Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3600
2023/4865
12 Eylül 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 9 uncu sınıfta adına tescilli 2012/47324 sayılı ve 9 uncu, 18 inci ve 35 inci sınıflarda adına tescilli 2015/31555 sayılı "elago" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "ELAGO" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2015/21948 sayılı başvurunun ilanı üzerine yaptıkları itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığınca, nihai olarak ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 2008 yılından itibaren aktif olarak markayı kullanmak suretiyle Dünya'da ve Türkiye’de mobil aksesuar satışında bulunduğunu, davalı şirketin de aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, haksız ve kötü niyetli bir başvuru yaptığını, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası anlamında müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, "Elago" ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticari unvanı olduğunu, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK'nın 01.08.2016 tarih ve 2016/M 7406 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davacının itiraza mesnet gösterdiği markalardan 2012/47324 sayılı marka başvurusunun itiraz aşamasında müddet olduğunu, 2015/31555 sayılı marka başvurusunun ise dava konusu işaretten sonraki tarihte olduğu için incelemeye esas alınamayacağını, davacının tescilsiz marka kullanımı veya işareti ticaret sırasında kullandığı iddiasına dayanabileceğini, ancak davacı tarafından itiraz aşamasında dava konusu işaret için hak kazanıldığına ilişkin yeterli düzeyde bilgi ve belge sunulmadığı için bu iddianın da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarih, 2016/396 E. ve 2017/400 K. sayılı kararıyla; toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre 2008 2009 yıllarında People Magazine dergisinde çıkmış olan reklamlar incelendiğinde, “elago” markalı telefon kılıfları, ipad kalemi, iphone kapağı, telefon kapak kenarı, ekran koruyucu film ve ekran koruyucu ürünlerin marka başvuru tarihinden önce Türkiye’de ticaret sırasında markasal olarak kullanıldığının ispatına yeterli olduğu, davacının belirtilen ürünler açısından “elago” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, davalı şirketin, davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermesi ve davalı şirketin bir marka başvurusu yaparken basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında, gerek TPMK kayıtları üzerinde gerekse internet arama motorları üzerinde marka araştırması yapmasının ticari olarak bekleneceği, Türkçe özel bir anlamı bulunmayan “elago” ibaresinin sektörde kullanıldığını bilmeksizin tesadüfen kendisine marka olarak seçmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu itibarla dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK YİDK’nın 01.08.2016 tarih ve 2016/M 7406 sayılı kararının iptaline, 2015/21948 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğe ilişkin bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.06.2018 tarih, 2018/31 E. ve 2018/681 K. sayılı kararıyla; herhangi bir anlam içermeyen fantezi bir ibareden oluşan markanın aynısının veya benzerinin haklı bir sebep olmaksızın aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından başvuru konusu yapılmasının, davacı markasından yararlanma amacını taşıdığı ve kötüniyetli olduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi uygulanmak suretiyle davanın kabulüne yönelik kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 24.09.2019 tarih, 2018/4210 E. ve 2019/5769 K. sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, YİDK aşamasında sunulan deliller itibariyle, davacının önceye dayalı hak sahipliğini ispat edemediği ve YİDK kararının yerinde olduğu yönünde görüş bildirildiği ve mahkemece de bu tespite karşı çıkılmadığı halde, hükümsüzlük davası yönünden sunulan deliller, sanki YİDK aşamasında sunulmuş delillermiş gibi hatalı değerlendirme yapıldığı, mahkemece, anılan husus üzerinde durulmadan 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca YİDK kararının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı şirketin, markayı kullanmak amacıyla değil de sırf başkalarına zarar vermek, başkalarının ticaretini engellemek gibi kötüniyetli olduğu yönünde herhangi bir delil sunulmaksızın, tescil başvurusunda bulunulan markanın, bir başka ülkede başkaları adına tescilli olduğunu bilebiliyor olma ihtimalinin kötüniyetli marka başvurusu olarak değerlendirilerek TPMK YİDK kararının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, TPMK YİDK’nın, davacının itiraza gerekçe markasının hükümden düştüğü gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkrasına dayalı itirazlarının, davalı marka başvurusu kapsamında bulunan 9 ve 18. sınıf mallar yönünden Türkiye’de yaygın ve yoğun kullanım sonucu herhangi bir hak elde edildiğine dair bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı itirazının reddine karar verdiği, YİDK aşamasında sunulan deliller itibariyle, davacının önceye dayalı hak sahipliğini ispat edemediği ve YİDK kararının yerinde olduğu, davalı şirketin, markayı kullanmak amacıyla değil de sırf başkalarına zarar vermek, başkalarının ticaretini engellemek gibi kötü niyetli olduğu yönünde herhangi bir delil sunulmaksızın, tescil başvurusunda bulunulan markanın, bir başka ülkede başkaları adına tescilli olduğunu bilebiliyor olma ihtimalinin kötü niyetli marka başvurusu olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu YİDK kararının öncelikle kötü niyet iddiası bakımında iptal edilmesi gerektiğini, davalının kötü niyeti bariz bir biçimde ortada iken, bu durum yerel mahkeme aşamasında, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında tüm yönleriyle ele alınıp tespit edilmişken, yerel Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak dar kapsamlı bir yorumla, kötü niyet irdelemesinin sadece "bir başka ülkede başkaları adına tescilli olduğunu bilebiliyor olma ihtimali kötü niyet sayılmaz" şeklindeki gerekçeyle değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceği, müvekkilinin, "elago" ibareli markayı üreten, tanıtan, ilgili sınıflarda tek ve gerçek sahibi olduğunu, YİDK kararına itiraz aşamasında sunulan delillerin müktesep hak sahipliği iddiasını kanıtlar nitelikte olduğunu savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:14