Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1421
2023/4873
12 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/803 Esas, 2021/1355 Karar
HÜKÜM: Esastan ret, davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI: 2015/826 E., 2018/703 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirkette 02.08.2010 tarihli iş sözleşmesi ile "film hattı elemanı" olarak çalıştığını, şirkette en son orta düzey yönetici konumunda olduğunu, iş ilişkisinin emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması nedeniyle sona erdiğini, müvekkili şirkette işe başladığı tarih olan 02.08.2010 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi de imzaladığını, işbu sözleşmede davalının her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile ambalaj sektörüyle sınırlı olmak üzere müvekkili şirketin iştigal ettiği iş dalında kendi namına iş kurmamayı, rakip bir firmada çalışmamayı, rakip firmalarda ortak olmamayı kabul ve taahhüt ettiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444 üncü ve devamı maddelerine dayalı olarak yapılan bu sözleşmeye rağmen davalının, müvekkili şirket gibi ambalaj sektöründe iştigal eden davadışı Fitpak Ambalaj ve Kimya San Tic. A.Ş şirketinde çalışmaya başladığını, rekabet yasağı sözleşmesinde 30.000,00 USD cezai şart kararlaştırılmış olduğunu ileri sürerek 30.000,00 USD alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı dönemde düz işçi statüsünde hizmet veren bir işçi olduğunu, davacı yanca iddia edildiği gibi orta düzey yönetici vasfına haiz olmadığını, bu durumun tanıkların dinlenmesiyle ortaya çıkacağını, davacı şirket ile müvekkili arasındaki iş akdinin emeklilikte yaş hariç diğer şartların tamamlanması nedeniyle sona erdiğini, iş akdiyle aynı tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin müvekkiline işverenin baskısı ile imzalatıldığını, söz konusu sözleşmede yer alan 30.000,00 USD cezai şartın fahiş bir rakam olup kimsenin isteyerek imzalayacağı bir sözleşme olmadığının açık olduğunu, hür irade ile imzalanmadığından geçersiz olduğunu, sözleşmenin dördüncü maddesinde belirtilen sınırlamaların da hukuka uygun olmadığını, tüm ambalaj sektörünü kapsayan bu yasağın geçersiz olduğunu, davacının ticari bir sırra vakıf olacak bir konumda olmadığını, müşteri çevresi ile de kişisel ilişki kurmasının mümkün bulunmadığını, müvekkilinin sahip olduğu bilgilerin bu sektörde çalışan herkesin bildiği genel bilgiler olduğunu, iş tecrübesi ile haksız rekabetin farklı olduğunu, müvekkilinin davacıya önemli bir zarar vermesi iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının bulunduğu iş pozisyonu nedeniyle davacının üretim sırları, yaptığı işler ve müşteri çevresi hakkında ayrıntılı bilgi edinme olanağının bulunmadığı, çalıştığı operatör yardımcılığı pozisyonundan dolayı hangi bilgi ve belgeleri kullanarak davacı işvereni zarara uğratacağı hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, aldırılan her üç bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı ile akdedilen rekabet yasağı sözleşmesi dikkate alınmadan karar verildiğini, bilirkişilerin de belirlediği üzere bu sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğunu, iş akdini emeklilik nedeniyle sona erdiren davalının, müvekkili şirketteki işinden ayrıldıktan sonra rakip firmada çalışmaya başladığını, sırf bu durumun dahi rekabet yasağına aykırılık teşkil etmekte ve davacının kötü niyetini ortaya koymakta olduğunu, davalının yaptığı görev gereği müvekkili şirketle ilgili teknik bilgi ve müşteri verilerine ulaşabilecek bir düzeyde olduğunu, davalının, müvekkili şirketin iş ve imalat sırlarını öğrenmesi mümkün olan ve bu hususta üretim konusundaki işlemlerin yürütülmesi bakımından yetki sahibi olan bir personel olduğunu, bu konuda itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, eksik inceleme yapıldığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasındaki yazılı iş akdinde davalının görev tanımının " film hattı elemanı " olarak belirtildiği, davacı tarafından müşteri çevresine, üretim sırlarına ya da davacı işverenin yaptığı işlere dair davalının bilgi edinme imkanı olduğuna dair somut delil sunulmamış olduğu gibi, bu bilgilerin kullanılması halinde davacının önemli bir zararına sebep olunabileceğine dair de bir delil sunulmadığı, aksine, duruşmada dinlenen tanıkların bir kısmının davalının düz işçi konumunda olduğunu ve davacı şirkete dair sırlara ya da müşteri çevresine ilişkin bilgileri edinebilecek bir konumda olmadığını, genel olarak iş kapsamının hammadde kolilerini açmak, çıkan paketleri bağlamak, temizlik işleri ve film üretim makinesini kullanan operatöre yardım etmek şeklinde olduğunu beyan ettiği, diğer tanıkların ise davalının özel bilgilere ulaşabilecek konumda olduğunu, ancak somut olarak bu özel bilgileri bir yerde kullandığına dair bir bilgileri olmadığını beyan ettiği, mahkemece alınan 3 ayrı bilirkişi raporunda da davalının iş yerindeki görev tanımına ve kapsamına göre, davalının iş sırlarına ulaşabilecek konumda olmadığı ve rekabet yasağı sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan tazminat istemesinin mümkün bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, bu doğrultuda hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına, tanık beyanlarına, taraflar arasındaki sözleşme ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, mahkemece davacının davalının ticari sırlarına vakıf olduğuna dair ve davacının ne tür bir zararına sebep olabileceğine dair iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddinde usul ve esas bakımından bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerektiği (Aynı yönde bknz. Yargıtay 11. HD 2017/1852 E. 2018/7389 K) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının imzaladığı rekabet sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 348, 349, 350, 352 nci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:14