Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3479
2023/4607
4 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/117 Esas, 2023/494 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2022/193 E., 2022/326 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tasfiye memurunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava dışı Bayram Oto Turizm İnşaat Bilgisayar Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nden olan işçilik alacaklarının tahsili için dava açtığını, yargılama esnasında söz konusu şirketin tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edildiğini, Mahkemece şirketi ihya etmek üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, 22.05.2020 tarihinde terkin olunan Bayram Oto Turizm İnşaat Bilgisayar Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına, Aksaray Ticaret Siciline yeniden tesciline, daha önce tasfiye memuru olarak atanan davalı ...’un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın müvekkili aleyhine açılamayacağını, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığından taraf gösterilmesinin hatalı olduğunu, davacıların davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, zira İş Mahkemesinin 2019/345 E. sayılı dosyasında davacı ...'a dava için yetki verildiğini ancak ... için verilen bir yetki bulunmadığını, şirketin feshine yönelik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 541 inci maddesi gereğince şirketin tasfiye sürecinde 15.10.2019 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil gazetesinde "alacaklıların tespiti " bakımından ilan yapıldığını, davacıların şirketten bir alacakları olduğunu ileri sürmediklerini, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun olarak yapıldığını, tasfiye sürecinde alacaklarını bildirmeyen davacıların ihya haklarının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, şirketin tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş ise de davacıların, ihyası istenen şirket hakkında işçi alacağı davası açtığı, davalı ...'ın bu alacaklardan haberdar olmamasının kabul edilemeyeceği, davacıların şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu, davalı ...'ın işbu davanın neticesini bekleyip, davacının alacağı için gerekli payı ayırmadan tasfiye işlemlerini sonuçlandırarak şirketi sicilden terkin ettirdikleri için davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği, husumet itirazlarının da bu bağlamda yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın müvekkili aleyhine açılamayacağını, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin taraf gösterilmesinin hatalı olduğunu, davacıların davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, zira İş Mahkemesinin 2019/345 E. sayılı dosyasında davacı ...'a dava için yetki verildiğini ancak ... için verilen bir yetki bulunmadığını, şirketin feshine yönelik 6102 sayılı Kanun'un 541 inci maddesi gereğince şirketin tasfiye sürecinde 15.10.2019 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil gazetesinde "alacaklıların tespiti" bakımından ilan yapıldığını, davacıların şirketten bir alacakları olduğunu ileri sürmediklerini, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun olarak yapıldığını, tasfiye sürecinde alacaklarını bildirmeyen davacıların ihya haklarının da bulunmadığını, müvekkilinin sadece bir tasfiye memuru olduğunu, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; şirketin tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş ise de davacıların, ihyası istenen şirket hakkında işçilik alacaklarının tahsili için dava açtığı, tasfiye memurunun bu davalardan haberdar olmamasının kabul edilemeyeceği, davacıların şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu, tasfiye memurunun işbu davanın neticesini bekleyip, davacıların alacağı için gerekli payı ayırmadan tasfiye işlemlerini sonuçlandırarak şirketi sicilden terkin ettirdiği için davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında ve ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava şirketin ihyası istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:39:26