Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1479

Karar No

2023/4895

Karar Tarihi

12 Eylül 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1035 Esas, 2021/2156 Karar

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/145 E., 2019/29 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacı vekili 25.767,57 maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 11.767,57 maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekilince, redde konu tutarlar bakımından temyize başvurulmuş ise de reddedilen ( 14.000,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminat) ve temyize konu edilen toplam miktar 16.500,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.635,577 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin esas unsuru "Kervan" ibaresi tarafından temsil edilen markaların sahibi olduğunu, sözü edilen ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsuru olduğunu, davalının müvekkilinin markası ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde "Kervan" ibaresini bu isimde açmış olduğu mağazada kullandığının davadan önce yapılan delil tespitiyle tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, belirsiz olan maddi tazminat alacağının 1.000,00 TL asgari tutarının ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23.03.2018 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 25.767,57 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1986 yılından bu yana "Kervancam" ibaresini işletme adı ve tescilli ticaret unvanı olarak kullandığını, kullanımının tescilli ticaret unvanına dayalı hukuka uygun bir kullanım olduğunu, davacının müvekkilinin ticaret unvanını terkin ettirmeden müvekkili kullanımların hukuka aykırı olduğunu iddia etmesinin söz konusu olamayacağını, tarafların iştigal konusu farklı olduğu gibi müvekkilini kullanımın "Kervan" şeklinde değil bir bütün olarak "Kervancam" şeklinde olduğunu, bu kullanımın davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin "Kervancam" ibaresini marka olarak tescil ettirmek için başvurduğunu ve başvuru sürecinin halen devam etmekte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ev tekstili ve dekorasyonu alanında faaliyet gösterdiği, "KERVAN" esas unsurlu pek çok tescilli markasının mevcut olduğu, markanın tanınmış marka olduğu, 2015/08822 sayılı "KCA+Şekil" markasının 35,40,19,20. sınıflarda, 2014/ 20235 sayılı "KCA KERVAN CAM&AYNA+Şekil" markasının ise 19. sınıfta davalı adına tescilli olduğu ancak davalının markalarını tescilli olduğu şekilde kullanmadığı, davacının iştigal alanında da yer alan ayna ürünlerinin satışıyla ilgili faaliyetinde "KERVAN" ibaresini tek başına markasal olarak kullandığı, her ne kadar davalının ticaret unvanının esas unsuru da "KERVAN" ise de, davalının kullanımının ticaret unvanı kullanımı şeklinde olmayıp, markasal kullanım olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği, bu durumun davacının tanınmış markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmasına neden olduğu, her iki tarafın ticari kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin gerçekleştiği 25.02.2015 27.07.2015 dönemi için lisans bedeli olarak davacıya 25.767,57 TL maddi tazminat ödemesi gerektiği, ayrıca davacının markasının tescilli olduğu süre, tanınmış marka olması, tarafların ticaret hacimleri dikkate alınarak 10.000,00 TL manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği "gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının, davacıya ait markaların esas unsuru olan "KERVAN" ibaresini ön plana çıkartarak kendi adına tescilli markaların tescilli olduğu şekilden farklı olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin ve marka haklarına tecavüzün önlenmesine, 25.767,57 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Kervancam" ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsuru olduğunu, müvekkilinin 1986 yılından bu yana bu ibareyi tescilli işletme adı ve ticaret unvanı olarak kullandığını, müvekkili kullanımlarının tescilli ticaret unvanına dayalı hukuka uygun bir kullanım olduğunu, ticaret unvanı ayakta olduğu sürece müvekkili kullanımlarının başkasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden söz edilemeyeceğini, davacının mevcut ticaret unvanını 24.11.1997 tarihinde, "Kervan" ibareli en eski markasını ise 08.04.2005 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin "Kervancam" ibaresini davacıdan daha önce 1986 yılında kullanmaya başladığını, bu durumu ispat eder nitelikteki vergi levhalarını dosyaya sunduklarını, tarafların iştigal konusu farklı olduğu gibi müvekkili kullanımının "Kervan" şeklinde değil "Kervancam" şeklinde olduğunu ve davacının markasına tecavüz teşkil etmediğini, kaldı ki müvekkilinin tecavüz teşkil ettiği iddia edilen logo ve kelimeleri adına marka olarak da tescil ettirdiğini, bu durumun dikkate alınmadığını, davacı yanca, dava dilekçesiyle, emsal nitelikte bir lisans sözleşmesi sunulmayıp ima yoluyla emsal lisans bedelinin İstanbul Ticaret Odası'ndan (İTO) sorulmasının talep edildiğini, esasen davanın maddi tazminatın hesaplama yönteminin belirtilmemesi sebebiyle reddi gerektiğini, Mahkemece, İTO'dan emsal lisans bedelinin sorulduğunu, adı geçen Kurum tarafından verilen cevabi yazıda, emsal lisans bedelinin, mütecavizin, "Kervan" adı altında satılan ürünlerin satışından elde ettiği kârın %8'i oranında olabileceğinin belirtildiğini, nitekim, ilk bilirkişi raporunda, bu cevabın baz alındığını ve müvekkilinin kâr etmediği gerekçesiyle tazminat talebinin yerinde olmadığının mütalaa edildiğini, daha sonradan alınan bilirkişi raporlarındaki tazminat hesabının dayanaksız olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacı tarafın, lisans bedeline göre maddi tazminat talep ettiği, davacı tarafça delil tespitinin 09.02.2015 tarihinde yaptırıldığı, davanın ise 27.07.2015 tarihinde açıldığı, ihlal süresinin 169 gün olduğu, İlk Derece Mahkemesince, davacının Kayseri ve Diyarbakır'da iki ayrı şirkete franchise yöntemiyle bayilik verdiği ve bu iki şirketten 24.000,00 TL isim kullanım bedeli ve yapılan cirodan binde sekiz kâr payı aldığının tespit edilmesi üzerine tazminat hesabında bu sözleşmelerin baz alındığı ve davacı yararına, 24.000,00 TL sabit isim hakkı ücretiyle, ihlal süresi dikkate alınarak belirlenen 1.767,57 ciro ücretinin toplamı olan 25.767,57 TL'ye maddi tazminat olarak hükmedildiği, ancak ciro bakımından ihlal süresinin dikkate alınması doğru ise de sabit isim hakkı bedeli bakımından ihlal süresinin dikkate alınmamasının doğru olmadığı zira hükmedilen 25.767,57 TL maddi tazminatın 24.000,00 TL'sinin isim hakkına ilişkin olduğu, bunun yanında, Mahkemece, maddi tazminat belirlenirken davacının ticaretini yaptığı ürünlerin davalınınkine göre daha fazla sayıda olmasının da gözden kaçırılmasının doğru olmadığı, bu nedenle maddi tazminatın ihlal süresi ve davacının ticaretini yaptığı ürünlerin davalınınkine göre daha fazla sayıda olması gözetilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddelerine göre 11.767,57 TL olarak takdir edildiği, keza ihlal süresi ve eylemin ağırlığı gözetildiğinde Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın da fazla olduğu, manevi tazminatın somut olayın şartları gözetilerek 7.500,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine ve 11.767,57 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, bunun yanında, Bölge Adliye Mahkemesince, reddedilen maddi tazminat sebebiyle müvekkili lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, isim hakkı bedelinin gün hesabı yapılarak belirlenmesinin doğru olmadığını zira bir markanın kullanılmasının gün ile sınırlı olmadığını, maddi tazminat hesabında baz alınan 24.000,00 TL isim hakkı bedelinin müvekkili şirket markasının kullanılması karşılığında ödenen miktar olduğunu, 1 gün, 1 ay, bir yıl gibi bir kıstasın söz konusu olmadığını, müvekkili markasının tanınmışlığı ve eylemin ağırlığı gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 188 inci maddesi, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu, 61 ve 66 ıncı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. Bölge Adliye Mahkemesince, maddi tazminat talebi kısmen kabul edilmesine rağmen reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A.Davacı Temyizi Yönünden

Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin MİKTARDAN REDDİNE,

B.Davalı Temyizi Yönünden

1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (11) numaralı bendine, "Davalı yararına reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 7.375.00 TL vekâlet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kervancevapkararistinafdüzeltilerektemyizvı.miktardankararımahkemesionanmasınareddine"kervan"derece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:14

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim