Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5208
2023/464
24 Ocak 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kararıyla EGS Bank A.Ş.'nin tüm aktif ve pasifleriyle eski unvanı Bayındırbank A.Ş. olan müvekkili banka bünyesinde devren birleştirildiğini, yasal halefiyet hakları nedeniyle EGS Bank A.Ş. ile davalı ...Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde ...ye kredi kullandırıldığını, diğer davalının bu sözleşmelerde müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle Beyoğlu 13. Noterliğinin 11.07.2001 tarihli ihtarnamesiyle hesabın kat edilerek, davalılar hakkında İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2014/4182 E. sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının 11.07.2001 tarihinde hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini beyan ettiğini, icra takibinin ise 2014 yılında açıldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davalı şirketler Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildiğinden tüm borç ve alacakların TMSF yönetimi tarafından ödendiğini, davacının alacağını ispatla yükümlü olduğunu, davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını, temerrüt oluşmadığından temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan teminat mektubu komisyonlarından kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve meri teminat mektubunun deposunu teminen yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, hesabın kat edildiği 11.07.2001 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin başladığı, 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5020 sayılı Kanun ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nda fon alacakları için 20 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 26.12.2003 tarihi itibariyle genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklar için Borçlar Kanununda yer alan genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süre dolmadığından, zamanaşımı süresi 20 yıla uzayacağından davalıların yerinde görülmeyen zamanaşımı definin reddine, TMSF'den gelen yazı cevabında hesap kat tarihi olan 11.07.2001'den sonra işlemiş olan komisyon alacakları ve ferilerinin protokol kapsamında bulunmadığının belirtildiği, bankanın işbu davanın dayanağı icra takibinde 2002 yılı ve sonrasında mektupların bankaya iade edildiği tarihe kadar işlemiş komisyon alacağı ve ferilerinden kaynaklanan alacağın talep edildiği, mahkemece benimsenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2014/4182 E. sayılı icra dosyasına itirazlarının, nakit TL alacağı yönünden 58.455,18 TL asıl, 267.786,50 TL işlemiş temerrüt faizi, 14.113,53 TL faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 340.355,21 TL için, nakit USD alacağı yönünden 263.048,71 USD asıl, 307.841,18 USD işlemiş faiz, 28.544,49 USD faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 599.434,38 USD için iptaline, 58.455,18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 44 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranındaki gider vergisi, 263.048,71 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 10 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında gider vergisi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 5.000,00 TL meri teminat mektubu bedelinin davacı bankanın merkez şubesinde faiz getirmeyen bir hesapta davalılarca depo edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TL alacak incelemesi yönünden, talepleri gibi karar verilmesini, (USD) ve (EUR) alacak incelemesi yönünden, takipte 70061 no.lu EUR (DEM) tutarlı Hermes kredisinin sehven USD alacağı olarak talep edildiğini, 70059 no.lu Hermes kredi alacaklarına yönelik yapılan hesaplamada 03.07.2001 tarihli döneme ait anapara+gecikme faizi+Banka Sigorta Muamele Vergisinin (BSMV) dahil edilmediğini, yine 70059 ve 70060 no.lu Hermes kredilerine ait komisyon ana paralarına tahakkuk eden faizlerin eksik hesaplandığını, bilirkişinin USD takip bakiyesi ile bankanın USD takip bakiyesi arasında 11.784,98 USD fark olduğunu, bu farkın belirtilen hususlardan kaynaklandığını, bilirkişinin Euro takip bakiyesi ile bankanın Euro takip bakiyesi arasında 1.173,99 USD fark olduğunu, bu farkın valörden kaynaklandığını, yerel mahkemenin sadece USD alacağı yönünden karar ihdas ettiğini, sehven EURO alacağının USD alacağı olarak takibe geçildiğinin dava sırasında anlaşıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı alacaklı, USD cinsinden takip başlattığından, EURO yönünden karar verilmesi talebinin yerinde olmadığı, davacı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bankanın faiz oranının kabul edilip, bu faizin BSMV’sinin kabul edilmeyerek daha düşük hesaplanan BSMV’nin tabloya eklenmesindeki mantığın anlaşılamadığını belirtmiş ise de takipteki alacak miktarı ile bağlı olunduğundan, faizin kabul edilip talep edilen alacak miktarını aşması nedeniyle daha düşük hesaplanan BSMV'nin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, takip talebindeki faiz oranını aşmayacak şekilde hüküm kurulduğundan İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan teminat mektuplarının komisyonlarından kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve meri teminat mektubunun deposunu teminen yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 141 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:17