Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2399
2023/4940
13 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/691 Esas, 2022/128 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2017/68 E., 2019/1181 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’ye husumet yönelterek açtığı davanın dava dilekçesinde; kuyumculuk faaliyeti gösteren müvekkili ile İstanbul Altın Rafineri A.Ş. arasında yapılan alışverişte müvekkilinin 1.516,798 gram altın verdiğini, davalının ise 135.467,731 TL ödediğini, müvekkilinin kendi hesaplamasına göre davalı nezdinde 11.601,00 gram has altının veya karşılığının verilmesini istediğini, davalının ödeme yapmadığını, kuyumculuk sektöründeki alış verişlerin güvene dayalı olup evrak alınmadığını, Mahkemeye yapılan tespit başvurusu sonucu davalının kayıtlarının incelendiğini, bilirkişilerin davalı nezdinde 12.314,50 gram has alacağının bulunduğunu tespit ettiklerini, tespitin yapıldığı yerin davalının Kahramanmaraş şubesi olduğunu ileri sürerek müvekkilinin İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’de olan 12.314,5 has altın alacağının dava tarihindeki kuru üzerinden Türk lirası (TL) cinsinden toplam miktarının tespiti ile alacağın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, 30.11.2017 havale tarihli dilekçesi ile harici araştırmada tespite konu yerde İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’ye bağlı şirketlerden Gram Altın Paz. San. ve Tic. A.Ş.’nin faaliyet gösterdiğini tespit ettiklerini, iş yerinde İAR tabelasının bulunması, İAR’ın internet sitesinde iş yerinin mağaza olarak belirtilmesi, çalışanların kendilerini İAR personeli olarak tanıtması nedeniyle hataya düşüldüğünü belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi uyarınca İstanbul Altın Rafineri A.Ş.’nin taraf sıfatının sonlandırılması ile yerine Gram Altın Paz. San. ve Tic. A.Ş.’nin eklenmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen İstanbul Altın Rafineri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; madenden ve hurdadan elde edilen altınları saflaştırmak üzere rafinasyon faaliyeti vermek üzere kurulan müvekkilinin Kahramanmaraş’ta şubesi ya da irtibat bürosunun bulunmadığını, taraflar arasında hiçbir sözleşmenin kurulmadığını, tespit dosyasına sunulan raporda bahsedilen bilgisayar çıktılarının müvekkilinden sadır olmadığını, davacının alacak iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.6100 sayılı Kanun’un 124 üncü maddesi uyarınca davalı olarak eklenen Gram Altın paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.’nin grup şirketlerinden olduğunu, davacının iddiasını yazılı delil ile ispatlaması, usulüne uygun fatura ve sevk irsaliyesi sunması gerektiğini, nereden geldiği ve ne olduğu bilinmeyen bilgisayar çıktıları ile kanıtlayamayacağını, yazılı sözleşme, delil başlangıcı ibraz edemediğini, müvekkiline ve davacıya ait defterlere dayandıklarını, dayanılan raporun gerçeğe aykırı düzenlendiğini, bu raporda bahsedilen bilgisayar çıktılarının müvekkilinden sadır olmadığını, çıktıları imzaladığı iddia edilen kişinin müvekkilini temsil ve imza yetkisinin bulunmadığını, tespit adresinde davalıya ait muhasebe ya da bilgisayar kaydının yer almadığını, bu bilgisayar çıktıları ile cari hesap denilen kağıtların nasıl temin edildiğinin bilinmediğini, bilirkişilerin program hakkında bilgilerinin olmadığını, kayıtlara aykırı rapor hazırladıklarını, programa göre de herhangi bir borç alacak bakiyesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tacir sıfatını haiz davacının iddia edilen meblağı defter, fatura, senet veya yazılı bir delille ispat edemediği, davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davacıya borçluluğuna dair bir kaydın bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında altın döviz TL alışverişi yapıldığını, işlemlerin, saatlik, dakikalık, anlık olduğunu, tespit dosyasına sunulan raporda müvekkilinin alacaklı olduğunun belirlendiğini, ERP Gold programının kuyumculuk teamülüne göre yorumlanması gerektiğini, davalının kayıtları sunduğunda tespit dosyasına sunulan kayıtlar ile aynı olacağının görüleceğini, tespit dosyasına sunulan evrakın davalı şirket çalışanı, mağaza yetkilisi ve hâkim tarafından imzalanıp ibraz edildiğini, bilgisayar kayıtlarının davanın temelini teşkil ettiğini, ticari ilişki defterlerde kayıtlı değilse de ticari ilişkinin kabul edildiğini, ticari defterlerin ibrazına gerek olmadığını, alınan raporda bir inceleme yapılmadığını, davalının ikrarının dikkate alınmadığını, cevap dilekçesindeki beyanları bağlantısız bileşik ikrar niteliği taşıyan davalının ispat yükünü üzerine aldığını, günlük kur hareketlerinin değerlendirilmesi ile müvekkilinin alacağının sabit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın usullere uygun yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli, denetime açık ve oluşa uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında altın döviz TL alışverişi yapıldığını, işlemlerin, saatlik, dakikalık, anlık olduğunu, tespit dosyasına sunulan raporda müvekkilinin alacaklı olduğunun belirlendiğini, ERP Gold programının kuyumculuk teamülüne göre yorumlanması gerektiğini, programı davalının kullanıp dökümlerin davalının elinde bulunduğunu, davalının kayıtları sunduğunda tespit dosyasına sunulan kayıtlar ile aynı olacağının görüleceğini, tespit dosyasına sunulan evrakın davalı şirket çalışanı, mağaza yetkilisi ve hâkim tarafından imzalanıp ibraz edildiğini, dökümanların tespit mahallindeki bilgisayara ait olduğuna dair şüphe olmadığını, bilgisayar kayıtlarının davanın temelini teşkil ettiğini, ticari ilişki defterlerde kayıtlı değilse de ticari ilişkinin kabul edildiğini, ticari defterlerin delil mahiyeti taşımadığını, gerekçeye konu edilemeyeceğini, alınan raporda bir inceleme yapılmadığını, davalının ikrarının dikkate alınmadığını, cevap dilekçesindeki beyanları bağlantısız bileşik ikrar niteliği taşıyan davalının ispat yükünü üzerine aldığını, günlük kur hareketlerinin değerlendirilmesi ile müvekkilinin alacağının sabit olduğunu, istinaf aşamasında ileri sürdükleri iddiaların kabul edilmemesine yönelik gerekçe ortaya konulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 199 uncu maddesinin birinci fıkrası.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Davacı vekili, davalı iş yerinde yapılan tespitte davalının bilgisayar kayıtlarında yapılan inceleme ile müvekkilinin alacağının bulunduğunun belirlendiğini ileri sürmüş, davalı vekili de müşteriler ile olan ticaretin "ERP Gold" adı verilen bir bilgisayar programında tutulduğunu, bu program kayıtlarının online olarak merkez ve şubelerde birbiri ile bağlantılı çalıştığını, kayıtlara göre 13.02.2015 tarihinde TL miktarında bulunan 34.650,86 TL'nin davacıya ödenerek hesap bakiyesinin sıfırlandığını ifade etmiştir. Mahkemece, davacının iddiasını defter, fatura, senet veya yazılı bir delille ispatlayamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Mahkemenin ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu yönündeki kabulü yerindeyse de davacı tarafından yaptırılan delil tespitinde bilirkişi heyeti cari hesap ekstresini incelemiş ve davacının alacaklı olduğu yönünde rapor tanzim etmiştir. Davalı yanca sunulan Erp Gold Program Değerlendirmesi başlıklı uzman görüşünde ise taraflar arasında herhangi bir bakiyenin bulunmadığının tespit edildiği, programın veri güvenliğinin silme ve değiştirmeye karşı korumalı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi raporları alınmışsa da davalının ERP Gold isimli programı ve bu programın kayıtları yerinde incelenmemiştir. 09.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda ERP programı verilerinin bulunduğu bilgisayarda yerinde inceleme yapılarak rapor tanziminin daha sıhhatli olacağı da belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 199 uncu maddesinin birinci fıkrasında uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki verilerin ve bunlara benzer bilgi taşıyıcılarının 6100 sayılı Kanun'a göre belge olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda Mahkemece mali müşavir, sektör bilirkişisi ve bilgisayar mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden davalı şirketin bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının alacağının olup olmadığı hususunda denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:53