Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4792

Karar No

2023/4712

Karar Tarihi

6 Eylül 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/355 Esas, 2022/269 Karar

HÜKÜM: Asıl dava kısmen kabul, birleşen dava kabul

BİRLEŞEN DAVA: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/235 E. sayılı davası

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Asıl davanın dosya içeriğine göre davacı vekilinin ıslah edilmiş hali ile talep miktarının toplam 200.000,00 TL, reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar ise 2.985,24 TL olup İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin kanuni şartları taşıyan temyiz dilekçeiinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ankara Ostim bölgesinde faaliyet gösteren Özkanlar Hidrolik İmalat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait iş yerinde çalışırken 03.02.2011 tarihinde meydana gelen patlama sebebiyle ağır yaralandığını ve çalışma gücünü büyük oranda kaybettiğini, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/256 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, söz konusu patlamanın Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. tarafından mevzuata aykırı şekilde içersinde CNG artığı bulunan tüplere gaz dolumu yapılması sebebiyle meydana geldiğinin belirlendiğini ve söz konusu şirketin yöneticilerinin cezalandırılmasına karar verildiğini, Bakanlar Kurulunun 21.01.2010 tarih ve 2010/90 sayılı kararı gereğince “Tehlikeli Maddeler için Yaptırılacak Sorumluluk Sigortası"na ilişkin karar alındığını ve buna göre düzenlenen Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre gerek Özkanlar Hidrolik İmalat San. A.Ş. gerek Ersoy Gaz San. ve Tic. A.Ş.'nin zorunlu sorumluluk sigortasını yaptırması gerektiğini, ancak kaza tarihinde her iki firmanın da sigorta yaptırmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş akabinde, 11.05.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararını 199.500,00 TL’ye yükseltmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; ...'nın Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Metsan Otomotiv Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde meydana gelen patlamada yaralandığını, olayla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, patlama ve ölüm olayları ile ilgili olarak Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. ile Asgazsan Asetilen Gazları San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilileri hakkında Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/256 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, müvekkili ile Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. ile Asgazsan Asetilen Gazları San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında herhangi bir hukuki ve fiili ilişki bulunmadığını, müvekkilinin 3.kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin ayağının patlamada parçalandığını, Ankara Numune Hastanesinde tedavi gördüğünü, Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. ile Asgazsan Asetilen Gazları San. ve Tic. Ltd. Şti. faaliyet konuları itibariyle yaptırmaları zorunlu olan Tehlikeli Maddeler Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yaptırmadığını, meydana gelen zarardan davalı ... Hesabının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 03.02.2011 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş akabinde, 20.10.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 142.008,15 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, husumet yetki itirazları ve zamanaşımı def'inde bulunmuş, somut olayın teminat kapsamında bulunmadığını, davacının zararının giderilip giderilmediğinin araştırılması gerektiğini, faiz istemi ve faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

