflar arasındaki hukuksal ve ekonomik ilişkinin T.C.Rekabet Kurumu’nun tebliğ ve kararları nedeniyle öngörülenden erken sonlanmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmak suretiyle intifa bedelinin kullanılmayan kalan süreye isabet eden miktarına hükmedilmiştir. Ancak, hüküm kısmında “davalıdan” şeklinde ifade edildiğinden hükmedilen meblağın hangi davalıdan tahsili ile davacı tarafa verileceği açık değildir. Zira dava, ... ve Yıltaş A.Ş. hasım gösterilmek suretiyle açılmıştır. Bu durumda, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin kabulü ile sözkonusu karışıklığın giderilmesi bakımından kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

2 Bozma sebep ve şekline göre, davalı ...’in temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir."gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı sonucunda davacı birleşen dosya davalısı OMV vekilinin birleşen dosya yönünden olan temyiz itirazlarının reddine karar verildiği gözetilerek birleşen dosya hakkında mahkemece verilen kararın kesinleştiği, bu nedenle yeniden hüküm kurulmadığı, asıl dava dosyasında ise uyulan bozma ilamı gereğince 01.11.2004 tarihinde başlayan ve rekabet kurulu kararı gereği 29.09.2010 tarihinde sona eren bayilik sözleşmesi nedeniyle davacı OMV tarafından davalıya ödenen ve sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle kullanılamayan intifa hakkı için; kullanılmayan süreye isabet eden 18.181,82 TL intifa bedelinin (KDV'si ile birlikte) davalının iktisap ettiği 01.03.2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalı Yıltaş A.Ş.'den tahsiline karar vermek gerektiği, davacı ile davalı Yıltaş A.Ş. arasında mevcut akaryakıt sözleşmesinde her ne kadar intifa ivazı ve inkışaf bedeli düzenlemesi yer almasa da taraflar arasında 01.03.2005 tarihli Protokolün 4 ve 6 ncı maddelerinde düzenlendiği, protokolün 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ile ise Bayilik sözleşmesinin ayrılmaz parçası haline getirildiği, protokolün sözleşme ekleri başlıklı 33 üncü maddesi ile bu hususun teyit edildiği, davalı ... 'in 01.04.2004 tarihli taahhütname ile diğer davalı şirketin 200.000,00 TL'ye kadar doğmuş ve doğacak her türlü borcunu müştereken ve müteselsilen üstlendiği, ancak kararın taleple bağlı kalınarak kurulduğu gerekçesiyle asıl dosyada 29.09.2010 01.11.2019 tarihleri arasına isabet eden artan süreli için 18.181,82 TL intifa bedelinin KDV'si ile birlikte iktisap tarihi olan 01.03.2005 tarihinden itibaren işleyen değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile (davalı ... ...'in sorumluluğunun 200.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dosyada verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararı ile kesinleştiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili ve asıl davada davacı vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Asıl davada davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'in sorumluluk sınırının 200.000,00 TL olduğunu, buna göre kabul edilen 18.181,82 TL'den geri kalan 181.818,18 TL bakımından davanın bu davalı yönünden reddolunduğunu, 2022 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'ne göre davalı aleyhine 21.177,27 TL hükmedilmesinin gerektiğini, buna rağmen davacı aleyhine 25.903,25 TL vekalet ücreti tayin olunduğunu, bunun doğru olmadığını savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını katılma yoluyla istemiştir.

  2. Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 15 yıllık akaryakıt sözleşmesinin 5 yıl ile sınırlandırılması gerekirken sınırlandırılmadığını, ayrıca davacının iade alacağı varsa bile öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde ileri sürmesi gerektiğini, süresinde ileri sürülmediğini, dava dilekçesinde davalıya yöneltilmiş bir talebin bulunmadığını, husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davalı yönünden faiz ve faiz başlangıç tarihininde hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl davada davacı vekili yönünden hükmedilen vekalet ücreti, asıl davada davalı vekili yönünden ise hükmedilen intifa bedeli alacağının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

4921 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 794 üncü maddesi.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı vekili, katılma yoluyla asıl davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asıl davada davalı vekili, katılma yoluyla asıl davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamamahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim