Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2965

Karar No

2023/4947

Karar Tarihi

13 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2019/359 Esas, 2020/361 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve feri müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili...'nin mirasbırakanı ... Taşyontar'ın Egebank A.Ş. ... Şubesine 21.807,49 USD yatırdığını, Egebank yönetimine el konulunca TMSF'ye devredildiğini, Egebank'ın önce Sümerbank ile Sümerbank'ın da Oyakbank ile birleşmesinin akabinde İng Bank A.Ş.'ye satıldığını, off shore mevduatlarının sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle mevduatın iade edilmediğini ileri sürerek 21.807,49 USD'nin hükmen tahsilini, 21.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili; hisse devir sözleşmesi uyarınca TMSF'nin mali ve hukuki sorumluluğu üstlendiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Feri müdahil TMSF vekili; zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı Bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, dolandırmanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Feri müdahil OYAK vekili; müvekkilinin bir borç üstlenmesi olmadığını, davanın TMSF'ye tevcihinin gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, 18.805,00 USD'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince kamu bankalarınca bir yıllık USD mevzuata verdikleri en yüksek oranda USD faizi işletilmek suretiyle ödeme tarihindeki TL karşılığının davalı bankadan alınarak Türkiye Cumhuriyeti ... 20. Noterliği 09991 yevmiye nolu 09.04.2015 tarihli mirasçılık belgesinde belirtilen paylar oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir. 22.09.2020 tarihli tavzih kararı ile gerekçeli karar başlığına mirasçılar eklenmek suretiyle hüküm tavzih edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahiller vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 19.12.2022 tarihli ve 2020/6471 E., 2022/9136 K. sayılı kararıyla, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ve feri müdahil OYAK vekilin tüm, feri müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacı vekili; Dairenin yerleşik içtihadını değiştirmek üzere Hukuk Genel Kuruluna (HGK) başvurusunun yasal koşulları taşımadığı gibi 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun (2797 sayılı Kanun) 15 inci maddesinin Anayasa'ya da aykırı olduğunu, HGK İçtihadı Birleştirme kararının hukuki güvenlik ilkesine, adaletli yargılanma ve mülkiyet hakkına, sürpriz karar verme yasağına, dosyadaki maddi gerçeklere aykırılık taşıdığını, gerekçeden yoksun olduğunu, önceki davalarda zamanaşımının off shore bankasına başvurunun sonuçsuz kaldığının anlaşılmasından itibaren başlayacağının hükme bağlandığını, mevduat sahiplerinin haklı beklenti içine girdiğini, Dairenin önceki davanın erken açıldığı yönündeki kararları sebebiyle mevduat sahiplerinin büyük çoğunluğunun dava açmadığını, Dairenin ve HGK'nın kararında hukuki ilişkinin niteliğinin yapılamadığını, zarar gerçekleşmeden zamanaşımı süresinin başlamayacağını, zamanaşımı sebebiyle verilen bozma kararının HGK kararı ile çeliştiğini, içtihadı birleştirme kararının geriye yürütülemeyeceğini, TMSF'nin banka sahiplerinden mevduat sahipleri adına yaptığı tahsilatların zaman içinde kısım kısım yapıldığını, borçlu banka sahipleri borcunu TMSF'nin kamu gücünü kullanması nedeniyle mevduat sahibi yerine TMSF'ye ödemek zorunda kaldığını, banka sahibi kişilerin ve şirketlerinin yaptığı bu ödemelerin zamanaşımını kestiğini, intifa olgusu devam ettiğinden zaman aşımından söz edilemeyeceğini, zamanaşımı savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, zamanaşımını durduran ve kesen olguların değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

  1. Değerlendirme

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan karar düzeltme harcının isteği halinde davacıya iadesine,

3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevaptemyizmahkemedüzeltmekararıvı.reddine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim