Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1412
2023/4863
11 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1191 Esas, 2021/1796 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/985 E., 2018/1065 K.
Taraflar arasındaki hissedarlığın tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi...'un 2014 yılında vefat ettiğini, müteveffanın Tarişbank pay defterinde 6685 sıra numarası ile kayıtlı Tarişbank ortaklarından olduğunu, 2017 yılında muris...'a ait olan nama yazılı hisse senetlerinin davacılar tarafından tesadüfen bulunduğunu, bu hisse senetlerinin murise ait üretici hisselerini temsil ettiğini, ve Tarişbank'a davalılardan TMSF tarafından el konulduğunu, davalı TMSF ile diğer davalı ...Ş. arasında 2002 yılı Ekim ayında Tarişbank hisselerinin devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, söz konusu hisse devir işlemine Bankacılık Düzenleme ve Denetle Kurumunun (BDDK) Tarişbank hisselerinin %99,99'unun davalı ...Ş.'ye devrine onay verdiğini, davalı TMSF'nin üzerinde tasarruf edebileceği Tarişbank hisse oranının %99,99 olduğunu, BDDK'nın onay vermediği kısmın ise davacılara mirasen intikal eden üretici hisseleri olduğunu, ancak 2002 yılı Kasım ayında Denizbank A.Ş.'nin Tarişbank ile tüm hak, alacak, borç ve yükümlülükleri ile birlikte kül halinde devir sureti ile kendi bünyesinde birleştiğini ve Tarişbank'ın tüzel kişiliğinin tasfiye edildiğini, gelişen bu süreç neticesinde müteveffa... namına yazılı ve davacılara intikal eden hisse senetleri ve bu hisse senetlerinden doğan pay sahipliğinin de Tarişbank'ın tüzel kişiliği sona erdirilerek Denizbank A.Ş. ile birleşmesinin akabinde davalı ...Ş.'nin tüzel kişiliğine dahil olduğunu, davacıların Denizbank A.Ş.'nin ortakları olduğunu, buna rağmen davalı ...Ş. tarafından bugüne kadar davacılara iştirak hisseleri verilmediğini, davacıların pay sahipliğinin alenileştirilmediğini belirterek Tarişbank'ın davalılardan Denizbank A.Ş. ile devir yolu ile birleşmesinden sonra hisse senetleri ile ilgili olarak bugüne kadar tahakkuk etmiş tüm geçmiş dönem kâr payları ile ileride doğacak kâr payları ve diğer her türlü ortaklık hak ve alacakları ve fer'ileri için bilahare her türlü dava ve talepte bulunma hakları saklı kalmak kaydı ile davacılara miras yolu ile intikal eden, detayı dava dilekçesinde belirtilen toplamda 130 adet nama yazılı hisseyi temsil eden hisse senetlerine dayalı olarak davacıların davalılardan Denizbank A.Ş.'deki güncel pay sahipliğinin tespiti ile pay sahipliğinin davacılar adına Denizbank A.Ş. pay defterine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TMSF vekili cevap dilekçesinde, BDDK'nın 09.07.2001 tarihli ve 381 sayılı kararı ile Tarişbank'ın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun (mülga 4389 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden TMSF'ye devredildiğini, kamu tüzel kişiliğini haiz olup müvekkili aleyhine idare hukuku ilkelerine göre dava açılması gerektiğini, işlem tesis edilen tarihte yürürlükte olan mülga 4389 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Milli Aydın Bankası T.A.Ş.'in (Tarişbank) hisse senetlerinin mülkiyetinin müvekkili kuruma devredildiğini, devri işlemine dair idari yargıda açılan dava sonucu verilen red kararının dercattan geçerek kesinleştiğini, banka hisse senetlerinin temettü hakları hariç malikinin hukuken müvekkili olduğunu, davacıların maliki olmadıkları hisselerinin tespitini talep etmelerinin mümkün olmadığını, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın işbu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu hisse senetleri dahil olmak üzere Milli Aydın Bankası T.A.Ş.'nin (Tarişbank) hisselerinin tamamının TMSF'ye devrine ilişkin BDDK'nın kararına karşı açılan dava neticesinde BDDK kararının hukuka uygun olduğuna karar verildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunması nedeni ile bu hususta yeniden yargılama yapılamayacağını, TMSF'nin kendisine intikal eden hisseleri müvekkili bankaya devrettiğini, 21.10.2002 tarihi itibari ile TMSF ve müvekkili banka arasında imzalanan hisse devir sözleşmesine konu hisselerin tamamının TMSF'ye ait olduğunu, bu nedenle davacıların hissedar sıfatlarının bulunmadığını, Tarişbank hisselerinin %100'ü TMSF mülkiyetinde iken yine %100'ünün Denizbank tarafından devir alındığını, davacıların elinde bulunduğunu iddia ettiği üretici hisselerinin diğer hisselere oranla herhangi bir üstünlüğü olmadığını, huzurdaki dava ile aynı hususta İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/14 E. ve 2016/106 K. sayılı aynı mahiyetteki davanın reddine karar verildiğini, bu dava dosyasında yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunun ve gerekçeli kararın beyanlarını doğruladığını, davacı taraf hiçbir sermaye artırımına katılmadığını ve sermaye eklemediğini, nominal değeri dahi olmayan hisselere değer izafe edilmemesi savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...tarafından kesin hüküm olduğu ileri sürülen Danıştay 10. Dairesi ilamının, davanın taraflarının, dava sebeplerinin hüküm fıkralarının aynı olmaması sebebiyle kesin hüküm mahiyetinde olmadığı, Tarişbank'ın BDDK'nın 09.07.2001 tarihli ve 381 sayılı kararı ile mülga 4389 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca TMSF'ye devredildiği, TMSF Yönetim Kurulu'nun 10.07.2001 tarihli ve 128 sayılı kararında "...Banka hisse senetlerinin tamamının banka zararının ödenmiş sermayeye tekabül eden TL 55 trilyon tutarındaki kısmının adı geçen bankaya aynı tutarda yapılacak ödeme karşılığında devralınmasına ve hisse senetlerinin banka pay defterine fon adına kaydedilmesinin banka yönetim kurulu başkanlığından istenilmesine..." kararı verildiği, Tarişbank hisselerinin fona intikal ettiği, bu durumda Tarişbank hissedarlarının hissedarlık sıfatlarının sona erdiği, eski hissedarlara ait hisse senetlerinin hukuki ve mali değeri kalmadığından hisse senetlerinin tamamının mülkiyetinin TMSF'ye geçtiği, TMSF'nin Tarişbank'ı satışa çıkardığı ve Denizbank A.Ş. tarafından satın alındığı, 21.10.2002 tarihli hisse devir sözleşmesi ile Tarişbank'a ait hisselerin tamamının Denizbank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda işbu davanın Denizbank A.Ş.'ye yöneltilemeyeceği, Tarişbank'a ait hisse senetlerinin tamamının TMSF'ye intikal ettiği ve hisselerin hiçbir hukuki ve mâli değerinin kalmadığı ve dolayısı ile hissedarların hissedarlıklarının bittiği, davacının TMSF'den dava konusu hisse senetlerinden kaynaklanan herhangi bir talep haklarının bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.03.2018 tarih, 2016/8067 E. ve 2018/1601 K. sayılı ilâmı da nazara alındığında davanın TMSF yönünden subut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplanmasını talep ettikleri delilleri tamamının toplanmadan karar verildiğini, BDDK'nın 23.10.2002 tarihli ve 851 sayılı Tarişbank hisselerinin sadece %99,99'unun Denizbank A.Ş.'ye devrini onaylayan kararının kurumdan temin edilmesinin elzem olduğunu, yine Denizbank A.Ş. pay defterinin nama yazılı hisse senetlerine dair ilgili sayfaları ile TMSF'nin hisse devrinin onaylanması talebi ile BDDK'ya yaptığı başvuru belgelerinin de celp edilmediğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, %0,01 oranındaki hissenin davalı ...Ş.'ye intikal etmesine BDDK'nın onay vermediğini, bu hisseler arasında müvekkillerine ait hisselerin de bulunduğunu, Tarişbank'ın tüzel kişiliği birleşme işlemine dayalı olarak sona erdirildiğinden müvekkillerine ait hisselerin Denizbank A.Ş.'nin ortaklık yapısı içerisinde kaldığını, ...nin pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, Denizbank A.Ş.'nin hukuka aykırı işlemi üzerine müvekkillerine ait hisselerin Denizbank A.Ş. hissesine dönüştüğünü, davanın eda davası olduğunu, Mahkemece tespit davası gibi hükme bağlandığını, İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesince onanan dosyanın somut uyuşmazlığın çözümünde emsal teşkil edemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile BDDK'nın 09.07.2001 tarihli kararı ile Tarişbank A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF'ye devredildiği, Fon Yönetim Kurulu'nun 10.07.2001 tarihli kararı ile bankanın ödenmiş sermayesi tutarındaki zararının Fon tarafından devir alınması sonucunda Tarişbank hisselerinin tamamının Fona intikal ettiği, idari yargıda açılan iptal davası neticesinde yürütmeyi durdurma kararı verilmesi nedeniyle el koyma işleminden evvelki ortaklara hisselerin devri sağlanmış ise de yine BDDK'nın 23.05.2002 tarihli kararı ile yeniden Fon'a devir kararı verildiği, idari yargıda açılan davanın red ile sonuçlanması neticesinde hisselerin Fon'a devir işlemlerinin yenilendiği, hisselerin hukuken maliki bulunan TMSF tarafından tamamının davalı ... AŞ'ye devredildiği, davacıların murisi sağlığında banka hisselerinin Fon'a intikal etmesi neticesinde hissedarlık sıfatını kaybettiği, temettü hariç tüm ortaklık hakları Fon'a intikal etmiş olmakla davacıların banka hisselerinin mirasçılara intikal ettiğine ilişkin iddialarının yerinde olmadığı, el koyma kararının bankanın özkaynaklarını tamamen kaybetmesi nedeniyle alındığı, kaybettiği sermaye zararının TMSF tarafından karşılandığı, Fon'un sahibi bulunduğu hisseleri de devir sözleşmesi ile davalı ...Ş.'ye %100 oranında devir ettiği, temettü hakları ortaklar üzerinde bırakılmış ise de fona geçiş zararının 98.479,00 milyar TL olduğu, zararın özkaynaklarını aştığı, ortaklara ödenecek bir temettü olmadığı gibi hisselerin kesinleşen idari bir karar ile TMSF'ye geçtiği düşünüldüğünde murisin hisseleri Fon'a intikal ettiğinden davacıların davasının yerinde bulunmadığı, davanın devir alan davalılara yöneltildiği gözetildiğinde, davanın konusu davacıların murisine ait hisse senetlerinin adlarına kayıt ve tescili istemine ilişkin bulunmakla hisselerin şimdiki maliki olan davalı ... AŞ'ye de yöneltilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince, hisseleri TMSF'den devir aldığından Denizbank A.Ş. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığına, İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılmasına, yeniden hüküm verilmesine, buna göre davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, BDDK tarafından Tarişbank'ın hisselerinin Denizbank A.Ş.'ye %99,99'unun devrine onay verilmiş olmasına rağmen davalılar tarafından Tarişbank hisselerinin tamamı üzerinde hukuka aykırı tasarrufta bulunulduğunu, kalan %1'lik hissenin davalı ...Ş. uhdesinde kaldığını, bunun içinde talep ettikleri üretici hisselerinin bulunduğunu, hisselerin %100'nün devrine onay verilmemesi sebebi ile Denizbank A.Ş.'nin Merkezi Kayıt Kuruluşu'nda %100 hisseli bir banka olamadığını, davaları eda davası olmasına rağmen tespit davası olarak ele alındığını, hatalı tahkikat yapıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını ve toplanmasını istedikleri deliller toplanmadan karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacıların miras bırakanının Tarişbank nezdinde pay sahibi olduğu B serisi 514,621,515,3250 numaralı toplam 130 adet nama yazılı hisse senedinin, Tarişbank'ın TMSF'ye intikalinden sonra Tarişbank hisselerinin tamamının Denizbank A.Ş.'ye devrinden dolayı Denizbank A.Ş.'deki güncel pay sahipliklerinin tespiti ile pay defterine kayıt ve tescili istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Mülga 4389 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53