Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1782
2023/4729
7 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/52 Esas, 2021/245 Karar
HÜKÜM: Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN: Davacı vekili
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 11.02.2008 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, imzalanan sözleşme gereği fesih halinde davacı zararının davalı tarafça tazmin edileceğinin düzenlendiğini, davalıya 05.11.2004 tarihinde bayilik ücreti ödendiğini ileri sürerek davalıya ödenen bayilik ücretinin davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 19.08.2003 tarihinde akaryakıt dağıtım sözleşmesi yapıldığını, 11.02.2008 tarihinde imzalanmış olan sözleşmenin davalının soy isim değişikliği nedeniyle yapıldığını, davalıya bayilik ücreti olarak faturalandırılmış bir ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davalı ... yönünden, Mahkemenin 02.11.2015 tarih, 2010/214 E. ve 2015/885 K. sayılı kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen hüküm kesinleştiğinden davalı ... yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davacının, taraflar arasında imzalanan 11.02.2008 tarihli sözleşme gereğince davalıya yaptığı hizmet bedeli ödemesinin davacının haklı feshi nedeniyle iadesini talep ettiği, davalının ise kendisine bu sözleşme gereği herhangi bir hizmet bedeli ödenmediğini savunduğu, davacının dayandığı 11.02.2008 tarihli sözleşmenin 3.2.3 bayilik hizmet bedeli yükümlülüğü başlıklı maddesinde davacının davalıya iki taksit halinde ABD doları cinsinden ve davalının banka hesabına yatırılmak suretiyle bayilik hizmet bedeli ödeneceğinin düzenlendiği, ancak bayilik hizmet bedelinin miktarının sözleşmede belirtilmediği, yapılan tahkikat sırasında davacının davalıya bu sözleşmede öngörülen bayilik hizmet bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığı, taraflar arasında bu sözleşmeden önce de bayilik ilişkisi olduğu, süresi bitmiş sözleşmeler döneminde davacının davalıya hizmet bedeli karşılığında akaryakıt verdiği ve davacının kestiği akaryakıt satış faturalarıyla davalının davacıya kestiği hizmet bedeli faturalarının karşılıklı olarak davacının ticari defterine işlenip mahsuplaştırıldığı, o dönem yürürlükte bulunan sözleşmelerde davacı tarafından davalıya bayilik hizmet bedeli verileceği ve sözleşmenin feshi halinde bunun iade edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi, o döneme ilişkin sözleşmelerin feshedilmeksizin uygulanarak süresini tamamladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 13.12.2022 tarihli ve 2021/8138 E., 2022/8970 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davacının Konya İli, Akşehir İlçesi, Yeni Mah., 37 ada, 700 parsel numarada kayıtlı bulunan gayrimenkul üzerine intifa tesis ettiğini, 10 yıllık intifa süresince davacının amblem ve logosu altında akaryakıt satışı yapılacağı inancı ile davalı bayiye hizmet bedeli ödendiğini, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiği gibi bir de süresinden önce haksız bir şekilde bayilik sözleşmesini feshine sebebiyet verdiğini, bunun üzerine, davalı bayiye ödenen hizmet bedelinin kullanılamayan süreye tekabül eden kısmının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi için dava açıldığını, başlangıçta verilmiş bulunan bayilik hizmet bedelinin, intifanın terkin edildiği tarihi aşan kısmının karşılıksız kaldığını ve bu nedenle de sebepsiz zenginleşme söz konusu olduğundan iadesi gerektiğini, ilgili maddelerde açık bir şekilde yer aldığı üzere, davalının gerek bayilik sözleşmesini gerekse bayilik protokolü ve taahhütnamelerde yer alan yükümlülüklerini ihlal etmiş ve sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı olarak feshetmiş olması nedeniyle bayilik sözleşmesi başlangıcında almış olduğu bayilik hizmet bedelini iade edeceğini peşinen kabul ve taahhüt ettiğini, Mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olmadığı açık olup sözleşmenin feshi hâlinde hizmet bedelinin iade edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı yönündeki gerekçeyi kabul etmenin asla mümkün olmadığını, dava dosyasında intifa bedeli yönünden değil ödenen bayilik hizmet bedeli yönünden inceleme ve araştırma yapıldığını ve 10 yıl süreli intifa süresi boyunca akaryakıt satışı yapılacağı inancı ile ödenen ve gerek sözleşmede gerekse protokolde geri iadesi kararlaştırılan tutarın sebepsiz zenginleşme yaratacağı hususuna değinilerek dosya kapsamında incelemeler yapıldığını, dolayısıyla Mahkemece bu yönde ortaya konulan red gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında imzalanan 11.02.2008 tarihli sözleşme gereğince davalıya yapıldığı iddia olunan hizmet bedeli ödemesinin davacının haklı feshi nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53