Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4307
2023/4609
4 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/35 Esas, 2023/445 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/322 E., 2021/590 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından dava dışı Birol İnşaat ve Turizm Ticaret Limited Şirketi hakkında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/524 E. sayılı dosyası ile açılan iflas davasının yargılaması sırasında söz konusu şirketin terkin edilmiş olduğunun anlaşılması üzerine taraflarına ihya davası açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi çerçevesinde işlem yapıldığını, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, ihyası talep edilen şirketin sicil dosyasının incelenmesinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terkin kapsamına alındığını ve 09.10.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, davanın 5 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği, ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden son temsilcinin tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak ... tarafından yapılması uygun görüldüğü, yargılama gideri yönünden davalı ... Sicil Memurluğunun yasal hasım konumunda olduğu, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; yetkilisi olduğu Birol İnşaat ve Turizm Ticaret Ltd. Şti. hakkında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/524 E. sayılı dosyası ile açılan iflas davası kapsamında, yetkilisi olduğu şirketin sicilden resen terkin edilmiş olduğunu, işbu resen terkin işlemiyle birlikte şirketin tasfiyesinin tamamlandığını, şirket yetkilisi olarak üzerine düşen tüm sorumlulukların yerine getirildiğini, davacı ile arasında hiçbir surette borç ilişkisi bulunmadığını, kötü niyetli ve mesnetsiz olarak ihya davası ikame edildiğini, şirket nezdinde davacının hiçbir alacağı bulunmadığını, dava neticesinde verilen ihya kararı tarafının mağduriyetine sebebiyet vereceğini, beyan ve savunması alınmadan tasfiye memuru olarak atanmasının usul ve yasaya mutlak suretle aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla somut olayda davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından dava dışı şirket tarafından davaya konu şirketin sermayesini artırmaması nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında 30.12.2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 7 nci maddesi uyarınca 09.10.2015 tarihinde münfesih olmaları nedeniyle ticaret sicil gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edildiği, sicil dosyasında davaya konu Birol Turizm ve İnşaat Ltd. Şti. ve şirket temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata / belge sunulmadığı gibi, yapılan tebligatın iade edildiğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata / belgeye de rastlanılmadığı, buna göre yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususunun, davalı tarafça ispat edilemediği, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu ihya talebinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı, davacının dava devam ederken sicilden terkin edilen şirket hakkında devam eden dava dosyalarının kesinleştirilmesi ve kesinleşen kararın infaz işlemleri nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşen şirketler yönünden dava ve devamı işlemler yönünden ihyasına ve tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesi gerektiği, davaya konu şirketin tasfiye sonucunda değil, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre terkin edildiği, buna göre 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10 uncu maddesi gözetildiğinde, şirketin asgari sermaye şartını süresinde arttırmaması nedeniyle münfesihlik durumu ortadan kalkmadığı, tasfiye hali devam eden davaya konu şirket yönünden derdest dava dosyanın kesinleştirilmesi ve infaz işlemleri ile ilgili sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt tescili ile şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına karar verilmesinde ve tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tasfiye memurunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye memuru temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen nazara alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava şirketin ihyası istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurunca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden tasfiye memuruna yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
1.Dosya kapsamından Ticaret Sicil Müdürülüğünün terkin işlemi öncesi 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği şirkete ve temsilcilerine tebligat yapmadığı anlaşılmaktadır.
2.Bu durumda Ticaret Sicil Müdürlüğü Geçici 7'inci maddedeki süreci işletmeyip şirketi ve temsilcilerini anılan maddenin bahşettiği hak ve imkânlardan mahrum bıraktığından terkin işleminin usulüne uygun olduğunu kabul etmek mümkün değildir.
3.Usulsüz terkin edilmiş bir şirketin ihyasını istemek bir nevi eski hale iade niteliğinde olacağından talebe konu şirket ihya kararı ile birlikte bütün organlarıyla eskiye haline avdet edecektir.
Açıklanan nedenlerle sınırlı ihya kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanmasının doğru olmadığı kanaatinde olduğumdan bu yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:39:26