Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1668

Karar No

2023/5044

Karar Tarihi

18 Eylül 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1467 Esas, 2021/1794 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/190 E., 2021/23 K.

Taraflar arasındaki şirket payının dağıtılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ... ve ...'nin kardeş olduğunu, davalı aile şirketi Alpiba Metal San. ve Tic. A.Ş.'nin hem kurucu ortağı hem pay sahipleri olduklarını, şirketin, vefat eden pay sahiplerinden biri ve temsilcisi olan ... ... tarafından davacılara şirket kayıtları hakkında, keşide edilen ihtarnameye rağmen bilgi verilmediğini, 2016 yılında ... ...'nin vefatıyla birlikte şirketin kontrolünün pay oranının çoğunluğunu oluşturmaları nedeniyle ... ...'nin murislerinin geçtiğini, tüm yıllarda kâr payı dahil müvekkillerine herhangi bir bedel ödenmediğini, müvekkillerinin şirket ticari defter kayıtları ve şirket işleyişi hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadıklarını ileri sürerek şirket kayıtlarının celbi ile davalı şirket mülkünün kirasından elde edilen birikmiş kira alacaklarının, şirket demirbaşlarının satışından elde edilen satım bedellerinin, şirket hissedarlığından doğan ödenmemiş tüm alacakların tespiti ile şimdilik 100.000,00 TL'nin davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un (6325 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin (A) bendi uyarınca vekâlet ücreti ve yargılama giderinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk sürecinin hukuka aykırı olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davada ileri sürülen talebin kısmen zamanaşımına uğradığını, davacıların şirketten alacaklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, yıl sonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanmasının, kâr payı hakkında kazanç verilmesinin, kazanç paylarının belirlenmesinin genel kurula ait görevler ve devredilemez yetkiler arasında sayıldığı, davacıların ortaklık sıfatına bağlı olarak davalı şirketten kâr payı ödenmesi taleplerinin olduğu, dava konusu edilen kâr payı talebi, şirket genel kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında olup şirket genel kurul tarafından ortaklara kâr payı yönünde olumlu veya olumsuz bir karar alınmadığı, ortaklara ödenecek kâr payı ve diğer ödemelerin ortaklık payından kaynaklandığı, kâr payı ve ortaklara maaş ödenmesi gibi konularda karar alındığına dair ticaret sicil kayıtlarında bir belge görülmediği, davacı tarafça kâr payı konusunda davalı şirket tarafından alınmış bir karar dava konusu edilmeyip bu alacaklar için doğrudan Mahkeme hükmünün talep edildiği, Mahkemenin genel kurul yerine geçerek, doğrudan, ortaklara kâr payı verilmesi konusunda karar vermesinin mümkün olmadığı, davacının bu alacak talepleri yönünden doğrudan dava açma hakkının bulunmadığı, ancak genel kurul tarafından alınmış bir kararın dava konusu edilebileceği, bu konuda yetkili kurul tarafından alınmış kararın dava şartı olduğu, davacı tarafça bu nitelikte bir kararın bulunduğu iddia edilmediği gibi dosyada bu yönde bir delil olmadığı, her ne kadar dava reddedilmiş olsa da dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak yapılan arabuluculuk görüşmelerine davalının katılmadığı, mazeret de göndermediği anlaşıldığından 6325 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin (A) bendi ile ile 02.06.2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 25 inci ve 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası gözetildiğinde yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu olduğu, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği, dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydı gerektiği gerekçesiyle davanın ortaklık sıfatına bağlı olarak kâr payı talebi yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön inceleme tutanağında belirlenen uyuşmazlık ile gerekçeli kararda yer verilen uyuşmazlık noktalarının aynı olmadığını, gerekçeli kararda ön inceleme tutanağında belirlenen uyuşmazlık noktalarının değerlendirilmediğini, kararda sadece ortaklık payı talep edilmiş gibi gerekçe yazıldığını, şirket merkezinde keşif yapılmadığını, demirbaşların durumunun değerlendirilmediğini, müvekkilleri tarafından İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış 01.07.2020 tarihli genel kurul kararının iptali davası bulunduğunu ve o davada müvekkilleri lehine doğan alacak hakkının işbu dosyada alınan bilirkişi raporunda belirtilen 5 yılı kapsadığını, bahsekonu genel kurul kararının iptali davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, talepleri incelenmeden, rapora itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olmadığını arabuluculuk tutanağının geçersiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre anonim şirketlerde finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınmasının şirket genel kurulunun yetkisinde olduğu, davacıların kira alacağının, satılan demirbaş bedellerinin paydaşlara payları oranında dağıtılması istemlerinin kâr payı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava açılmadan evvel yapılan genel kurullarda ortaklara kâr payı dağıtılması konusunda herhangi bir kararın alınmadığı, davadan evvel kâr payı dağıtılması konusunda gündem oluşturularak bir toplantı da yapılmadığı, 01.07.2020 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların iptali için açılan davanın eldeki davanın açılmasından sonra yapılan genel kurul kararının iptali istemiyle açılmış olduğu, bu sebeple bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, davacıların kâr payı dağıtımı yapılması talepli genel kurul kararı alınmasını sağlayıcı yola başvurmadan mahkemeden genel kurul yerine geçerek karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin istinafına gelince; davacıların arabulucuya başvurusu neticesinde, arabulucu tarafından davalı şirketin münferit yetkilisi ...' ye 0544 ... numaralı telefondan ulaşıldığı ancak davacılar ile aralarında başkaca davaların bulunmasından dolayı toplantıya katılmasının faydası olmayacağını bildirerek toplantıya katılmadığı ve telefon görüşmesini sonlandırdığının kayıt altına alındığının, resmi evrak niteliğindeki arabuluculuk toplantı tutanağından anlaşıldığı, arabuluculuk toplantısından usulünce bilgilendirilen davalı şirket yetkilisinin toplantıya katılmadığı, davalının 6325 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin (A) bendinin 11 inci alt bendi uyarınca geçerli bir mazereti olmadan toplantıya katılmadığı anlaşıldığından davacının yargı giderinden sorumlu tutulmasında, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde ve arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince davacı taleplerinin tümünün kâr payı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, zira şirket demirbaşlarının şirket varlığı olduğunu ve davalı şirket tarafından şirket malvarlığının toptan satışı konusunda herhangi bir karar alınmaksızın satış yapıldığını, istinaf mahkemesince bekletici mesele yapılmasına gerek görülmeyen davaya konu genel kurulda ortaklık hakkının işbu davada dava konusu edilen dönemi de kapsadığını, dosyada alınan bilirkişi raporu ile şirket işlemlerindeki usulsüzlükler tespit edildiğinden esasa yönelik karar verilmesi gerektiğini, gayrifaal durumda olan şirketin demirbaşlarının keşfen incelenmediğini, bilirkişi raporuna göre yıllarca sabit olan cihaz bedelinin bir anda önemli miktarda azalmasının sebebinin araştırılmadığını, dava dilekçesindeki talepleri incelenmeksizin 2. celsede karar verildiğini, ön inceleme tutanağında belirlenen uyuşmazlık ile gerekçeli kararda yer verilen uyuşmazlık noktalarının aynı olmadığını, müvekkillerinin nisbi müktesep kâr payı hakkının yerel mahkeme tarafından şirket arazisinin kiraya verilmesi ile gelen kira bedellerinin dağıtılmaması ile bir tutulduğunu, bilirkişi raporuna ve dosyaya sunulan bir kısım evraka itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davalı şirketin işleyişi ile ilgili bilgi alma ve inceleme hakkının kullanımı kapsamında, davacının şirketteki ortaklık payı oranında kâr payı dağıtımı hakkında karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesiyle hissedarlık nedeniyle ödenmemiş tüm alacakların tesbiti tahsili, kira alacağının paylar oranında tahsili ile demirbaş satışından elde edilen gelirin paylar oranında verilmesi istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun'un 616, 408 inci maddeleri.

  4. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi.

  5. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim