Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1300

Karar No

2023/4717

Karar Tarihi

7 Eylül 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1194 Esas, 2021/1691 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2013/288 E. 2018/790 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... vekili tarafından müvekkili şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu çek yaprağının büyük ihtimalle müvekkil şirketin eski ortaklarından ... tarafından imzalandığını, bu konuda soruşturmanın devam ettiğini, icra takibine konu çekin öncelikle ...'a cirolandığını, ...'ın çekteki tüm usulsüzlükleri bildiği halde çeki kötü niyetle ortağı ...'nın yeğeni olan icra dosyasında alacaklı gözüken ...'a cirolandığını, kısacası takip dayanağı çekte şirketi ilzam edecek şirket nam ve hesabına atılmış bir imza bulunmadığını, bu nedenle imzayı açıkça imza inkar ettiklerini, bu nedenlerle icra dairesine girecek paranın davalı alacaklıya ödenmemesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takibin iptalini ve çekte yazılı miktar olan 140.000,00 TL nin %20 si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin iyi niyetli yasal hamil olduğunu, itiraz edilen çekteki imza ile aynı imzalı başka çeklerin itirazsız ödenmesi, davacı şirketin dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin göstergesi olduğunu, davacı tarafça çekteki imzanın Levent Kaydal'ın eli ürünü olduğu ve bu şahsın şirketin eski ortağı olduğunun açıkça ikrar edildiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; çeki imzalayan şahsın bu konuda yetkili olduğu görünüşü uyandığı, bankadan aynı firmaya ait ödenmiş çekler olduğunu öğrenince fazlaca inceleme yapma gereği duymadan çeki kabul ettiğini, yani müvekkilin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Diğer davalı şirketler cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar davalı lehtar ile davacı keşideci arasında temel ilişkiden kaynaklı hükümlerin tatbiki gerekecek olsa ve grafolojik inceleme neticesinde davaya konu çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilileri ... ve...’ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de yetkisiz temsilci tarafından imzalanarak aynı kişiye verilmiş ve bedeli ödenmiş başka çeklerin bulunması halinde bu şekilde keşide edilen çeklerin şirket tarafından benimsenmiş olduğunun kabulünün gerekeceği, nitekim davaya konu çekin seri numarasının..., bedeli ödenen diğer çekin seri numarasının ise 6537777 olduğu, her iki çekin 140.000,00 TL bedelli olduğu, böylece iki çekin de arka arkaya düzenlenmiş seri çekler oldukları, basit bir inceleme ile dahi fark edilebildiği üzere her iki çek üzerindeki keşideci imzasının da aynı kişinin eli ürünü olduğu, bu hali ile davacı şirketin eski ortağı tarafından imzalandığı belirtilen çekin davacı şirket tarafından benimsendiği sonucuna ulaşılmakla; sübut bulmayan davanın reddine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca huzurdaki davada ihtiyati tedbir kararı alınmış ve tedbir kararı teminat yatırılmak suretiyle uygulanmış olmakla 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davalı takip alacaklısı ... yararına alacağın % 20'si oranındaki 40.457,89 TL tazminatın davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, diğer davalıların tazminat istemlerinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket yetkililerince imzalanmayan çekin ticari itibarının kaybolmaması nedeniyle ödenmesi yine yetkisiz kişiler tarafından imzalanan başka çeklerin ödeneceği anlamını taşımadığını, davacı müvekkili şirket ile davalılar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, Yerel mahkemenin davaya konu edilen çekin şirketin eski ortağı tarafından imzalandığını belirtmesine rağmen, söz konusu beyanı destekleyecek herhangi bir delil bulunmadığını, davaya konu edilen çek yaprağında birden kez tahrifat yapıldığının bilirkişi raporunda ispatlandığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/12 74 E.201/243 K. ve 05.05.2010 tarihli ilamında belirttiği üzere tahrifatın ispatlanması halinde bu durumun senedin hükümsüzlüğünü gerektiren mutlak bir def'i olması nedeniyle herkese karşı ileri sürülebileceğini, bu nedenle defalarca ileri sürdükleri bu hususun mahkemece göz önüne alınmadığını, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan inceleme sonucu çekin şirketin eski ortağı tarafından imzalandığına dair delile ulaşamadığını, tahrifatın, senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defi olması nedeniyle, bu haklarını tüm davalılara karşı ileri sürmeleri nedeniyle davanın kabulü gerektiğini, tahrifata ilişkin olarak şirket yetkililerinin imzası veya onayının bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı menfi tespit davasının reddine ilişkin kararının ortadan kaldırılmasına ve müvekkili şirket tarafından davalılar aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne, vekalet ücreti ve masrafların davalılara yüklenmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemece her ne kadar sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde olayın değerlendirildiği, davacının sebepsiz zenginleşmediğini usulen ispat yükü kendisine ait olan davacının kanıtlayamadığı, belirtilmişse de, somut olay çerçevesinde yapılan değerlendirmenin dosya kapsamına uygun düşmediği ve gerekçenin hatalı olduğu, uyuşmazlığın 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi gereğince düzenlenen menfi tespit ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gereken uyuşmazlık olduğu, buna göre çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürdürülebileceği burada ispat yükünün çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı, somut olayda, dava konusu çekteki imzanın keşide tarihi itibariyle davacı şirket yetkililerine ait olmadığı ve çekin geçersiz olduğunun bilirkişi raporu ile ispatlandığı ve bu sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf dilekçesinin kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, fakat yapılan hata yeniden bir yargılamayı gerektirmediğinden, mahkemece re'sen davanın kısmen kabulüne ve davacının İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2013/43 E. sayılı dosyasınında yapılan takipten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davacı tarafından kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuşsa da, dava konusu çek üzerinde son hamil olarak görülen davalı tarafından takibe konu edildiği, keşideci olan davacı ile son hamil arasında her hangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı dolayısıyla çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığının takip alacaklısı bu davalı tarafından bilinemeyeceği açık olduğundan bu davalının icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı yapılan takibin kötü niyetli gerçekleştirildiğine dair dosyada bir delil bulunmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmamasına rağmen, dava konusu çekle aynı imzalı başka bir çekin davacı tarafından niçin ödendiğini, gerçekten bir imza sahteciliği söz konusu olsaydı davacının ilk çek için de aynı hukuki yolları deneyerek borçtan kurtulmaya çalışacağını, dolayısıyla davacının aynı imzalı başka çekleri kabul edip dava konusu çeke itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim