Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/554
2023/5063
18 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/674 Esas, 2021/1506 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/209 E., 2017/246 K.
BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2015/36 E.
Taraflar arasındaki asıl dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve davalının ticaret ünvanında yer alan Çağdaş ibaresinin terkini, birleşen dava marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 19.07.1999 yılında Adana’da kurularak faaliyete başladığını, krep, torba, ambalaj, kutu, kağıt üretiminde sektörün öncü isimleri arasında yer alan basiretli bir tacir olduğunu, müvekkilinin “çağdaş” ibaresinin farklı sınıflarda ve farklı şekillerde 2002 yılından beri tescilli olup, gerçek hak sahibi olduğunu, “Çağdaş KMK+şekil ibaresinin 2002/02549 no ile 18.06.2003 tarihinden bu yana 16 ncı ve 17 nci sınıflarda, “Çağdaş+şekil ibaresinin 2006/21228 no ile 02.05.2007 tarihinden bu yana 16 ncı sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin tescilli markalarını “www.cagdaskmk.com ibareli alan adı ile de kullandığını, ilgili alan adının 11.09.2004 tarihinden bu yana müvekkili adına tescilli olmakla, 2004 yılından bu yana ticari faaliyetlerini söz konusu alan adını kullanarak gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ticari faaliyetlerini “Çağdaş Ambalaj Kağıt Plastik İmalat ve Reklam Pazarlama San. İthalat İhracat Ltd. Şti. ibareli ticaret unvanı altında gerçekleştirdiğini, söz konusu markaların, alan adı ve ticaret unvanının müvekkili tarafından ihdas edilmiş olup uzun yıllardır yaygın ve etkin biçimde kullanılarak tüketici nezdinde belirli bir tanınırlığa ulaştığını, davalının herhangi bir marka korumasına haiz olmaksızın “çağdaş” ibaresini içeren kullanımlarda bulunduğu ve haksız kullanımlarının devam ettiğini, söz konusu durumun müvekkilinin uzun yıllardır maddi ve manevi emek sarf etmek suretiyle maruf ve meşhur hale getirmiş olduğu, markası ile iltibas teşkil etmekte olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin söz konusu tanınırlığı nedeniyle davalı yanın kötü niyetli olarak ve müvekkilinin haklı itibarından yararlanmak maksadıyla www.cagdaskagit.com.tr ibareli alan adı altında haksız kazanç sağlama amacı ile internet sitesi kurduğunu ve alan adının müvekkili firmanın ticari emtiaları ile iltibasa sebebiyet verdiğini, müvekkili şirket adına tescilli ticaret unvanı, alan adı ve markaların varlığına rağmen davalı yan tarafından aynı sektörde kullanılmak üzere aynı ticaret unvanı, ibare ve alan adının seçilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, aynı sektörde hizmet veren müvekkil ve davalı yanın belirli bir kitleye hitap ettiği göz önünde bulundurulduğunda tüketici nezdinde iltibasın meydana geleceğini, davalı yanın müvekkili şirketin şubesiymiş gibi algılanacağının aşikar olduğunu, Çağdaş ibaresi bakımından gerçek hak sahibi olmayan davalı yanın halihazırda herhangi bir hakkı haiz olmaksızın yapmakta olduğu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin “çağdaş kmk şekil” ibareli 2002/02549 no.lu, 2006/21228 no.lu “çağdaş şekil” ibareli markaları bakımından davalının bu markalara tecavüzün tespiti, men’i, durdurulması ve önlenmesini; haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, men’i, durdurulması ve önlenmesini, davalının ticaret unvanında yer alan “çağdaş” ibaresinin sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1991 ve 2006 tarihleri arasında Çağdaş Kağıtçılık Aziz Suna olarak faaliyet gösterdiğini, ticari faaliyetlerinin limited şirkete dönüştürülerek devam ettirilmesi kararı alındığını ve Çağdaş Kağıt Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kurulduğunu, müvekkilinin ''Çağdaş Kağıt'' markasını 1991 yılından bu yana şirket faaliyetlerinde, şirketin markası ve ticari unvanı olarak kullandığını, ancak davalının ''Çağdaş Kağıt'' markasının esaslı unsuru olarak Çağdaş kelimesini içerecek şekilde ''ÇAĞDAŞ KMK + şekil'' ve ''ÇAĞDAŞ + şekil'' markalarını kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, bu marka üzerinde gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek davalı şirket adına tescilli 2002/02549 numaralı ''ÇAĞDAŞ KMK+şekil'' ve 2006/21228 numaralı ''ÇAĞDAŞ+şekil'' markalarının iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin markayı ilk kullanan taraf olduğunu, müvekkili şirket kurucusu Aziz Suna’nın 1971 yılından beri kağıtçılık ve her türlü ambalaj kağıdı sektöründe faaliyet gösteren ve 12.04.1991 tarihinde kağıtçılık ve her türlü ambalaj kağıdı alanında faaliyet göstermek üzere “Çağdaş Kağıtçılık Aziz Suna” olarak vergi kaydı açtırdığını ve faaliyete geçirdiğini, 1991 ve 2006 yılları arasında “Çağdaş Kağıtçılık Aziz Suna olarak devam eden ticari faaliyetlerin, 05.01.2006 tarihinde limited şirkete dönüştürülerek Çağdaş Kağıt Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kurulduğunu, müvekkili şirketin “Çağdaş Kağıt” markasını 1991 yılından beri kullandığını, davacı şirketten 8 yıldan daha fazla bir süre önce bu markayı kullanmaya başladığını, “Çağdaş Kağıt” markasının müvekkili şirketle özdeşleştiğini ve müvekkili şirket lehine ayırt edici nitelik kazandığını, davacının markayı kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, markayı ilk defa kullanan ve ihdas edenin davalı Aziz Suna’nın şahsi şirketi olduğunu, davacının sessiz kaldığını, davacının, müvekkili şirketten ve öncesinde Çağdaş Kağıt Aziz Suna şahıs firmasından haberdar olduğu halde, herhangi bir dava açmayarak sessiz kaldığını ve dava açma hakkını yitirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, kötüniyet iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafın 2004 senesinden bu yana müvekkili firmadan haberdar olduğunu, Çağdaş ibareli markaların müvekkili şirket tarafından ihdas edilmiş olduğunu, ilgili ibarenin kullanımı bakımından gerçek hak sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından tescil edilen markalar ile asıl davanın davalısı Çağdaş Kağıt tarafından kullanılan markaların ayırt edilemeyecek derece benzer olduğu, aynı alanda kullanıldığı, kullanımın halk nezdinde karıştırma ihtimali doğurduğu, ancak asıl davanın davalısı Çağdaş Kağıt şirketi tarafından gerçekleştirilen kullanımın şirket kurucusu ve birleşen davanın davacısı Aziz Suna tarafından 1991 yılından itibaren gerçekleştiği, kullanımın işletmenin limited şirkete dönüşmesi ile 2006 yılından itibaren şirket üzerinden devam ettiği, asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından söz konusu kullanımın en geç tarafların ticari ilişkiye girdiği 2004 ve 2009 yıllarındaki faturalarla sabit olduğu, buna rağmen asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından huzurdaki davanın 10.03.2014 tarihinde açıldığı, bu kadar süre sessiz kalarak asıl davada davacı birleşen davada davalı şirketin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereğince markaya tecavüz ve haksız rekabet davası açma hakkını yitirdiği, asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından asıl davanın davalısı Çağdaş Kağıt şirketinin ticaret unvanının terkini talepli dava açıldığı, ancak söz konusu davanın asıl davada davalı Çağdaş Kağıt şirketinin 05.01.2006 tarihinde kuruluşundan 8 sene sonra açılmış olması nedeniyle asıl davada davacı birleşen davada davalı şirketin 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığı, birleşen 2015/36 E. sayılı dava yönünden davacı Aziz Suna tarafından Çağdaş ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğinin bulunduğu ve asıl davada davacı birleşen davada davalı şirket tarafından markanın kötüniyetle tescil edildiğinden bahisle markanın hükümsüzlüğü davası açıldığı, birleşen davanın davacısı Aziz Suna markayı ilk kullanan olmakla birlikte, asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından gerçekleştirilen marka tescillerine 12 yıl sessiz kalarak 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince sessiz kalmak suretiyle markaya hükümsüzlük davası açma hakkını yitirdiği her iki dava yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından açılmış olan asıl davanın reddinin; müvekkili şirketin 2002 yılından bu yana adına tescilli bulunan markalarının varlığı nedeni ile hukuken ve taraflarınca kabul edilemez olduğunu, asıl davada davalı birleşen davada davacının herhangi bir marka korumasına haiz olmaksızın "çağdaş" ibaresini içeren kullanımlarda bulunduğunu ve haksız kullanımlarının devam ettiğini, emek sarf etmeksizin davacı birleşen davada davalının, müvekkilinin maruf ve meşhur ettiği markası ile haksız rekabet teşkil ettiğinin bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında belirtmiş olduğu Aziz Suna'nın markayı ilk kullanan olması nedenine dayanmasının mesnetten yoksun bir ifade olduğunu, davalı birleşen davada davacının ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu ve davalı birleşen davada davacı şirketin, gerçek kişi tacir "Aziz Suna"nın 1993 senesinde başladığı bildirilen ticari faaliyetlerin devamı niteliğinde kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı birleşen davada davacı firmanın 2006 senesinde kuruluşu gerçekleşmiş bir tüzel kişilik olup, o şirketin ortağının dahi daha evvel ki faaliyetlerinin bu şirket bakımından delil olmasının mümkün olmadığını, davalı birleşen davada davacı firmanın ticaret sicil odasına kayıt yaptırmak sureti ile "çağdaş" ibaresini ticaret ünvanı olarak kullanımı 2006 senesinde başlamış olup, davalı birleşen davada davacı firmanın ticaret unvanı tescilinden sonraki dönemde faturalarında yer alan unvanın müvekkil firma markaları ile benzerliği bilirkişilerce tespit edildiği ve karşı yan kullanımlarının müvekkile ait tescilli markalar ile benzer olduğu ve tüketici nezdinde iltibas tehlikesinin mevcut olduğunun isabetli olarak bildirildiğini, ancak müvekkilin bu kullanıma uzun süre sessiz kaldığı ve bu sebeple hak kaybına uğradığının tespit edildiğini, ancak bu tespite katılmadıklarını, davalı birleşen davada davacının açıkça kötü niyetli olduğunu, zira eskiye dayalı kullanım bakımından sundukları görseller dikkatli olarak incelendiğinde kullanımın markasal değil ticaret ünvanı kullanımı olduğunu, kullanılan renk font vb. hususların da farklı olduğunu, ancak daha sonra müvekkilinin sektörde çağdaş kağıt ibaresini maruf ve meşhur hale getirmesinin ardından karşı yanca kötü niyetli olarak ticaret ünvanı kullanımının terk edildiğini, markasal kullanıma geçildiğini ve müvekkiline ait markalarda yer alan font ve renklerin birebir şekilde kullanılmaya ve markaların ayırt edici olmaması sağlanacak şekilde kullanıma başlandığını, daha evvel müvekkil firma ile karşı yan arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, ancak burada müvekkil firmanın dava açmak bakımından ne gerekçe ile beklediğinin tartışılmadığını ve uzun süre sessiz kaldığı gerekçesi ile hak kaybına uğradığının tespit edildiğini, karşı yanın markasal kullanımları incelendiğinde müvekille ticaret yaptığı dönemde müvekkille aynı renk ve fontları kullanmadığı ve ticaret ünvanı olarak müvekkille ayırt edilebilir bir kullanım gerçekleştirdiğinin açık olduğunu, kaldı ki, bu dönemde de tüketiciler nezdinde bir karışıklık oluşmadığını, ancak daha sonra müvekkil firmanın sattığı ürünlerin satışına ağırlık veren karşı yanca hem ürün gamının değiştirildiğini, hem de ticaret ünvanı yerine kağıtçılık ibaresi ve Aziz Suna ibaresi de terk edilerek Çağdaş Kağıt şeklinde bir kullanıma geçildiğini, seneler içinde karşı yanın markasal kullanıma başladığı ve her dönemde müvekkil firmaya ait tescilli markalara biraz daha yaklaşıldığının açıkça görülebileceğini, bilirkişilerce bu değişim tespit edilmesine karşın yerel mahkeme buna ilişkin kanaat bildirmeyerek eksik inceleme sonucunda hüküm kurduğunu, kötü niyetle hareket ettiği aşikar olan davalı birleşen davada davacının ticaret unvanından, müvekkil firma adına tescilli ve senelerdir yapılan maddi ve manevi yatırımlarla nihai tüketici nezdinde meşhur ve maruf haline getirilen markalar ile iltibas teşkil eden "çağdaş" ibaresinin terkin edilmesi yönündeki talepleri bakımından uzun süre sessiz kalma sebebiyle hak kaybına uğrandığı yönündeki Yerel Mahkeme kararının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin uzun süre davalının tecavüz teşkil eden eylemleri karşısında sessiz kalmadığını, davalı birleşen davada davacının markasal kullanımından ve kullanım şeklinden dava tarihinden kısa süre önce haberdar olduğunu ileri sürerek asıl davanın reddi yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve davalının ticaret ünvanında yer alan Çağdaş ibaresinin sicilden terkini, birleşen dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:44