Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4819
2023/4596
4 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2021/214 Esas, 2022/174 Karar
HÜKÜM: Davanın kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 2014 yılı Eylül ayında davalı bankada yatırım hesabı açtırmak için sözleşme imzaladığını, 12.09.2014 tarihinden itibaren de mail adresine Bizim Menkul Değerler A.Ş (BMD)’den hisse bilgileri gelmeye başladığını, 24.11.2014'de Trabzonspor hisse senedi almak istediğinde internet ekranına “yatırım hesabının bulunmadığı” bilgisi düştüğünü, müşteri temsilcisini aradığını, ancak banka şubesine yönlendirildiğini, BMD’yi aradığında 12.09.2014 tarihinde yatırım hesabının açılmış olduğunun söylendiğini, 25.11.2014’de tekrar sonuç alamadığını ve şubeden yeniden müracaatta bulunması gerektiği söylendiğinden 26.11.2014 tarihinde davalı banka ile ikinci bir sözleşme imzaladığını, davalı banka çalışanlarının ihmali davranışları nedeniyle 4 gün gecikme ile hisse senedi alabildiğini, Trabzonspor hisse senetlerini 4,19 TL'den alacağı yerde zaman kaybı ile 5,92 TL'ye yükseldiğini ve 43.237,00 TL zarara uğratıldığını, Türkiye Finans Genel Müdürlüğü ile Türkiye Katılım Bankaları Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyeti'ne başvurduğunu ancak bir sonuç alamadığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 39.705,44 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı talebiyle 12.09.2014 tarihinde yatırım hesabı açıldığını, hisse senedi alımına ilişkin çerçeve sözleşmesi imzalatılarak sözleşmenin BMD’ye gönderildiğini, işlem ile davacının hesabının aktif hale geldiğini ve hisse senedi alımının gerçekleştirebileceğini, davacının 24.11.2014 tarihine kadar işlem yapmadığını, 26.11.2014 tarihinde ikinci sözleşme imzaltıldığını ve bu sözleşmenin de BMD’ye gönderildiğini, davalının üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirdiğini, kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 06.02.2020 tarih, 2018/490 E. ve 2020/56 K. sayılı kararı ile taraflar arasında imzalanan gerek "Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi" gerekse "Sermaye Piyasası Araçları Alım ve Satımı ile Saklanmasına İlişkin Çerçeve Sözleşmesi" ile sermaye piyasası araçlarının alım satım emirlerinin kural olarak yazılı verilmesi, alternatif kanallardan alım satım emrinin verilmesinin aracı kurum ile emir iletiminde aracı olan davalı bankanın kabulü çerçevesinde yapılabileceğini, alternatif kanallardan alım satım yapılamamasından dolayı davacı bankaya sorumluluk yükletilemeyeceği, ancak personelin ağır kusurundan kaynaklı zarardan sorumlu tutulabileceğine dair davacının yeterince bilgilendirildiği, davalı bankanın hisse senetlerinin geç alımı işlemlerinde kusurlu olmadığı sonucuna varıldığı, davalı bankanın sorumluluğu ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.02.2021 tarih, 2020/1856 E. ve 2021/1422 K. sayılı kararıyla; "...Ancak, taraflar arasında ilk olarak 12.09.2014 tarihinde sözleşme ilişkisi kurulduğu, çerçeve sözleşme içeriğinde şubesiz internet başvuru formu bulunduğu gibi, 15. maddesinde emirlerin yazılı olmasının asıl olduğunun ancak 15/5 maddesinde ise elektronik ortamlardaki emirlerin yeterli bakiye olması halinde gerçekleştirileceğinin düzenlendiği, Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi 13. maddesinde ise “Faks, E mail, Kayıtlı Elektronik Posta ve sair İletişim Araçları Sözleşmesi” alt başlığında düzenlemelere yer verildiği, 19. maddesinde müşterilerin şubesiz bankacılık hizmetlerinden faydalanma usullerinin yer aldığı, 20. maddesinde de Sermaye Piyasası Araçlarına ilişkin işlemlerin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından, imzalanan 12.09.2014 tarihli sözleşme ile davacıya internet ortamında işlem yapma imkanının tanındığı, bilirkişi tarafından dökümü yapılan 24.11.2014 tarihli telefon görüşme kaydına göre de davacının 24.11.2014 tarihinde hisse satın almak istediği ve müşteri temsilcisi tarafından şubeye yönlendirildiği, davacının davaya konu olay zamanında yatırım hesabında işlem yapmaya elverişli nakde sahip olduğu sabittir.