  1. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava öncesi başvuru yapılmadığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, esas yönünden müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya ilişkin 13.11.2017 tarihli ve 2015/1721 E., 2017/764 K. sayılı kararıyla; Sorumluluk Sigortası Genel Şartları çerçevesinde tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler için sigorta yaptırma zorunluluğu getirildiği, sigortanın kapsamının iş yeri ile sınırlandırılmadığı, mesleki faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü eylemi kapsadığı, ceza yargılamasınında da tespit edildiği üzere kazanın Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. şirketinin bir kısım çalışanları ve yöneticilerinin mesleki faaliyetine ilişkin ihmali davranışlarından kaynaklandığının sabit olduğu, her ne kadar patlamanın Özkar Hidrolik A.Ş.'ye ait iş yerinde meydan gelmiş ve kaza neticesinde Özkar Hidrolik A.Ş. çalışanı yaralanmış ise de davanın, Özkar Hidrolik A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak değil Ersoy Gaz A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak açıldığı ve sigorta yapma zorunluluğu bulunan Ersoy Gaz A.Ş. ile davacı arasında hizmet akdi bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen olayın sigorta teminatı kapsamında kabul edilmesi gerektiği, ...'nın genel limiti aşan kısmı bildirilmediği, kişi başına sorumlu olduğu miktar çerçevesinde oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, zararının aynı kişiye ilişkin olması ve aynı tazminat kaleminden karşılanması nedeniyle tazminat kalemleri arasında garame yapılmadığı, oluşan zararın talep edilen miktar ve rücuya tabi ödemenin üzerinde bulunduğu anlaşıldığından davacının 199.500,00 TL tazminat talebinin yerinde görüldüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) alınan miktarın tazminattan indirilmesi isteminin sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 199.500,00 TL sürekli iş görmezlik ile 500,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/170 E., 2018/658 K. sayılı kararıyla; mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 10.06.2019 tarih, 2018/3750 E., 2019/4167 K. sayılı kararıyla sair temyiz itirazları reddedilerek, tazminatın garameten paylaştırma koşullarının somut olay bakımından oluşup oluşmadığının tespiti için, aynı olay sebebiyle davalıya yapılan başvurular, açılan dava ve yapılan takiplerin tespiti, bu işlemler neticesinde davalıdan hangi tutarda tazminat tahsil edildiğinin belirlenmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tehlike sorumluluğuna dayalı olduğu ve kusur incelemesine gerek bulunmadığı, bozma kararı öncesi ilamda da açıklandığı gibi davacıların hizmet akdi bulunmadığı Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş.'nin sorumlu olduğu her iki davada da davacıların iş gücü kaybına uğradıkları, işbu kayıp oranları ve bilirkişi hesaplamalarına göre davacı ... 'in geçici iş göremezlik zararının 12.061,05 TL, sürekli iş göremezlik zararının 999.614,75 TL, toplam zararının 1.017.343,19 TL olarak hesaplandığı, birleşen davada davacı ...'nın geçici iş göremezlik zararının 17.728,44 TL, sürekli iş göremezlik zararının 207.447.84 TL, bakıcı giderinin 2.389,50 TL, toplam zararının 227.565,78 TL olarak hesaplandığı, ancak davalının kaza tarihinde kişi başı daimi sakatlık teminat limitinin 200.00,00 TL ile sınırlı olduğu ve hesaplanan toplam tazminat miktarlarının poliçe teminat limiti üzerinde bulunduğundan “garameten paylaştırma” yapılması gerektiği, her ne kadar bu kapsamda rücuya tabi gelir bağlanmış ise de oluşan zarar talep edilen miktar ve rücuya tabi ödemenin üzerinde bulunduğundan davacının ve birleşen davacının ıslah talepleri ile bağlı kalındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın 196.514,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 197.014,76 TL maddi tazminatın 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı ...'nın 142.008,15 TL maddi tazminat talebinin 12.02.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin patlamanın gerçekleştiği yer bakımından sorumlu olmadığını, somut olayın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacının maluliyet oranının kesin şekilde belirlenebilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin faizi ile birlikte tazminat miktarından mahsubunun ve peşin sermaye değerinin tenzili yapılması gerektiğini, somut olaya ilişkin müvekkiline hala başvuru yapmamış yaralıların bulunduğunu, bazılarının ise yargılamalarının devam ettiğini, tüm mağdurlara ödenebilecek tazminat miktarı belirlendikten sonra oranlama yapılması gerektiğini, kaza tarihi teminat limitlerinin üzerine çıkıldığını, davadan önce temerrüdün oluşmadığını, garame hesabı bakımından uyuşmazlığın tam anlamıyla giderilmediğini, yargılamaya müvekkilinin sebep olmadığını, yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası yaptırılmaması sebebiyle davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik zararının Güvence Hesabından tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Asıl davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz asıl ve birleşen davada davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikararistinafyargılamakararıasılmahkemesireddinederecebozmatemyizkısmenbirleşensonrakibozmadanonanmasınadavacevapkabul

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim