Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/964
2023/4512
17 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1111 Esas, 2021/814 Karar
HÜKÜM: Usulden ret (Asıl), Ret (Ek)
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/655 E., 2020/370 K.
Taraflar arasındaki bağımsız denetçinin azli ile yerine yenisinin atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun usulden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 02.11.2021 tarihli ek karar ile davacı istinaf başvurusunun esastan incelenme talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette %49,4 oranında pay sahibi olduğunu, 26.04.2018 tarihli, 2017 yılına ait olağan genel kurul toplantısında gündemin 7.maddesiyle bağımsız denetçinin seçimi hususunun görüşülerek Aday Bağımsız Denetim ve SMMM A.Ş.'nin bağımsız denetçi olarak atanmasına karar verildiğini, bu firmanın davalı şirketin yaklaşık 5 yıldır bağımsız denetim ve tam tasdik raporlarını hazırladığını, ancak firmanın gerçek anlamda davalı şirketi denetlemekten çok şirket çalışanı gibi hareket ederek firmayı yöneten pay sahiplerinin talimatları doğrultusunda işlem yaptığını, denetçinin görev ve yükümlülüklerini ihlal ettiğini, denetçiye genel kurulda bir takım sorular sormak istendiğini ancak sorulara cevap alınamadığı gibi yönetim kurulu tarafından denetçiye müdahale edilerek cevap vermesinin de engellendiğini, bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 407 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiğini, denetçinin tarafsızlığı ve güvenilirliği hakkında şüphe uyandırdığını ileri sürerek bağımsız denetçi olarak atanan şirketin görevden alınıp mahkemece uluslararası standartta bağımsız denetçi atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hukuki dayanaktan yoksun, gerçek dışı iddialar ileri sürerek dava açtığını, genel kurulda yapılan oylama neticesinde kabul oylarının çoğunluğu sonucu bağımsız denetim firmasının seçildiğini, genel kurul kararının usul ve yasanın aradığı tüm şartları taşıdığını, seçilen bağımsız denetim firmasının müvekkili şirkete hizmet vermekte olup işinin ehli, usul ve yasa çerçevesinde görevini yerine getiren bir firma olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının öne sürdüğü nedenlerle ve bağımsız denetim kuruluşunun bağımsızlığını yitirdiği iddiasının dosya kapsamıyla birlikte incelenmesinde bağımsız denetim kuruluşunun bağımsızlığını yitirdiğine dair hususlara rastlanmadığı, bağımsız denetçinin azli ve yerine yenisinin atanması için gerekli koşulların oluşmadığı, yapılan yargılama ve toplanan deliler uyarınca düzenlenen bilirkişi heyeti kök ve ek raporunun gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetçinin 2016 yılı genel kurul toplantısına katılmadığını, davacının genel kurul toplantılarında sorduğu soruların cevaplanmadığını, denetçinin bağımsız ve tarafsızlığını yitirmekle tamamen davalı şirket yöneticilerinin emir ve talimatları ile hareket ettiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, verilen kararın 6102 sayılı Kanun'un 407 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, yeni denetçi atanmasına karar verilmesi gerekirken davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin özel denetçi atanmasına dair kararı 6102 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesin nitelikte olduğu, kesin olan kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı istinaf başvurusunun esastan inceleme talebinin ise istinaf incelemesine konu kararın kesin olması nedeniyle istinaf başvurusunun usulden reddine ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da istinaf karalarına karşı karar düzeltme yasa yolu bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin doğru olup ortada esastan istinaf incelemesi yapılmasına elverişli bir karar bulunmadığı gerekçesi ile 02.11.2021 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçelerinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde bahse konu edilen "Şirkete Özel Denetçi Atanma Talebinin Reddi" konulu talep ile açılan davalarda verilen kararlara karşı istinaf kanun yolunun kapalı ve kesin olduğu malum iken, 6102 sayılı Kanun'un 399 uncu maddesinde düzenlenen "Bağımsız Denetçi Azli ve Yerine Yenisinin Atanması" talepli davalarda verilen kararların kesin olmayıp istinaf kanun yolunun açık olacağını, esasa girilmeden verilen ve başvuruların reddi ile sonuçlanan her iki kararının müvekkili için hak kaybı doğurabileceğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı anonim şirket için tayin edilen bağımsız denetçinin görevden alınarak yerine yeni bir bağımsız denetçi atanması talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 399 uncu maddesinin beşinci fıkrası.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine kararın temyiz edilemeyecek nitelikte, kesin bir karar olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı istinaf başvurusunun esastan inceleme talebinin ise 02.11.2021 tarihli ek karar ile reddine karar verilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 399 uncu maddesinin beşinci fıkrasında "Görevden alma ve yeni denetçi atama davası, denetçinin seçiminin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren üç hafta içinde açılacağı, azlığın bu davayı açabilmesi için denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıyor olması şarttır." düzenlemesi mevcut olup mahkeme kararının kesin olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmazken aynı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci fıkraları uyarınca verilen kararların kesin nitelikte olduğu düzenlenmiştir. O halde, somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 339 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince denetçinin görevden alınarak yenisinin talep edildiği dikkate alındığında mahkemece verilen kararın kesin nitelikte olduğuna dair bir hüküm bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ek kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
- Asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelindiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi 09.04.2021 tarihli yerel mahkemece verilen kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklandığı üzere ilk derece mahkemesince verilen karar kesin nitelikte olmayıp Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesi gerekirken, kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 02.11.2021 tarihli ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA,
- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:40:40