Mahkemece, yargılama sırasında ihtilafın çözümü için bilirkişi görüşüne başvurulmuşsa da, raporda davacı tarafından imzalanan sözleşme hükümleri yeterli şekilde incelenmediği gibi, Eylül ayında yapılan önceki tarihli sözleşme bulunmasına rağmen Kasım tarihli ikinci bir sözleşme yapılma nedenleri de açıklığa kavuşturulmamış, savunma kapsamında dile getirilmeyen hususlara ilişkin değerlendirme yapılarak görüş bildirilmiştir.
Bu halde, iddia ve savunma kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri de nazara alınarak yeni bir rapor ya da ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 6100 sayılı HMK 25. maddesinde yer alan 'Taraflarca Getirilme İlkesine' aykırılık oluşturacak şekilde, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. " gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.05.2022 tarih, 2021/214 E. ve 2022/174 K. sayılı kararı ile davacının 24.11.2014, 25.11.2014, 26.11.2014 tarihlerinde şubesiz bankacılık aracılığı ile hisse senedi alım emri vermemiş olmasında 12.09.2014 tarihli Çerçeve Sözleşme ile davacının almak istediği Trabzonspor hisse senedinin spor faaliyet alanında hisse senedi olduğundan katılım bankacılığı esaslarına uygun hisse senedi olmadığı, Katılım Bankası olan davalı banka kanallarından bu işleme izin verilmemiş olduğu, davalı banka tarafından davacıya bu konuda gerekli bilgilendirmenin yapılmadığı, davacının şubeye davet edilmek suretiyle ikinci bir sözleşme imzalatılıp yeniden Yatırım Kuruluşu BMD kanalı üzerinden Yatırım Hesabı açılarak davacının Trabzonspor hisse senedi alımının gecikmesine ve yükselen fiyattan almak zorunda kalmasına davalı bankanın sebebiyet vermiş olduğu, 24.11.2014 tarihli telefon görüşmesinde, davacının hisse senedi almak isteğini dile getirdiği, ve görevlinin müşteriyi şubeye yönlendirdiği, 24.11.2014 tarihi itibariyle davacının davalı banka nezdinde yeterli kullanılabilir mevduat bakiyesinin bulunduğunun anlaşıldığı, Trabzonspor hisse senedinin alımındaki gecikmeden kaynaklı bilirkişiler tarafından düzenlenen 11.03.2016 tarihli kök raporda fiyat artış farkı olarak hesaplanan 39.705,44 TL tutarında davacının zararı olduğu ve bu zarardan davalı bankanın davacı müşteriyi zamanında gerekli ve yeterli şekilde bilgilendirmemiş olması nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 39.705,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 10.000,00 TL'lik miktarına dava tarihinden itibaren, 29.705,44 TL'lik miktarına ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davalı banka tarafından davacıya eksik bilgi verilmediğini, hiç bir Katılım Bankasının müşterilerine bu yönde bir bilgi vermediğini, bu durumun katılım bankacılığı ilkelerine uygun yazılı olmayan bir kural olduğunu,
- Davacının farazi alım iddialarına bağlı olarak zarar hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının almak istediği hissenin gecikmeli olarak alınmasında davalı bankanın sorumluluğunun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25 inci maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:39:26